Kara bulutlar dağılıyor mu?

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
ABD merkezli uluslararası yatırım bankası Goldman Sachs, Malezya Kamu Kalkınma Fonu’nun (1MDB) yolsuzluk skandalındaki rolüne ilişkin ABD Adalet Bakanlığı tarafından açılan soruşturmada Yabancı Yolsuzluk Yasası’nı ihlal ettiğini kabul ederek yaklaşık 2,9 milyar dolar ödemeye razı oldu. Düzenleyicilerle yapılan anlaşma, Goldman Sachs’ın halka açıldıktan sonraki ilk cezai uzlaşması olurken banka üzerindeki kara bulutların da dağılmasına neden olacak.
Detay: Goldman Sachs, 2012-2013 yılları arasında 1MDB’den yurtdışına para kaçırılmasına yardım ettiği ve 6,5 milyar dolarlık tahvil satışında hile ve usulsüzlük yaparak 600 milyon doları cebe indirdiği için suçlu bulundu. Öte yandan, bankanın 2009-2014 yılları arasında Malezya ve Abu Dabi'deki yetkililere 1,6 milyar dolardan fazla rüşvet ödediği tespit edildi. Singapur, İsveç, Hong Kong, Birleşik Krallık, Avusturalya, Tayland, Lüksemburg ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde de soruşturmalara maruz kalan Goldman Sachs’ın toplam ödeyeceği cezanın 5 milyar doları geçmesi bekleniyor.
Cezalar: İlk olarak temmuz ayında Malezya’da suçunu üstelenerek 3,9 milyar dolar ödemeyi kabul eden Goldman Sachs, ağustosta ödemenin 2,5 milyar dolarını gerçekleştirerek hakkındaki suçlamaların düşürülmesini sağlamıştı. ABD’deki cezanın açıklanmasıyla paralel olarak diğer ülkeler de cezaları açıklamakta gecikmedi. Goldman Sachs, Hong Kong tarafından 350 milyon dolar, Birleşik Krallık tarafından ise 96,6 milyon dolar cezaya çarptırıldı. 2018’de Goldman Sachs’a dava açan Abu Dabi varlık fonu ise suçlamalardan vazgeçti.
Aklanan paralar: Varlık fonundan eski Malezya Başbakanı Necip Rezak dâhil farklı kişilere ve paravan şirketlere aktarılan yaklaşık 4,5 milyar doların ünlü ressamların tabloları, lüks yatlar, kristal bir piyano, mücevherler ve Beverly Hills’te bir butik otelin satın alınmasının yanı sıra “The Wolf of Wall Street” filminin finansmanı için kullanıldığı belirlendi. Goldman Sachs’ın iki eski çalışanı, söz konusu para transferlerine aracılık ederek kara para akladıkları nedeniyle suçlu bulundu.
Nasıl ödenecek? Goldman Sachs, cezai sorumluluklarını yerine getirmek için mevcut ve eski yöneticilerine ödenen makam tazminatlarının 174 milyon dolarını geri alacak. Ödemenin kalanı ise mevcut hissedarlar ve çalışanların ikramiyeleri tarafından karşılanacak.
Öngörüler: Skandal her ne kadar Wall Street devine pahalıya patlasa da analistler, soruşturmaların son bulmasının banka üzerindeki kara bulutları dağıtarak CEO David Soloman'ın on yıllık yetersiz performansından sıyrılmasına neden olacağını düşünüyor. Belli ki yatırımcılar da bankanın yeni bir ivmelenme yaşacağı görüşünde, zira Goldman Sachs hisseleri uzlaşma haberi sonrası %1,4 yükseldi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
26 Ekim Pazartesi sabahından herkese merhaba. Bu hafta gündemimizde döngüsel ekonomi & sıfır atık, Goldman Sachs skandalı ve Quibi’nin kısa macerası var.
26 Eki 2020

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu
Business Editor

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.

Matcha, protein barlar, iki malzemeli Japon cheesecake’i, Gigi Hadid makarnası, çiğ köfte suşi… Yiyecek trendleri, artık sosyal medyanın etkisiyle çok daha hızlı yayılıyor. Tedarik zincirleri ise bu hıza ayak uydurmakta zorlanıyor. Talep, dijital hızda büyürken çiftlikler ve fabrikalardaki tarım ve gıda üretimi, fiziksel sınırlar içinde kalıyor.

Pusula Finans Holding’in Tera Grubu’nca devralınacak olmasıyla ilgili haberlerin kamuoyuna yansıması sonrası Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’ın tutuklanması, bu satışla ilgili gelişmeleri gündemin ilk sıralarına taşıdı. Yarız’ın banka hesaplarıyla mal varlıklarına tedbir konulurken, Tera Grubu ile planlanan satış görüşmeleri sürüyor. Soruşmanın kapsamı genişlerken, Pusula Portföy’ün büyüme hızı dikkat çekiyor.

Avrupa’dan Japonya’ya birçok ülke, artan güvenlik kaygılarıyla birlikte savunma bütçelerini büyütüyor; bu harcamaların teknoloji, istihdam ve sanayi üzerinden ekonomiye de ivme kazandırması bekleniyor. Peki silahlanma, durgun ekonomiler için gerçekten bir büyüme motoruna dönüşebilir mi?




