

İş dünyasında fark yaratın: BMI Business School BMI Business School'un eğitimleri; çalıştığınız sektörde ve alanda uzmanlığınızı artırmak meslekî ve kişisel gelişiminize katkıda bulunmak ve iş hayatında ezber bozmak konusunda yol gösterebilir. Nedir? Akademik dünya, yönetim danışmanları ve iş dünyasının önde gelen yöneticileri arasında bir bağlantı noktası olarak hareket eden; kurumları, iş dünyasını ve toplumu dönüştürebilecek sorumluluk sahibi liderler geliştirmeyi hedefleyen BMI, Türkiye'de liderlik ve iş okulu denince akla gelen ilk kurumlardan biri olarak öne çıkıyor. Türkiye'nin ve dünyanın önde gelen üniversiteleriyle yaptığı iş birlikleriyle düzenlediği gelişim programları, iş dünyasının gereksinimlerini tamamlayacak şekilde tasarlanıyor ve hem sektörlerde hem de kurumlarda dönüşümlere imza atacak liderler yetiştiriyor. Neler var? BMI'ın tasarladığı eğitim programları; Uzmanlık Eğitimleri, Yönetici Eğitimleri, Zirve Konferanslar ve Kurumsal Eğitimler başlıklarında sıralanıyor. Takvimi altı aylık dönemler hâlinde hazırlanan ve dönemsel olarak güncellenen genel katılıma açık eğitimlerde insan kaynaklarından kurumsal risk yönetimine, sözleşmeler hukukundan veri analitiğine birçok konu başlığı işleniyor. Bir alana, konuya ilişkin uzmanlık seviyesinde yetkinliği katılımcılara 1-3 günlük periyotlarda kazandırmayı hedefleyen BMI'ın özel içeriklerle tasarlanmış online eğitimleri, sonuç odaklı oluşlarıyla da öne çıkıyor. Şimdiye dek tamamlanan 720 sertifika programında 12 binin üzerinde mezun veren ve 16 yıllık deneyimiyle öne çıkan BMI'ın Paris Sorbonne Üniversitesi, Mannheim Business School, London School of Economics gibi önde gelen uluslararası kuruluşlarla yaptığı iş birlikleriyle tasarladığı sertifika programlarına erişmek için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül 2021’de tüketici fiyat endeksinin (TÜFE) bir önceki aya göre %1,25, geçen yılın aynı dönemine göre %19,58 arttığını açıkladı. Üretici fiyat endeksinde (ÜFE) ise aylık bazda %1,55, yıllık bazda %43,96 artış görüldü.

Hazırlayan: Taylan Kurt
Kritik bir nokta: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 23 Eylül’de politika faizini 100 baz puan düşürerek %18’e indirmişti. Hâlihazırda politika faizi, Başkan Kavcıoğlu’nun göreve başladığında sarf ettiği “Politika faizini enflasyonun üzerinde bir düzeyde oluşturmaya devam edeceğiz," sözlerinin aksine enflasyonun altında. Enflasyon ile politika faizi arasındaki makas, 1,58 puana çıktı. Öte yandan Kavcıoğlu, manşet enflasyondan ziyade Eylül 2021’de %16,98 seviyesinde gerçekleşen çekirdek enflasyonu esas alacaklarını açıkladı.
Hangi ürünlerde ne kadar artış var?
Verilere göre; Eylül 2021’de TÜFE'de kapsanan 415 maddeden 318 maddenin ortalama fiyatı artarken 51 maddenin ortalama fiyatında düşüş yaşandı. En yüksek artış %28,79 ile gıda ve alkolsüz içecekler, %23,27 ile ev eşyası ve %23,27 ile lokanta ve otellerde görüldü. En düşük artış ise %1,80 ile alkollü içecekler ve tütün grubunda gerçekleşti.

Gerçek enflasyon daha mı yüksek?
Enflasyon Araştırma Grubu (EnaGrup), bir grup akademisyen tarafından yapılan çalışma sonucunda TÜFE’de son 12 aylık artış oranının %44,70 olarak tespit edildiğini açıkladı. Ekonomistler, enflasyonun önümüzdeki aylarda da yükselmeye devam edeceğini düşünüyor.
“Enflasyon artık Türkiye'de %40'lara ulaştı. Bunu indirmek büyük ekonomik politikalarla gerçekleşebilir. En azından 3-4 yıl daha %40 olmasa bile 30'ların üzerinde yaşayacağımızı tahmin ediyorum. Hükümetin mantıklı bir şekilde ekonomi planı uygulaması gerekiyor. Ama ben onun olacağını sanmıyorum. Enflasyon yine aylık %3-4 aralığında ve yıllık da yapışkan bir şekilde %40'larda gideceğini tahmin ediyorum." –Yeditepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Veysel Ulusoy
“Enflasyonun önümüzdeki iki ayda düşmeye başlaması için hiçbir neden yok. Eğilim olarak %17 civarında kalması beklenebilir. Enflasyon “ılımlı enflasyon” denilen, yani hızla elden kaçıp yükselebileceği bölgede bir trende yerleşti. Tabii bu tespit, sadece ‘resmi’ enflasyona göre yapılabilir. Şu anda manşet TÜFE %19,6 iken alternatif ölçümler veya tahminler çok daha yüksek görünüyor. ÜFE zaten çok yüksek, makas çok açık.” – Gündüz Fındıkçıoğlu
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Küresel kurumlar vergisi, 136 ülke tarafından kabul edildi. Tesla, genel merkezini Teksas'a taşımaya karar verdi. Facebook'un gizli dosyaları ortaya çıktı.
11 Eki 2021

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu
Business Editor

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Savunma ihracatı 2002’den bu yana katlandı, yerlilik oranı %80’e ulaştı, Türk şirketleri küresel sıralamalarda yükseldi. Ancak motorlardan kritik elektronik ve optik teknolojilere uzanan kalan %20, Türkiye’nin savunma sanayiindeki asıl sınırını gösteriyor. Bu sınırı aşmak ise daha fazla silah üretmekten değil, bilim ve teknoloji üretebilmekten geçiyor.

Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.




