Jeopolitik çalkantılar, tutulmayan sözler


Daha güvenli bir dünya için: Securitas Daha güvenli bir dünya için: Securitas Güvenlik hizmetleri konusundaki uzmanlığını elektronik güvenlik, alarm ve itfaiye hizmetleri alanındaki deneyimiyle birleştiren Securitas , 47 ülkede 345 bin çalışanıyla dünyayı daha güvenli hale getirmek için çalışıyor. Nedir? Yenilikçi ve veriye dayalı bir hizmet sunan Securitas , Türkiye’de endüstriyel tesislerden perakende zincirlerine, turizmden enerjiye, alışveriş merkezlerinden havacılığa kadar 29 farklı sektörde faaliyet gösteren bir güvenlik şirketidir. Neden önemli? Teknolojiyi etkin biçimde kullanarak dijital dönüşümü destekleyen Securitas , geniş hizmet yelpazesini tek bir çatı altında topladığı entegre çözümlerle bilgi, insan ve teknolojiyi bir araya getiriyor. 80 yıllık deneyimiyle güvenlik sektörüne değer katmaya devam eden Securitas ’ı daha yakından tanımak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı (Conference of Parties ya da kısaltmasıyla COP), 6-18 Kasım'da Mısır'ın El-Şeyh kentinde 27. kez düzenlenecek. BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ne (UNFCCC) taraf tüm ülkelerin katılımıyla düzenlenen Taraflar Konferansı, iklim değişikliği gündemi için ne ifade ediyor ve gündemde yer alacak konular neler?
- UNFCCC nedir? Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması'nın temelini oluşturan UNFCC, ülkeleri sera gazı emisyonlarını azaltmaya, araştırma ve teknoloji üzerinde işbirliği yapmaya ve sera gazı yutaklarını korumaya teşvik eden, 1994'te yürürlüğe girmiş, uluslararası bir sözleşme. Şu anda sözleşmeye taraf 198 ülke bulunuyor.
- COP nedir? UNFCCC'nin en üst karar alma organı olan ve aksi belirtilmedikçe her yıl bir araya gelen COP'ta sözleşmeye taraf tüm devletler temsil edilir ve taraflarca sunulan ulusal bildirimler ile emisyon envanterleri gözden geçirilir.
Taraflar Konferansı, küresel ısınma karşısında kaydedilen ilerlemenin değerlendirilmesi, iklim değişikliğinin sonuçlarının küresel düzeyde ele alınması ve iklim krizi karşısında ülkeleri işbirliği içinde hareket etmeye yönlendirmesi bakımından önem arz ediyor.
COP 27 neden önemli?
Geçtiğimiz yıl Glasgow'da düzenlenen COP 26'dan bu yana yaşanan, kasırgalar ve yüksek sıcaklıklar gibi iklim krizi kaynaklı felaketler 1,5ºC hedefine bağlı kalmanın ve acil önlemleri derhal uygulamaya geçirmenin önemini tekrar hatırlatıyor. Rusya'nın Ukrayna'yı işgali sonrasında yaşanan gıda ve enerji enflasyonu ile tedarik zinciri kaynaklı kısıtlar da eklendiğinde iklim gündeminin çok daha katmanlı bir krizle karşı karşıya olduğunu söylemek mümkün.
- 1,5ºC hedefi nedir? Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), küresel ortalama sıcaklıklar için –sanayi öncesi döneme kıyasla– dünyada yaşamı mümkün kılan ekosistemlerinin ve ona bağlı canlı yaşamının güvenliği ve devamlılığı için kritik öneme sahip 1,5℃ eşiğinin altında kalma uyarısında bulunuyor.
Dünya liderleri, uzmanlar, uluslararası kuruluşlar, sivil toplum ve medyanın katılımıyla düzenlenecek COP 27'de temel hedef ise Glasgow'dan bu yana verilen taahhütlerin güçlendirilmesi ve bir an önce eyleme dönüştürülmesi. Bu kapsamda, COP 27'nin odağındaki 3 temel konuyu emisyonların azaltımı, ülkelerin iklim değişikliğine karşı hazırlıklarının desteklenmesi ve gelişmekte olan ülkelere bu konuda sağlanan teknik ve finansal desteğin güvence altına alınması olarak sıralamak mümkün. Cinsiyet, biyoçeşitlilik ve tarım gibi konular da konferansın diğer tematik tartışma başlıkları arasında yer alıyor.
COP 27, Mısır'da düzenlenmesi ve iklim felaketlerinden en çok etkilenen ülkelerin de bu kıtada yer almasından dolayı "Afrika COP'u" olarak da adlandırılıyor. Ele alınacak konuların bölgenin ve gelişmekte olan ülkelerin hassasiyetlerini yansıtması beklense de Mısır'da yaşanan insan hakları ihlallerinin, konferansın katılımcılığını negatif yönde etkileyeceği de belirtiliyor.
Tartışma gündemi: Çözülemeyen meseleler
Temel gündem maddeleri ve COP 26'dan bu yana nelerin gerçekleştiği üzerine yapılan değerlendirmeler, bu yılki tartışmaların emisyon azaltım politikaları kadar finansman özelinde de yoğunlaşmaya devam edeceğini gösteriyor.
- Emisyon azaltım politikaları: Öncelikle, "BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Ulusal Katkı Beyanları Sentez Raporu", mevcut taahhütlerin yüzyılın sonuna kadar dünyayı 2,5°C'lik bir ısınma yoluna sokabileceğini gösteriyor. COP 26'dan bu yana, 193 ülkeden yalnızca 24'ü güncellenmiş taahhütlerini sunmuş durumda ve bu ülkelerin büyük kısmı, iklim değişikliğine katkısı görece daha az olan ülkelerden oluşuyor. Oysa beklentiler 2030'a kadar emisyonların %43 oranında azaltılması yönünde.
- Kayıp-hasar finansmanı: Gelişmiş ülkelerin endüstriyel faaliyetleri sonucu sıcaklık artışlarına neden olması ve buna dair mali sorumluluklarını kabul etmemeleri ya da bu değişimden etkilenmeye açık savunmasız ülkelere tazminat teklif etmeye isteksiz olmaları, yani kayıp-hasar finansmanı tartışması, iklim adaletiyle birlikte öne çıkan tartışma başlıklarından birini oluşturuyor. Gelişmiş ülkeler 2009'da verdikleri, 2020'de başlamak üzereye kadar iklim krizi karşısında kırılgan ülkelere yıllık 100 milyar dolar sağlama sözünü hâlâ yerine getiremedi ve söz konusu hedef, son olarak 2023'e ertelendi. Bu noktada ikilem şu ki, gelişmekte olan ülkeler finansman taleplerini her fırsatta dile getiriyor. Fakat gelişmiş ülkelerin beklentisi, savaş ortamının da etkisiyle finansman sağlamaktan öte Çin, Hindistan, Brezilya gibi büyük endüstriyel aktörlerin kömürden çıkması yönünde yoğunlaşıyor.
- Uyum finansmanı: COP 26'da verilen taahhütlerden biri de –riskli bölgeler başta olmak üzere– ülkelerin emisyonlarını azaltmalarının ötesinde vatandaşlarını koruyabilmeleri için gelişmiş ülkelerin en az 2 kat uyum finansmanı sağlanması ve küresel uyum hedefi konusunda çalışma programının başlatılmasıydı. Pek çok paydaş bu taahhüdü savunmayı hâlâ sürdürüyor. Bu nedenle uyum finansmanının, COP 27'de gündemde önemli yer tutması bekleniyor.
Özel sektör bu tartışmanın neresinde?
Artan enerji fiyatları ve tedarik zincirindeki aksaklıklara bağlı olarak iş dünyasının COP 27'den beklentileri karamsar bir tablo çiziyor. Bugüne kadar, bir COP öncesinde jeopolitik koşulların hiçbir zaman bu kadar kötü durumda olmadığı belirtiliyor. Şirketlerden beklenen, hükümetlerin fon tartışmalarının haricinde, emisyonları azaltmak ve iklim değişikliğinin etkilerini dengelemek için yenilenebilir enerji ve diğer büyük projelere yatırım yapılması.
Emisyon azaltımlarını desteklemek için Glasgow Net Sıfır Finansal İttifakı üyesi 550'den fazla firma bulunuyor. COP 26'nın sonunda da 600'den fazla firmanın, bilimsel verilere dayalı, kayda değer net sıfır hedefleri açıkladıkları belirtiliyor. Fakat yapılan değerlendirmelerde bu çabalarda kayda değer bir ilerleme gösterilemediği belirtiliyor. Üstelik Eylül 2022 itibarıyla toplamda 1,400 şirketin net sıfır emisyon taahhüdü verdiğine, bu şirketler arasında en büyük 2 bin halk açık şirketin 780'inin bulunduğu aktarılıyor. Özel sektörün adımları, COP 27 boyunca bu nedenlerle takip ediliyor olacak.
Türkiye, bu tartışmanın neresinde?
Türkiye'nin Paris Anlaşması'nı imzalamasının üzerinden 1 yıl geçti bile. Fakat Türkiye, COP 27 öncesinde Ulusal Katkı Beyanı'nı –2053 net-sıfır hedefi doğrultusunda– hâlâ güncellemedi. Bu süreçte kömürden çıkış planlaması yerine, kömür kullanımını henüz ticari ve teknolojik uygulanabilirliği tartışmalı olan karbon yakalama ve tutma teknolojileri ile desteklenmeye devam ediyor. Karar alma süreçleri, kapsayıcılıktan uzak olmakla eleştiriliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
COP 26'da 600'den fazla şirketin kayda değer net sıfır hedefleri açıkladığı belirtilirken değerlendirmeler bu çabalarda kayda değer ilerleme gösterilmediği yönünde. Peki enerji krizi iklim taahhütlerini ve yeşil dönüşümü nasıl etkiliyor?
04 Kas 2022

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR



