🚚 🍽️ İstanbul'un seyyar lezzetleri


Bir hikâyeden yola çıkan 3 farklı tasarım: KAFT Alonder Hepimizin tanıklık ettiği hikâyeler barından, boşlukları dolduran ve yerini sahiplenen yaratıcı tasarımların arkasındaki isim KAFT , bizleri boyutsuzlukta başlayan bir hikâyenin yepyeni karakterleriyle tanışmaya davet ediyor. Peki kim onlar? Elbette KAFT’ın Alonder serisinin baş kahramanları, sorunlu bir evrenin de sakin çocukları: Brig , Metar ve Lapid . Gelin birlikte tanışalım. Nedir? KAFT, ruh sahibi ve yaratıcı ürünlere odaklanmış, kendine has bir tasarım yaklaşımı sunuyor. Kendisini sıradanlıktan hoşlanmayan, estetik kaygılar taşıyan ve sanatsever olarak tanımlayan herkesi KAFT’ın tasarım dilinin en güzel örneklerinden olan Alonder serisiyle buluşturuyor. Alonder , flanör kahramanlar Brig , Metar ve Lapid ’in boyutsuz bir düzlemde, sonsuz müddete sahip olduğu sorunlu bir evren. Kahramanlarımız ise bu dünyanın öylece oyalanan sakin ve rahat çocukları. Tişört ve çift taraflı tasarlanan sweatshirtten oluşan Alonder serisinin sülfür renkli Metar’ı, beton renkli Lapid’i ve kuzgun renkli Brig’i sertifikalı ve güvenli boyalarla %100 pamuktan üretiliyor. Kumaşı da oldukça havadar, tam öylece oyalanmalık. KAFT’ın Alonder evrenini buradan 3D ortamda keşfedebilir, serinin kahramanlarıyla tanışmak ve ürünleri yakından incelemek üzere burayı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
Sucuk ekmek arabaları, Maçka: Maçka Parkı’nda gırgırı şamatası bol günlerin sonunda, hareketli geçen bir KüçükÇiftlik Park etkinliği çıkışında veya Harbiye Açık Hava’da bir Tarkan konseri sonrasında canının çektiği sucuk ekmeğe kavuşmak üzere bolca tezgâh tam da aradığın noktada. Anlatırken içimize bir yaz havası doldu, gelmesin mi artık sıcak günler?
Efsane Dürümcü Baba, Kutuluş Son Durak: Bu öneri uzun yıllardır İstanbul’da yaşayan gazeteci Paul Benjamin Osterlund’dan geliyor. Gizli lezzetler durağı Kurtuluş keşiflerinden. 30 yılı aşkın bir süredir beyaz minibüsüyle az ve öz bir menü sunan Yıldırım ustanın tırnak pideye sarılı, içi bol soğanlı Adana dürümünü tavsiye ediyor kendisi. Yıldırım ustanın muhabbeti ise üzerine tatlı niyetine.
Seyyar tatlıcı, Kadıköy: Ekibin karbonhidrat gurusu Burcu, bu öneride seni, tonton bir amcanın seyyar aracında sattığı çeşit çeşit, lezzeti bol tatlılarla buluşturmak üzere Kadıköy iskelesinden Moda’ya yürürken karşına çıkan, köşedeki Arçelik mağazasının önüne davet ediyor. Burcu elmalı kurabiyeyi tavsiye ederken Taner şekerparenin tadına bakmadan gitmeyin diyor.
Sabırtaşı, Beyoğlu: İstiklal Caddesi’nde yürürken Hazzopulo Pasajı'nın girişindeki küçük tezgâhla mutlaka karşılaşmışsındır. Camın ardındaki lezzetler hiç gözüne çarptı mı bilmiyoruz ama o Kahramanmaraş usulü içli köfteler babadan oğula geçen bir lezzet mirası. Biz kızarmışı öneriyoruz fakat haşlanmışını da bulabileceğin içli köfteleri ister ayaküstü mideye indir ister pasajın içindeki restoranda keyifli keyifli ye. Bu mirasın hikâyesini öğrenmek istersen Sabırtaşı-Beyoğlu’nda Bir Bey Oğlu kitabını okuyabilirsin.
Benan Köfte & Burger, Rumelihisarı: Boğaziçililer duymuştur “köfteci çok Benan gibisi yok”. Köfte dediğimize bakma, menü çeşit çeşit. Bol “şerefe”li akşamları taçlandırmak üzere ister porsiyon ister ekmek arası çeşitleriyle tam ağzına layık. Hisarüstü’nün beyaz dolmuşlu köfte durağı seni dolmuşun içinde de, taburede de misafir ediyor. Söylemeden de geçmeyelim, eve servisi bile var.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Şubatın son pazarından herkese merhaba. Bu hafta şehrin ajandasında; Salon İKSV'nin dönüşüne Kit Sebastian konseriyle sevinmek, Beni Sevenler Listesi'ni beyaz perdede yakalamak ve Şehirde Kimse Yokken'in prömiyerine hazırlanmak var.
27 Şub 2022

YAZARLAR

Naz Eraslan
Copywriter @Aposto

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.

Sirkeci’de, İstanbul’un en yoğun geçiş noktalarından birinde yükselen Sanasaryan Han, bugün "lüks otel" olarak işletiliyor. Ancak binanın hikayesi bir otelden çok daha fazlası: Bir Ermeni vakfı, devletleşen bir mülkiyet, siyasi tutukluluk hafızası ve yarım asrı aşan bir hukuk mücadelesi...

Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

İstanbul, bitkileri ve kokularıyla geçmişin ve bugünün birlikte yaşadığı bir hafıza bahçesidir. Kimileri meşhur bir lavanta kolonyasının ferah kokusuyla büyümüştür; kimileri Tokatlıyan Han’ın önünden geçerken tanıdık bir lavanta esintisini bugün hâlâ duyar. Ve bazen, İstanbul sadece kokusuyla hatırlanır.




