🗣️ Hikâyeleriyle şarkılar: Joy Division, She's Lost Control


Paribu ile "Arter’de Uzun Cumartesi" nin ilki yarın Paribu ile "Arter’de Uzun Cumartesi" yarın gerçekleşecek Paribu kültür sanat alanındaki iş birliklerine bir yenisini daha ekleyerek programıyla sanatın tüm disiplinlerini kapsayan Arter ’in “Uzun Cumartesi” etkinliklerinin sponsoru oldu. Nedir? Yarın gerçekleşecek olan Paribu ile “ Arter’de Uzun Cumartesi ” kapsamında tüm sergiler, kütüphane ve kitabevi gece yarısına kadar ziyaretçilere açık olacak. “Uzun Cumartesi” kapsamında Paribu kullanıcıları, 11.00 – 24.00 saatleri arasında tüm güncel sergileri ücretsiz olarak ziyaret edebilecek ve galerideki sesli rehberlere ücretsiz erişebilecek. Paribu yıl boyunca belirli dönemlerde tekrarlanacak olan “Uzun Cumartesi” etkinliklerini desteklemeye devam edecek. Neler var? Arter’de 19.00 ve 22.00 olmak üzere iki farklı saatte düzenlenen ve kontenjanı sınırlı olan sergi turları herkese açık olacak. Gezilebilecek sergiler arasında küratörlüğünü Eda Berkmen’in üstlendiği Türkiye’de kavramsal sanatın öncüleri arasında yer alan Cengiz Çekil ’in Bugün de Yaşıyorum sergisi ve küratörlüğünü Emre Baykal’ın üstlendiği Elina Brotheru s ’un Large de Vue sergisi yer alıyor. Ayrıca küratörlüğünü yine Eda Berkmen’in yaptığı Eva Koťátková ’nın Bir Balıkmışım Bacakları Olan sergisi de ücretsiz ziyaret edilebilecek. Paribu ile “Arter’de Uzun Cumartesi” hakkında daha fazla bilgi için ParibuLog ’u ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Birleşik Krallık 70'lerin ortasında ülkeyi ve dünyayı kasıp kavuran punk rock dalgasından çıkmaya başlarken onun bıraktığı mirastan beslenerek punk'ın ötesine uzanan gruplar yeşermeye başladı. Post-punk olarak bilinen, aslında bir şemsiye kavram olarak altında envaiçeşit müzik pratiğini barından janr, Birleşik Krallık'tan dünyaya yayıldı. 1978'de adım sesleri iyice duyulan post-punk; günümüze kadar sayısız müzisyen ve müzik grubuna ilham kaynağı olmuş zenginliğini bir sonraki yıl, 1979'da kazandı. İşte o sene, 20. yüzyılın yalnızca rock 'n' roll tarihinin değil; aynı zamanda müzik tarihinin de en kült eserlerinden biri olacak Joy Division'ın Unknown Pleasures albümü yayımlandı. Ve Unknown Pleasures'ın ikinci yarısı, müzikal ve atmosferik nitelikleri kadar hikâyesiyle de öne çıkan bir şarkıyla açıldı: She's Lost Control.

She's Lost Control'ün ABD'de yayımlanan tekli basımının kapağı. | Fotoğraf: Charles Meecham, tipografi: Peter Saville.
23 Ocak 1979 - 18 Mayıs 1980, Ian Curtis
Ian Curtis, 18 Mayıs 1980'deki intiharına kadar hayatının son demlerini epilepsiyle boğuşarak, onun semptomlarını azaltmak için kullandığı ilaçlarla geçirdi. 1979 başında, henüz Unknown Pleasures dahi yayımlanmadan tanısı konulan hastalığı; hâlihazırda melankolik ruhlu, depresyona meyilli ve karamsar tahayyülerle dolu Ian'ı zihinsel ve fiziksel sağlığını yitirdiği bir sürece taşıdı.
Curtis'in hastalığının gölgesinde geçen ve iki yılı bulmayan Joy Division kariyeri, onu epilepsiyle ilişkilendiği anların kahramanı yaptı. Bedeninin kontrolünü kaybettiği ve âdeta bir trans hâline geçiş yaptığı eşşiz sahne performansı, bir epilepsi nöbetinin koreografisi gibiydi. She's Lost Control şarkısı tam da burada, Ian'ın epileptik personasının ve hastalığıyla biriktirdiği yaşanmışlıkların ortasında mevcut durumuna ışık tuttu. Ancak She's Lost Control'ün tüm bunların gerisine, Curtis'in epilepsi tanısının öncesine giden bir tarihi vardı.
1978 - 1979, Macclesfield İstihdam Merkezi
Ian Curtis, Warsaw grubunda başlattığı müzik kariyerini Joy Division'la devam ettirirken aynı zamanda Macclesfield, Manchester'da özel ihtiyaçlara sahip bireyleri istihdam yoluyla rehabilite etmek için açılmış bir sosyal hizmet merkezinde memur olarak çalışıyordu. Müşterilerinden biri adını bilmediğimiz, epilepsi hastası bir kadındı. Curtis'i 1978-1979 yılları arasında ofisinde ziyaret eden ve her ziyaretinde epilepsi atakları geçiren kadın, Ian'ın müstakbel hastalığıyla ilk karşılaşmalarıydı.
O bir yıla sıkışan ve ikiliyi aynı çaresiz durumun içine sürükleyen yaşanmışlıklar bir gün durdu, ziyaretler gerçekleşmez oldu. Aradan geçen zaman, Ian Curtis'i meraklandırdı. Kötü haber alınmayı bekliyordu: Kadın, uykusunda geçirdiği bir başka nöbetle hayatını kaybetmişti. Bu, Curtis'in sakladığı trajik hatıraları kağıda dökmesine neden oldu; beyaz bir sayfanın tepesine "SHE'S LOST CONTROL" yazdı ve devam etti:
Confusion in her eyes that says it all
She's lost control
And she's clinging to the nearest passerby
She's lost control
And she gave away the secrets of her past
And said, "I've lost control again"
And to the voice that told her when and where to act
She said, "I've lost control again"
Bir kadın kontrolünü kaybetti, Curtis'in habis sesleri içinde yankılandı ve ortaya Ian'ın işkenceli zihninde kristalize olan; çaresizliğin, düşkünlüğün ve umutsuzluğun en direkt tasvirlerinden biri; Joy Division'ın ses kimliğinin eş şeffaf hâllerinden biri çıktı.

Ian Curtis'in el yazısıyla She's Lost Control sözleri
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
The Ringo Jets'in karışık kaset albümü Radio Ringo, Joy Division'ın She's Lost Control şarkısının trajik öyküsü, Başrol Müzik gösterim serisinden bir The Beatles müzikali Across the Universe.
28 Nis 2023

YAZARLAR

Koray Soylu
Editor @ Aposto

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ölüm’ün hikayesi, İzmir’den The Strokes’un ön grubu olarak çıktıkları Red Rocks sahnesine uzanıyor. Türkçe sözlü saykodelik rock grubu Ölüm’ün arkasındaki isim olan Aykut Özen; Los Angeles’taki hayatını, 70’lerin parlatılmamış çiğ ruhunu ve ABD müzik sahnesinde ses getiren kırılma anlarını anlatıyor.

İlki 2018’de düzenlenen Bergama Tiyatro Festivali bu sene 7-8-9 Ağustos’ta yapılacak. Peki kendi kaderine terk edilmiş bir Ege kasabası nasıl tiyatroya, kolektif emeğe, yeni ihtimallere ve yerelden yükselen umudun ta kendisine dönüştü?

"İşe Yarar Bir Hayalet", daha ilk dakikalarında bütün derdini anlatıyor. Bir sanat merkezinde, Tayland toplumunun kolektif belleğini temsil eden bir rölyefin yapımını izliyoruz. Keşiş, asker, işçi, köylü, öğrenci, atlet, çocuk, keçi... Bir toplumun hafızasını oluşturan figürler tek bir yüzeyde buluşuyor. "İşe Yarar Bir Hayalet"te kabul görmenin ölçüsü kim olduğunuz değil, kimin işine yaradığınız. Filmin adındaki ironi de tam burada yatıyor.

Spider-Man’in radyoaktif örümcek ısırığından gizli kimliğine, kayıplarından kendini kabullenme mücadelesine uzanan hikayesi, farklı hisseden herkesin kendisinden bir şeyler bulabileceği bir büyüme anlatısı aynı zamanda. "Brand New Day" ise Peter Parker’ın yetişkinlikte de değişmeye, bedel ödemeye ve şu soruyla yüzleşmeye devam ettiğini gösteriyor: İnsanlar gerçek benliğiyle tanışsalar onu yine de severler miydi?

'Çizgili Pijamalı Çocuk'un yazarı John Boyne, dört kitaplık "Elementler" serisinde insan ruhunun karanlık ve fırtınalı topografyasını çıkarıyor. Boyne, her biri bir solukta okunabilecek serisinde, dijital çağın üzerimize yağdırdığı sosyal virüslerin cirit attığı ortamda travmalara ve insanlığın kurtuluş reçetelerine değiniyor. Her romanda "suç"u farklı bir yönüyle ele alıyor, birbiriyle iç içe geçmiş metinleri birbirinden özgür kılarken bir yandan da her birini ötekine sımsıkı bağlıyor.




