Jennifer Hattam

Jennifer'la tanışın; gazetici, yazar, yürüyüş tutkunu, İstanbullu.
Jennifer Hattam

14 Ağustos - Burger King - İstanbul
Burger King ile birlikte

Paraşütün hazır: Burger King® x PUBG Mobile Alevde ızgara ateşinin kralı Burger King® , lezzetiyle bizi heyecanlandıran kampanyaları arasına şimdi de oyun tutkunlarının iştahını açacak bir menü ekledi: PUBG Mobile King Menü. Nedir? Burger King®, PUBG Mobile iş birliği ile oyun keyfini ikiye katlayacak kampanya kapsamında burayı ziyaret edenler, çift köfteli Double Whopper Jr. Menü ve 4’lü soğan halkasından oluşan PUBG Mobile King Menü’ye sadece 55 TL’den ulaşabilecekler. Dahası: PUBG Mobile oyunu içerisinde düzenlenen etkinlikte challenge’ları tamamlayarak Burger King® logolu özel paraşütü kazanacak oyuncular, Tıkla Gelsin® üzerinden PUBG Mobile King Menü siparişi verdiklerinde ise 3 gün boyunca bu paraşütü kullanabilecekler. Burger King® ve PUBG Mobile iş birliğiyle hem oyun hem yemek keyfini sonuna kadar yaşamak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsin.

Daha fazlasını öğren

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

Kimlik Bilgileri

Takma adım: Jen (pek yaratıcı değil, biliyorum!) 

Yakın zamanda ziyaret ettim: Şehre ziyarete gelen arkadaşlarımla bir şeyler içmek için Urban'daydık.

Yakın zamanda keşfettim: Hrant Dink Vakfı'nın KarDes uygulamasıyla İstanbul tarihinin yeni yönlerini.

İstanbul’da nerede yaşıyorsun? Cihangir'in çeperlerinde 

HOŞBEŞ

Merhaba Jennifer! Bariz olanın altını çizelim, öncelikle bir yazarsın. Ancak bunun seni tanımlamaya yeteceğini sanmıyorum. Şevkli bir kâşif, bir yürüyüş tutkunu, İstanbul başta olmak üzere şehirler seyyahısın da aynı zamanda. ABD'den buraya uzanan hayatın nasıl gelişti, seni İstanbul'a çeken şey neydi? 

İstanbul'u ilk defa 2001 yılında ziyaret ettim ve şehrin dinamizmiyle, tarihsel katmanlarıyla, nev'i şahsına münhasır mahalleleriyle, 24 saat devam eden enerjisiyle ilk görüşte bir aşk yaşamaya başladım. 1 milyondan daha az insanıyla İstanbul öncesinde yaşadığım San Fransisco şehri gözüme küçücük, mahmur göründü. Aynı zamanda, Türkiye'de keşfedebileceğim diğer yerlerin de bir parça tadına bakma şansı elde ettim ve kendimi hemen bu ülkeye çekilmiş buldum. Türkiye üzerine okumaya ve düşünmeye devam ettim, bu süreçte buraya iki ziyaret daha gerçekleştirdim ve nihayet 2008 yılında da taşınmaya karar verdim.

Bir gazeteci ve genellikle meraklı biri olarak, İstanbul'dan hikâye fikirlerini, orada keşfedilecek yerleri ve öğrenilecek şeyleri tüketmek hayal etmesi zor bir şey. ABD'de bir çevresel dergi için çalışıyordum ve hâlâ çevreye dair konularda tutkuluyum. Öte taraftan, İstanbul'da yaşamak profesyonel çalışma yelpazemi genişletti; şehircilik, çağdaş sanat, sosyal adalet, arkeoloji, kültürel miras ve daha birçok başka konu başlığında içerik üretmemi de sağladı ki bu çok tatmin edici bir şey.

Doğal çevreyle şehirsel planlamanın kesiştiği yerlerle yakından ilgilisin. Bunu, ilgili konulara dair çeşitli medya yayınlarında kaleme aldığın yazılarından çıkarmak mümkün. İstanbul'u bir şehir alanı olarak çevresel bağlamda nasıl değerlendiriyorsun? 

İstanbul'un değeri ilk yerleşimlerden beri takdir edilen inanılmaz bir doğal konumu var. Tarihsel kaynaklarda, şehrin geniş ekili alanlarını örten meyve ve sebze bahçelerini ya da boğazda yüzen sayısız miktardaki balıkları okumak çok şaşırtıcı. İstanbullular şehirsel büyümeye rağmen hâlâ şehir vapurlarından yunusları, baharda tepemizden geçerek göç eden leylekleri ve farklı iklimlerin ve topoğrafilerin kesişimi sayesinde büyüyen 2500 civarında bitki türünü izleyebiliyor.

Ama hızlı nüfus artışı ve kötü şehir planlaması İstanbul'u doğal çevresinden kopardı, geriye kalan çoğu doğal alan da riskli bir durumda kaldı. Bunun yalnızca çevresel olarak değil, aynı zamanda şehrin doğal afetlere dayanıklılığı açısından da çok ciddi etkileri var. Deprem toplanma bölgesi olarak hizmet vermesi gereken açık alanlar asfaltla döşendi ve bu betonlaşma aşırı yağışların yıkıcı ani sel baskınları yaratabileceği anlamına da geliyor. 

Jennifer bir köpek dostla mahallesinde

Fotoğraf: Deniz Sabuncu 


Daha çok şehirsel planlama, doğal çevre ve bunların karşılıklı ilişkisine odaklanıyorsun. Öte taraftan, bu konu başlıkları geniş profesyonel ilgi alanlarının ufak bir kısmı yalnızca. Üzerine çalışacağın konuları nasıl seçtiğini anlatır mısın?

Bağımsız bir gazeteci olarak bazen editörlerden sipariş işler alsam da çoğunlukla onları anlatacak ilginç bir hikâyem olduğuna ikna etmem gerekiyor. Bu yüzden, sunumunu yapacağım konu başlıklarını seçmek ne yazmak istediğimle insanların ne okumak istedikleri arasında bir denge meselesi. İkincisine odaklansam muhtemelen daha başarılı olurum ama ilginç ve önemli olduğuna inandığım hikâyelerle çok heyecanlanıyorum. Onlara "evler" bulmak için aylarımı hatta yıllarımı bile verebilirim.  

İstanbul'un nasıl değiştiğine ve dönüşmekte olduğuna dair içgörüler veren her hikâyeyle ilgileniyorum, özellikle bunlar bana şehir hakkında yeni bir şey öğrenme şansı veriyorsa. Bu yaklaşım çalışmalarımda yaygın olarak var, öte taraftan engin bir çeşitlilikte konular da içeriyor: İstanbul'un Bizans tarihi, 20. yüzyılda oluşan yerleşim alanlarının nasıl geliştiği, sokak yemekleri ya da şehir planlama politikalarının geçen yazki müsilaj sorununa nasıl yol açtığı gibi.

Merakımı cezbeden bir diğer şey de tutkuları ya da amaçları olan insanlar. Aktivistlerle, akademisyenlerle, sanatçılarla ve diğerleriyle konuşmak bana çok şey öğretiyor. Dünya için pozitif herhangi bir değişim yaratmaya çalışan insanları gün yüzüne çıkarmak için yollar arıyorum sürekli. Aslında, işimin sevdiğim kısmı yazmak değil, (kısa bir süreliğine de olsa) insanların dünyalarına katılmak ve onlarla bana ilham verdikleri ya da beni büyüledikleri taraflarını konuşmam için fırsatlar sağlaması.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto İstanbulAposto İstanbul

BÜLTEN SAYISI

💣 Ben Klock'la dans, Nick Cave & The Bad Seeds heyecanı

Dolu dolu bir haftadan herkese merhaba. Bu hafta şehrin ajandasında; yudumlamalık İstanbul Cocktail Festival, adaya kaçmalık Mevzu Records konserleri, yakalamalık Sarnıcın Yankıları projesi ve çok daha fazlası var.

14 Ağu 2022

Burger King ile birlikte
Büyükada, 2022 | Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

Koray Soylu

Editor @ Aposto

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Sanasaryan Han: Vakıftan lüks otele uzanan yüz yıllık mülkiyet düğümü

Sirkeci’de, İstanbul’un en yoğun geçiş noktalarından birinde yükselen Sanasaryan Han, bugün "lüks otel" olarak işletiliyor. Ancak binanın hikayesi bir otelden çok daha fazlası: Bir Ermeni vakfı, devletleşen bir mülkiyet, siyasi tutukluluk hafızası ve yarım asrı aşan bir hukuk mücadelesi...

Vartan Estukyan

·

17 Tem 2026

Sanasaryan Han: Vakıftan lüks otele uzanan yüz yıllık mülkiyet düğümü
Şehri yaşamanın bedeli: Bayramın ücretsiz otobüslerinde bir İstanbul turu

Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

Ayça Örer

·

29 May 2026

Şehri yaşamanın bedeli: Bayramın ücretsiz otobüslerinde bir İstanbul turu
Hafıza bahçesinde bir kent turu: İstanbul'un kokusu nasıl hatırlanır?

İstanbul, bitkileri ve kokularıyla geçmişin ve bugünün birlikte yaşadığı bir hafıza bahçesidir. Kimileri meşhur bir lavanta kolonyasının ferah kokusuyla büyümüştür; kimileri Tokatlıyan Han’ın önünden geçerken tanıdık bir lavanta esintisini bugün hâlâ duyar. Ve bazen, İstanbul sadece kokusuyla hatırlanır.

Gözde Keskin

·

28 Nis 2026

Hafıza bahçesinde bir kent turu: İstanbul'un kokusu nasıl hatırlanır?
Kır çiçeğinden kültür çiçeğine: İstanbul kent yaşamında lalenin serüveni

İstanbul'da lale sevgisinin kökenleri çok eski zamanlara kadar uzanıyor. Türklerle birlikte Orta Asya'dan çıkıp Anadolu'ya ve İstanbul'a ulaşan lale, bahçelerimizden evlerdeki vazolara, geleneksel el sanatlarından edebiyata hep baştacı ediliyor. Hazır mevsimi gelmişken lalenin tarihinden bugüne uzanan renkli bir yolculuğa çıkıyoruz.

Gözde Akyüz

·

19 Nis 2026

Kır çiçeğinden kültür çiçeğine: İstanbul kent yaşamında lalenin serüveni
Geçmişe isim koymak: Bizans diye bir devlet var mıydı?

Bir devleti, kendi çağında kendine verdiği adla mı anmalıyız, yoksa sonradan yakıştırılan adla da anabilir miyiz? Bu sorunun tek bir doğru cevabı yok. Ancak şunu bilmeden sağlıklı bir tartışma yürütülemez: Bizans, Doğu Roma’nın kendine verdiği bir ad değildir. Bu da bizi daha büyük bir soruya götürür: Tarihi kim anlatıyor, hangi kelimelerle ve neden?

Şerif Yenen

·

10 Mar 2026

Geçmişe isim koymak: Bizans diye bir devlet var mıydı?