İstikbal göklerde: Hummingdrone

Kök Projekt iş birliğiyle bu kanalımızda yerli gıda, yemek ve tarım teknolojileri girişimlerine yer veriyoruz. Bu hafta bahsedeceğimiz girişim, insansız hava araçları ve yazılımları üreten Hummingdrone.
Drone nedir, neden uçar? İnsansız hava aracı (İHA) demenin daha mübah olduğu ama artık bakkaldan ekmek alma yaşına gelmemiş çocukların dahi “drone” dediği aygıtlar çeşitli alanlarda kullanılıyor. Halkın ağzında drone kelimesinin bilindik hâle gelmiş olmasının sebebi askerî ve ticari İHA'lar.
Son yıllarda hızla yayılan İHA teknolojileri sadece halk değil, yatırımcının da kalbinde taht kurmuş hâlde. 2012 yılında İHA şirketlerine girişim sermayesi yatırımı küreselde toplam 25 milyon dolarken, 2018’de 500 milyon dolar. Forward Fooding’in datasına göre ise küresel İHA girişimleri arasında tarımsal uygulamalara yönelen yaklaşık 60 şirketin aldığı toplam yatırım 2019’da 150 milyon doları bulmuş.
Pazarın üç silahşörü: Çin, ABD ve İsrail, İHA yatırımlarının en çok görüldüğü ülkeler. ABD askerî uygulamalarla öndeyken, Çin ticari ve şahsi uygulamalarda önde. En çok tarım uygulamalı İHA girişimini bulunduran ülke ise ABD, peşinden de İsrail.
Yerli girişim: İHA teknolojileri ikiye ayrılıyor: İnsan eliyle uzaktan kontrol edilenler veya kendi kendini yöneten otonom araçlar. Yerli girişim Hummingdrone otonom hava araçları ve İHA içgörü yazılımları geliştiriyor. İnşaat, tarım, enerji sektörlerinde kullanılan araçlar, veri toplama, süreç takibi gibi fonksiyonları yapay zekâ tabanlı yazılımlarla şirketler için içgörülere dönüştürüyor. 2017’de şirketi kuranlar mekatronik ve otomasyon mühendisi İpek Görgeç ve bilgisayar mühendisi Orkun Aşa.
Hummingdrone kanatlandırır: Hummingdrone aynı zamanda İHA hakkında eğitimler ve etkinlikler düzenleyen bir organizasyon. Hummingdrone Academy adı altında Türkiye’de daha çok İHA arşa çıksın diye bilgi paylaşımı ve sürüş eğitimi çalışmaları düzenliyor.
İstikbal göklerde: Fortune Business Insights’a göre küresel İHA pazarı önümüzdeki altı yıl içerisinde iki kat büyüyerek 27 milyar doları geçecek. Hem insan kullanılamayacak zorlu şartlar için güvenli bir tercih oluşu hem de geniş çapta hassa ölçüm olasılığıyla masraf azaltırken aynı zamanda verimliliği artırmasıyla bu teknolojinin avantajları giderek artacak. Devletlerin düzenlemeleri doğru uygulayarak ticari potansiyeli özellikle tarım alanında yüksek olan İHA sistemlerinin önünü açmasını temenni ediyoruz. Hummingdrone’u takip ederek Türkiye’de sektörün gelişimiyle ilgili bilgiler almaya devam edebilirsiniz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Haftanın menüsü: Otoyol kenarında menemen, Cihangir'de bir mezeci, yılın en iyi barları ve gıda israfı.
11 Kas 2020

YAZARLAR

Berkok Yüksel
A former child writing about food and London for Aposto.

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.





