
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Getir, Mubadala Investment Company’nin liderlik ettiği son yatırım turunda aldığı 768 milyon dolar yatırımla 11,8 milyar dolar değerlemeye ulaştı. Şirket, böylece Avrupa'da hızlı market ürünleri teslimatı sektöründe ilk, Türkiye'nin de ikinci "decacorn"u oldu.
- Küresel veritabanı CB Insights tarafından yayımlanan verilere göre Getir, şu anda dünyadaki 1.052 unicorn şirket arasında 36'ncı; Avrupa'da ise 4'üncü sırada yer alıyor.
- Decacorn nedir? Değeri 10 milyar doları geçen şirketler için “decacorn” terimi kullanılıyor. Ağustos 2021'de Trendyol, 1,5 milyar dolarlık yeni yatırımla değerini 16,5 milyar dolara çıkararak Türkiye'nin ilk decacorn'u olmuştu.
Getir'in son bir yılı: Hızla büyüme
Getir, yaklaşık altı senelik Türkiye macerasının ardından 2021’nin başlarında Birleşik Krallık ile başladığı yurt dışı açılımında faaliyette olduğu ülke sayısını şimdiden dokuza çıkardı. Geçen yıl mart ayında, 1 milyar dolar değerlemeyi aşarak "unicorn" statüsüne kavuşan şirket, henüz bir sene olmadan değerlemesini neredeyse 10 kat artırdı.
Getir, son bir senede yalnızca hizmetlerini ve yatırımlarını artırmakla kalmadı. Şirket, yaklaşık sekiz ay önce İspanya merkezli BLOK'u satın alarak ilk "inorganik" büyüme adımını attı. Ağustos 2021'de mobilite şirketi MOOV'un %75 hissesini satın alarak ortak olduğunu duyuran şirket, bu yılın başlarında ise e-ticaret platformu n11'e ortak oldu.
- Tütek'in açıklamaları: Geçtiğimiz yıl temmuz ayında Pareto'ya konuşan Getir'in kurucu ortaklarından Tuncay Tütek, şirketin yurt dışında öncelikli hedefinin "dakikalar içinde market teslimatını olabildiğince geniş kitlelere ulaştırmak" olduğunu dile getirmişti. Tütek, "Şimdilik GetirYemek, GetirÇarşı gibi projeleri yurt dışına taşımayı düşünmüyoruz. Gelecekte ülkelerin ihtiyaçlarına göre bu projelerin şekillenmesi ise kaçınılmaz. Mesela Fransa’da GetirÇarşı’nın tutabileceğini düşünüyoruz," ifadelerini kullanmıştı. Tütek'in şirketin kuruluşunu ve hedeflerini anlattığı röportajımıza buradan ulaşabilirsiniz.
Türkiye'nin yükselen yıldızları
Türkiye, geçen yıl Startup Blink tarafından yayımlanan "Küresel Startup Ekosistemi Endeksi 2021" raporunda 100 ülke arasında en iyi startup ekosistemine sahip 44'üncü ülke olmuştu. Startup Blink, İstanbul merkezli en fazla müşteriye sahip ilk üç girişimi BluTV, İyisahne ve Getir olarak sıralamıştı. Startup Blink, rapordaki değerlendirmesinde "Jeopolitik ve ekonomik zorluklar nedeniyle gelişimi yıllardır durmuş olan Türkiye'nin startup ekosistemi 2021'de büyüme periyoduna girdi," ifadelerini kullanıyor.
Global startup topluluğu StartupCentrum'un yayımladığı "2021 Türkiye Startup Ekosistemi Yatırım Raporu"na göre ise teslimat sektörü, 2021'de 430 milyon dolar ile en yüksek yatırımı alan sektör oldu. 2021'de altı teslimat girişimi yatırım alırken Getir’in yılın ilk çeyreğinde aldığı toplam 428 milyon dolar yatırım, teslimat sektöründe yapılan yatırımların neredeyse tamamını oluşturuyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
ABD Merkez Bankası (Fed) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) dahil olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde merkez bankaları faiz kararlarını açıkladı. Getir, 11,8 milyar dolar değerlemeyle "decacorn" statüsüne kavuştu.
21 Mar 2022

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Almanya merkezli yemek teslimatı platformu Delivery Hero, yakın zamanda Uber'in satın alma teklifini kabul ettiğini duyurdu. Masaya konulan 14,8 milyar dolarlık teklif, ilk bakışta şirketin son yıllarda büyük bir atılım yaptığı teslimat pazarındaki yeni bir satın alım gibi görünse de aslında Uber’in yıllardır adım adım ördüğü çok daha büyük bir dönüşümün son halkasıydı.

Avrupa Birliği’nde yürürlüğe giren yeni kurallara göre, tekstil sektöründeki devasa israfı önlemek amacıyla büyük moda markaları bundan böyle satılamayan giysi ve ayakkabıları imha edemeyecek. Her yıl Avrupa’da satılamayan tekstil ürünlerinin yüzde 9’u çeşitli yöntemlerle imha ediliyordu. Satılmayan ürünleri için önce indirimli satışlar, alternatif satış kanalları ve farklı pazarlar kullanılacak, şirketler ürünleri hayır kurumlarına veya sosyal girişimlere bağışlayabilecek.

Gün bittiğinde o yapılacaklar listesindeki bütün tikleri atmış olmak profesyonel hayatın gereği olabilir. Müşterinizin, yöneticinizin memnuniyeti elbette önemli… Ancak bir şekilde kendi düşüncelerinizle baş başa kalma lüksünü bulabildiğiniz bir an olursa kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: "Bugün sadece önüme yığılan işleri mi erittim, yoksa ortaya gerçekten bana ait bir şeyler koyabildim mi?"

Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?



