GM ve Stellantis'i zor günler bekliyor

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
ABD Başkanı Joe Biden geçtiğimiz Cuma günü, United Auto Workers (Birleşik Otomobil İşçileri Sendikası) grevine destek olmak için Michigan'a gideceğini duyurdu. Duyuru, UAW Başkanı Shawn Fain'in, sendika "rekor sözleşmeler" için kampanya yürütürken Biden'ı grev hattına katılmaya davet etmesinden saatler sonra geldi.
“Salı günü Michigan’a gidip grev alanına katılacağım ve yaratılmasına katkıda bulundukları değerden adil bir pay almak için mücadele eden UAW üyesi kadın ve erkeklerle dayanışma içinde olacağım.”
Neden önemli? Bir başkanın, bir işçi hareketine gözle görülür bir şekilde katılması nadir görülen bir hareket. New York Times'ın haberine göre, Biden'ın yaklaşan gezisinin tarihi niteliği göz önüne alındığında, bu tür bir etkinliğin tarihte çok az emsali var, veya hiç yok.
- Daha önce kendisini "gelmiş geçmiş en sendika yanlısı başkan" olarak tanımlayan Biden, geçtiğimiz hafta ABD'li otomobil üreticilerini, "rekor kârları" grevdeki işçilerle daha fazla paylaşmaya çağırmıştı.
Gelişmeler: UAW ayrıca Cuma günü, iş bırakma eyleminin ardından geçen bir hafta sonunda bir anlaşmaya varılamaması üzerine grevi genişletti. UAW, Detroit Üçlüsü'ndeki yaklaşık 150 bin sendikalı işçi için ücret artışı ve daha iyi sosyal haklar isterken, otomobil üreticileri de kârlarını korumalarına ve elektrikli araçları uygun fiyata satmalarına olanak tanıyan bir sözleşmede ısrarcı.
- Sendika Başkanı Fain, Ford tarafında gerçek ve kayda değer bir ilerleme kaydedildiği için grevin genişletilmeyeceğini; ancak Stellantis ve GM'nin "ciddi bir zorlamaya ihtiyaç duyacağını" söyledi.
- Anlamı: GM ve Stellantis'teki 38 parça dağıtım merkezinin tamamını kapsayan ek iş bırakma eylemleri Detroitli otomobil üreticilerinin üzerindeki baskıyı arttırıyor.
- Öte yandan: GM yaptığı açıklamada şirketin "çeşitli senaryolar için acil durum planları" olduğunu belirtirken, Stellantis Perşembe günü UAW'ye yönelik rekabetçi tekliflerine yanıt olarak "verimli bir etkileşim" beklediğini söylemişti.
Ek bilgi: Ford, Cumartesi günü yaptığı açıklamada, Kanadalı Unifor sendikasına geçici anlaşmada %25'e varan ücret artışları teklif ettiğini bildirdi.
- Unifor, anlaşmanın ilk yıl için %10'luk bir ücret artışının ardından ikinci ve üçüncü yıllarda %2 ve %3'lük artışlar ve şirketin aktif kadrosundaki tüm çalışanlara 10 bin dolarlık verimlilik ve kalite bonusu sağladığını söyledi.
- Teklifler ayrıca, tanımlanmış emeklilik planlarının tüm sınıf kodlarında aylık temel fayda ve özel ödenekte bir artış ve geleneksel içten yanmalı motorlu (ICE) araç üretiminden elektrikli araç (EV) montaj tesislerine geçişe yardımcı olacak yatırımları da içeriyor.
Perspektif: En büyük sıkıntı çekmesi beklenen partiler, GM ve Stellantis araçlarını satan ve servis hizmeti veren bayiler.
- Parça satışı ve montajı, otomobil sektörünün en karlı bölümlerinden biri olmakla birlikte, sektör tam zamanında sevkiyata dayandığı için aynı zamanda en kırılgan bölümlerinden biri olarak nitelendiriliyor. Parça teslimatını durdurma stratejisi, bazı bileşenleri tedarik etmenin zaten zor olduğunu söyleyen bazı bayiler için sorunları artırıyor.
- Ulusal Otomobil Satıcıları Birliği (NADA) Başkanı Mike Stanton, "Bayiler müşterilere hizmet verme potansiyelimizi sınırlayacak hiçbir şey görmek istemiyor, bu nedenle otomobil üreticileri ve UAW'nin hızlı ve dostane bir anlaşmaya varmasını umuyoruz" açıklamasında bulundu.
Hatırlayalım: Sendika, müzakerelerde ciddi bir ilerleme olmazsa grevi genişletme tehdidinde bulunmuştu.
- UAW, diğer taleplerinin yanı sıra %36 ücret artışı, geleneksel emeklilik maaşları, emekli sağlık hizmetleri ve 32 saatlik çalışma haftası talep ediyor.
- Sendikanın taleplerini "savunulamaz" olarak nitelendiren otomobil üreticileri ise yaklaşık %20 ila %21 oranında ücret artışı, yaşam maliyeti ayarlamalarının (COLA) geri getirilmesi ve bazı iyileştirilmiş yan haklar teklif etti.
- Yaklaşık 13 bin UAW işçisi, küçük pikap ve SUV üreten üç fabrikayı kapsayan ilk grevin bir parçasıydı; GM'nin Missouri'deki fabrikası, Ford'un Michigan'daki fabrikası ve Stellantis'in Ohio'daki tesisi.
- Genişletilen grev ise 5 bin 600 işçiyi daha kapsıyor. Tüm grevciler bir hafta boyunca işsiz kaldıktan sonra UAW'nin grev fonundan haftalık 500 dolar alacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
ABD Başkanı Biden Salı günü UAW'ye destek için Michigan'a gidecek, Borsa İstanbul pay piyasası kriterlerinde değişikliğe gitti.
25 Eyl 2023

YAZARLAR

İdil Ertürk
İş Dünyası & Finans Editörü

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.

Yapay zeka, artık yazılımı ucuzlatmanın ötesinde, hizmet sektörünün ekonomisini de değiştiriyor. Yeni nesil “AI-native” ajanslar, müşteriye bir araç verip işi ona bırakmak yerine operasyonun tamamını üstleniyor ve ajans hizmetini platform fiyatına sunuyor.

Yıllarca raporlar, hedefler ve uyum kriterleri üzerinden ele alınan sürdürülebilirlik, 2026’nın çoklu kriz ortamında kabuk değiştiriyor. Çevresel ve sosyal riskler büyürken, şirketlerin sürdürülebilirliği ana iş kollarından ayrı, ikincil bir alan olarak görmesi giderek daha işlevsiz hâle geliyor. Yeni dönemin sorusu artık ne kadar sürdürülebilir göründüğümüz değil, sürdürülebilirliği finansal performansa, büyümeye ve organizasyonel dayanıklılığa ne kadar entegre edebildiğimiz.

Güvenin ve itibarın göstergelerini, güven ve itibarın kendisiyle karıştırdığımızda her şeyi “parasını bastırarak” çözebileceğimizi düşünüyoruz. Oysa göstergeleri satın almak kolay, güvenin kendisini satın almak ise mümkün değil. Çünkü sahici güven; strateji, sabır, emek ve zamana yayılan bir tutarlılık gerektiriyor. Kestirmeler ise yalnızca sahnedeki kağıttan kaplanı parlatıyor; işler ters gittiğinde o kaplan kimseyi korumuyor.




