🗣️ Hikâyeleriyle şarkılar: Joy Division, She's Lost Control

Ian Curtis'in epilepsi nöbetleri geçiren bir kadından esinle yazdığı She's Lost Control, çalkantılı ve karanlık bir zihnin en saf olduğu anlardan biri.
🗣️ Hikâyeleriyle şarkılar: Joy Division, She's Lost Control

28 Nisan - Paribu - Duende
Paribu ile birlikte

Paribu ile "Arter’de Uzun Cumartesi" nin ilki yarın

Paribu ile "Arter’de Uzun Cumartesi" yarın gerçekleşecek Paribu kültür sanat alanındaki iş birliklerine bir yenisini daha ekleyerek programıyla sanatın tüm disiplinlerini kapsayan Arter ’in “Uzun Cumartesi” etkinliklerinin sponsoru oldu.…

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Birleşik Krallık 70'lerin ortasında ülkeyi ve dünyayı kasıp kavuran punk rock dalgasından çıkmaya başlarken onun bıraktığı mirastan beslenerek punk'ın ötesine uzanan gruplar yeşermeye başladı. Post-punk olarak bilinen, aslında bir şemsiye kavram olarak altında envaiçeşit müzik pratiğini barından janr, Birleşik Krallık'tan dünyaya yayıldı. 1978'de adım sesleri iyice duyulan post-punk; günümüze kadar sayısız müzisyen ve müzik grubuna ilham kaynağı olmuş zenginliğini bir sonraki yıl, 1979'da kazandı. İşte o sene, 20. yüzyılın yalnızca rock 'n' roll tarihinin değil; aynı zamanda müzik tarihinin de en kült eserlerinden biri olacak Joy Division'ın Unknown Pleasures albümü yayımlandı. Ve Unknown Pleasures'ın ikinci yarısı, müzikal ve atmosferik nitelikleri kadar hikâyesiyle de öne çıkan bir şarkıyla açıldı: She's Lost Control.

She's Lost Control'ün ABD'de yayımlanan tekli basımının kapağı. | Fotoğraf: Charles Meecham, tipografi: Peter Saville.

23 Ocak 1979 - 18 Mayıs 1980, Ian Curtis 

Ian Curtis, 18 Mayıs 1980'deki intiharına kadar hayatının son demlerini epilepsiyle boğuşarak, onun semptomlarını azaltmak için kullandığı ilaçlarla geçirdi. 1979 başında, henüz Unknown Pleasures dahi yayımlanmadan tanısı konulan hastalığı; hâlihazırda melankolik ruhlu, depresyona meyilli ve karamsar tahayyülerle dolu Ian'ı zihinsel ve fiziksel sağlığını yitirdiği bir sürece taşıdı. 

Curtis'in hastalığının gölgesinde geçen ve iki yılı bulmayan Joy Division kariyeri, onu epilepsiyle ilişkilendiği anların kahramanı yaptı. Bedeninin kontrolünü kaybettiği ve âdeta bir trans hâline geçiş yaptığı eşşiz sahne performansı, bir epilepsi nöbetinin koreografisi gibiydi. She's Lost Control şarkısı tam da burada, Ian'ın epileptik personasının ve hastalığıyla biriktirdiği yaşanmışlıkların ortasında mevcut durumuna ışık tuttu. Ancak She's Lost Control'ün tüm bunların gerisine, Curtis'in epilepsi tanısının öncesine giden bir tarihi vardı.  

1978 - 1979, Macclesfield İstihdam Merkezi

Ian Curtis, Warsaw grubunda başlattığı müzik kariyerini Joy Division'la devam ettirirken aynı zamanda Macclesfield, Manchester'da özel ihtiyaçlara sahip bireyleri istihdam yoluyla rehabilite etmek için açılmış bir sosyal hizmet merkezinde memur olarak çalışıyordu. Müşterilerinden biri adını bilmediğimiz, epilepsi hastası bir kadındı. Curtis'i 1978-1979 yılları arasında ofisinde ziyaret eden ve her ziyaretinde epilepsi atakları geçiren kadın, Ian'ın müstakbel hastalığıyla ilk karşılaşmalarıydı. 

O bir yıla sıkışan ve ikiliyi aynı çaresiz durumun içine sürükleyen yaşanmışlıklar bir gün durdu, ziyaretler gerçekleşmez oldu. Aradan geçen zaman, Ian Curtis'i meraklandırdı. Kötü haber alınmayı bekliyordu: Kadın, uykusunda geçirdiği bir başka nöbetle hayatını kaybetmişti. Bu, Curtis'in sakladığı trajik hatıraları kağıda dökmesine neden oldu; beyaz bir sayfanın tepesine "SHE'S LOST CONTROL" yazdı ve devam etti:

Confusion in her eyes that says it all
She's lost control
And she's clinging to the nearest passerby
She's lost control
And she gave away the secrets of her past
And said, "I've lost control again"
And to the voice that told her when and where to act
She said, "I've lost control again"

Bir kadın kontrolünü kaybetti, Curtis'in habis sesleri içinde yankılandı ve ortaya Ian'ın işkenceli zihninde kristalize olan; çaresizliğin, düşkünlüğün ve umutsuzluğun en direkt tasvirlerinden biri; Joy Division'ın ses kimliğinin eş şeffaf hâllerinden biri çıktı.

Ian Curtis'in el yazısıyla She's Lost Control sözleri

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

📻 The Ringo Jets'in yeni albümü, Joy Division'lı şarkı hikâyesi

The Ringo Jets'in karışık kaset albümü Radio Ringo, Joy Division'ın She's Lost Control şarkısının trajik öyküsü, Başrol Müzik gösterim serisinden bir The Beatles müzikali Across the Universe.

28 Nis 2023

Paribu ile birlikte
Fotoğraf: Rob Verhorst

YAZARLAR

Koray Soylu

Editor @ Aposto

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: İşi dışında kim olduğunu unutanlara kitap reçetesi

Mesleğimiz, “Ben kimim?” sorusuna verdiğimiz en hızlı yanıtlardan biri. Peki, “İşimi yeterince iyi yapamadım” demek ne zaman “Ben yeterince iyi değilim” düşüncesine dönüşüyor? Üç kitap eşliğinde başarıyla özdeğer arasındaki ince çizgiye, değişen ihtiyaçlarımıza ve işimize hayatımızda ayırdığımız yere bakıyoruz.

Aslı Perker

·

06 Kas 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: İşi dışında kim olduğunu unutanlara kitap reçetesi
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Asghar Farhadi’nin söyledikleri ve ötesi: Yapay zeka insan yaratıcılığının ne kadarını üstlenebilir? 

İranlı yönetmen Asghar Farhadi, Brand Week İstanbul’daki söyleşisinde “Yapay zekanın bilinçaltı yok” diyerek yapay zekanın insan yaratıcılığının yerini bütünüyle alamayacağını savundu. Peki, insanı farklı kılan bilinçdışı süreçlerin varlığı mı, yoksa bedenli, ilişkisel, utançla yüklü, geri döndürülemez bir hayat tortusu mu?

Ümit Alan

·

06 Kas 2026

Asghar Farhadi’nin söyledikleri ve ötesi: Yapay zeka insan yaratıcılığının ne kadarını üstlenebilir? 
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bir filmi 'duygular sosyolojisi' üzerinden okumak: Lanthimos'un 'The Lobster'ı

"The Lobster" postmodernizmin kimliklerin ve toplumsal normların kuruluşuna ilişkin sorgulamalarını, duygular sosyolojisinin temel meselesiyle buluşturur. Filmin asıl trajedisinin, insanların baskıcı kurallara itirazsız itaat etmelerinde değil, bu kuralların belirlediği duygusal ihtiyaçları kendi arzularıymış gibi yaşamalarında saklı olduğunu gösterir izleyiciye. David’in kişisel trajedisiyse, otelden ormana kaçmasına rağmen otelin “aşk kurallarını” da yanında götürmesidir.

Mehmet Sindel

·

06 Kas 2026

Bir filmi 'duygular sosyolojisi' üzerinden okumak: Lanthimos'un 'The Lobster'ı
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Aristo'nun 'Altın Orta'sından Z kuşağının isyankarlığına: Enes Özel'le 'Normal' üzerine

M. Enes Özel, bir hayli aktif kullandığı Instagram hesabında kendisini "Psikiyatri uzmanı. Kalan her şeyin amatörü, talihli ucube, falsolu kul" olarak takdim ediyor. Özel ile yeni kitabı "Normal" ve farklı kuşakların normali algılama biçimleri üzerine konuştuk.

Soner Can

·

04 Kas 2026

Aristo'nun 'Altın Orta'sından Z kuşağının isyankarlığına: Enes Özel'le 'Normal' üzerine
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Gözünü bile kırpmadan: 'You Can See Everything'in aynalı labirenti

Nathan Fielder ve Lance Oppenheim imzalı Elizabeth Holmes belgeseli "You Can See Everything", son yılların en tuhaf ve katmanlı filmlerinden biri. Filmde herkesin, Nathan dahil, farklı yansımalarını görüyoruz; hem kendilerini gördükleri gibi, hem herkesin onları gördüğü gibi, hem de bizim onları gördüğümüz gibi. Bu ayna labirentinde herkes, herkesi, izleyiciye oynuyor. Ve izliyor.

Aslı Ildır

·

03 Kas 2026

Gözünü bile kırpmadan: 'You Can See Everything'in aynalı labirenti