IMF Raporu: Küresel ekonomi her şeye rağmen dirençli


Yeni nesil ofis deneyimi Platform Ofis Vadi Park ’ta Platform Office , Vadipark Seyrantepe'de bulunan ve Vadi İstanbul’a yürüme mesafesinde hizmet veren bir hazır ofis projesi. Kurumsal ve işini büyütmek isteyen firmaların tüm ihtiyaçlarını karşılamakla kalmaz, aynı zamanda çeşitli üyelik modelleriyle bu dinamik ekosistemin bir parçası olma fırsatı sunar. Bu sayede işletmeler hem ihtiyaçlarına uygun hizmetlerden faydalanabilir hem de genişleyen bir iş ağına katılabilir. Ne sunuyor? 20 m2 ile 400 m2 arasında değişen ofis hizmetleri sunan Platform Ofis Vadi Park , küresel ve yerel firmaların ihtiyaçlarına odaklanarak konforlu ve çağdaş çözümler sağlıyor ve üyelerine prestijli bir iş ortamının avantajlarını yaşatmayı hedefliyor. Neden önemli? En yüksek standartlarda hizmet vermek ve her bir üye için çözüm ortağı olmak misyonuna sahip olan Platform Ofis Vadi Park , şirketlerin ve üyelerin ihtiyaçları doğrultusunda her detayı başından sonuna dek tek elden yöneterek zamandan ve enerjiden tasarruf edilmesini sağlıyor. Neler var? Sadece çalışma alanlarıyla değil, aynı zamanda geniş terası ve lounge alanıyla da dikkat çekiyor. Orman manzaralı 600 m2 teras, çalışanlara doğayla iç içe bir ortamda çalışma ve dinlenme imkânı sunarken 500 m2 lounge alanı ise sosyalleşme ve rahatlama için ideal bir ortam sağlıyor. Ayrıca 7/24 erişim imkânı, ücretsiz çay ve kahve ikramları, günlük temizlik hizmetleri, güvenlik, sekreterlik ve Concierge gibi birçok ayrıcalıklı hizmetle desteklenen çağdaş bir çalışma alanı sunuyor. Gelişmiş IT altyapısı ve farklı büyüklükteki toplantı odaları da işlerinizi verimli bir şekilde yürütmenize olanak tanıyor. Siz de Platform Ofis Vadi Park ’ın sunduğu ayrıcalıklardan yararlanarak ofis deneyiminizi artırmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Ekonomik Görünümü raporunun Nisan ayı sayısını yayımladı.
“İstikrarlı ancak yavaş: Ayrışmanın ortasında direnç” başlığıyla yayımlanan Nisan sayısında, küresel ekonominin dezenflasyon sürecinin tüm şiddetiyle sürdürülmekte olduğu 2022-2023 döneminde şaşırtıcı derecede dirençli olduğu ifade edilerek şu ifadeler kullanıldı:
“Küresel enflasyon 2022 ortasındaki zirve noktasından aşağı doğru inerken, ekonomik faaliyet istikrarlı bir şekilde büyüyerek stagflasyon ve küresel durgunluk uyarılarına meydan okudu.
İstihdam ve gelirlerdeki büyüme, beklenenden daha fazla kamu harcaması ve hane halkı tüketimi de dahil olmak üzere, destekleyici talep gelişmelerini ve özellikle işgücüne katılımda kaydedilen beklenmedik artışla birlikte arz yönlü bir genişlemeyi yansıtarak istikrarlı bir şekilde devam etmiştir.”
Ekonomik görünüm neye işaret ediyor?
Raporun Nisan sayısında, 2023 yılında küresel ekonomik büyümenin %3,2 düzeyinde gerçekleştiği ve bu büyüme ivmesinin 2024-2025 döneminde de sürmesinin beklendiği ifade edildi. Bu doğrultuda kurumun 2024 yılına ilişkin ekonomik büyüme beklentisi 0,1 puan, 2025 yılına ilişkin beklentisi ise 0,3 puan artışla %3,2 düzeyine yükseltildi.
Önümüzdeki üç yılda beklenilen büyüme ivmesinin tarihsel büyüme ortalamalarının altında olduğuna işaret edilen raporda; bu durumun hem hâlâ yüksek olan faizler ile malî desteğin geri çekilmesi gibi yakın vadeli faktörler; hem de COVID-19 pandemisi ve Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin uzun vadeli etkileri gibi faktörlerden kaynaklanmakta olduğu belirtildi.
2023 yılında küresel enflasyonun %6,8 seviyesinde gerçekleştiğine işaret edilen raporda, bu oranın 2024’te %5,9’a, 2025’te ise %4,5’e düşmesinin beklendiği belirtildi. Bu noktada gelişmiş ülkelerin, gelişmekte olan ülkelere kıyasla enflasyon hedeflerine daha hızlı ulaşacağı da tahmin edildi.
Raporda ayrıca küresel merkez bankaları için doğru zamanda doğru hareket alma konusunda uyarıda da bulunularak, “Küresel ekonomi yumuşak inişe yaklaşırken, merkez bankaları için yakın vadeli öncelik, ne politikaları erken gevşeterek ne de çok uzun süre geciktirip hedefin altına düşülmesine neden olarak enflasyonun sorunsuz bir şekilde düşmesini sağlamaktır” ifadelerine yer verildi.
Bölgesel tahminler
Raporun büyüme tahminleri kısmında, gelişmiş ekonomilerin 2023 yılında %1,6 büyüdüğü tahmin edilirken; 2024 yılında %1,7, 2025 yılında ise %1,8 büyümesinin beklendiği ifade edildi.

Raporda söz konusu gelişmiş ülkeler arasından en yüksek büyüme performansı beklenen ülke ABD oldu. IMF’e göre 2023 yılında %2,5 büyüyen ABD ekonomisinin 2024 yılında %2,7; 2025 yılında ise %1,9 büyümesi bekleniyor.
Avro Bölgesi’nde ise ABD’nin hızlı ilerleyen ancak zaman geçtikçe düşmesi beklenen ekonomik büyüme tahminlerinin tam aksi bir tablo mevcut. IMF, bölgenin 2023’te %0,4 büyüdüğünü tahmin etmekle birlikte, 2024 yılında %0,8, 2025 yılında ise %1,5 büyümesini bekliyor. Bu tam tersi görünümün sebebi ise “enerji şokunun etkilerinin azalması ve enflasyondaki düşüşün reel gelirlerdeki büyümeyi desteklemesiyle daha güçlü hane halkı tüketiminin toparlanmayı güçlendirmesi” ile açıklanıyor.
Gelişmekte olan ülkelerde ise tam tersi bir görünüm mevcut. IMF’e göre 2023 yılında %4,3 büyüyen gelişmekte olan bölgeler ekonomisi 2024 ve 2025 yıllarında ardı ardına %4,2 oranında büyüme kaydedecek.

Gelişmekte olan ülke ekonomileri arasından 2024 yılında en fazla büyümesi beklenenler ise sırasıyla %6,8 ile Hindistan, %4,6 ile Çin ve %3,3 ile Nijerya. Bu ekonomilerin 2023 yılında da sırasıyla %7,8, %5,2 ve %2,9 büyüdüğü tahmin ediliyor.
Bu büyüme oranı tahminleri, IMF ve diğer kurumların Asya başta olmak üzere gelişmekte olan dünyanın ilerleyen yıllarda küresel ekonomiden daha fazla pay alacağı ve küresel ekonomik büyümenin yarısından fazlasını tek başına karşılayacağı beklentileriyle de uyumlu.
Peki ya Türkiye?
Raporda Türkiye’ye ilişkin ekonomik tahminler de mevcut. IMF, Türkiye’nin 2024 yılında %3,1; 2025 yılında ise %3,2 büyümesini bekliyor. Parasal sıkılaşmaya son verilmesi ve dolayısıyla tüketimin toparlanması ile 2024’ün ikinci yarısında ekonomik faaliyetlerin artabileceği de belirtiliyor.
Kurumun 2024 yıl sonuna ilişkin enflasyon tahmini %59,5; işsizlik oranı tahmini ise %9,6 seviyesinde. 2025 yılı içinse bu tahminler sırasıyla %38,4 ve %9,6 düzeyinde yer alıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Uluslararası Para Fonu (IMF) Küresel Ekonomik Görünüm raporunun yeni sayısında küresel ekonomiye ilişkin büyüme tahminini yükseltti.
17 Nis 2024

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Piyasalardaki iştah ve enerji, yoğun sermaye harcaması, bol sermaye ve rekabetçi büyüme arzusuyla öne çıkan Reagan dönemi 1980'ler, 1998-99 ve 2004-06 yıllarını andırıyor.

Ortaya çıkan tablo, daha az konuşan ancak şeffaflıktan ödün vermeyen, iletişimini daha sade metinlerle kuran, piyasaya daha az yönlendirme yapan fakat hedefleri konusunda daha kararlı ve kurumsal açıdan daha disiplinli bir merkez bankası modeline işaret ediyor.

Türkiye'nin en büyük dış ticaret fazlası veren sanayi kollarından tekstil ve hazır giyim sektörü, 2025 yılını 26,2 milyar dolarlık ihracatla kapattı. Doğrudan 845 bin, dolaylı etkileriyle birlikte yaklaşık 2 milyon kişiye istihdam sağlayan sektör, 2022'de ulaştığı zirveden bu yana tarihinin en sert daralmalarından birini yaşıyor. Konuyla ilgili sunum yapan TGSD yönetimi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na sunulan üç aşamalı strateji haritasının ayrıntılarını paylaştı.

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda veri akışı güçlü. Yurt içinde Fitch değerlendirmesi ve cari denge, yurt dışında ise ABD TÜFE ön planda olacak.
13 Tem 2026

Küresel ekonomide bir taraftan savaşın yarattığı belirsizliği ve bunun başta petrol ve altın fiyatları olmak üzere finansal piyasalardaki yansımalarını izlerken, diğer taraftan özellikle yapay zeka alanında yaşanan olağanüstü teknolojik gelişmelerin önümüzdeki dönemde ekonomik hayata nasıl yansıyacağını anlamaya çalışan bir piyasa dinamiğiyle karşı karşıyayız.



