Kızıltoprak-Bostancı arası demiryolu rotası

Tren istasyonlarının dünü ve bugünü.
Kızıltoprak-Bostancı arası demiryolu rotası

11 Aralık - İBB Kültür AŞ - İstanbul
İBB Kültür AŞ ile birlikte

Taksim Sanat ’ta yeni sergi: Bir Işık Hüzmesi Üzerine

Bir Işık Hüzmesi Üzerine Nedir? Sergi. Küratörlüğünü Begüm Güney’in üstlendiği Bir Işık Hüzmesi Üzerine adlı çağdaş sanat sergisi, 17 sanatçının kendi kavramsallıklarını yansıttığı sürreal çalışmalarla boşluğu ve sınırsızlığı düşünsel bir…

Daha fazlasını öğren →

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

Anlatıcı: Anıl Göktaş. Fotoğraflar: Deniz Sabuncu.

İstasyonlar şehrin ekonomik gelişiminde aktif rol oynayan vedaların, buluşmaların, kavuşmaların, sevincin ve hüznün yaşandığı, kent belleğinin önemli bir parçası. Sanayi devrimiyle birlikte Avrupalı devletler hammadde açığını kapatmak ve ürünleri ulaştırabilmek amacıyla daha hızlı, güvenli ve az maliyetli ulaşım yolları arıyorlar. 19. yüzyılın ilk yarısında İngiltere’de demiryolları inşa edilmeye başlanıyor, aynı yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı Devleti topraklarında da demiryolları önemli bir atılım. Tamamlanması 20. yüzyılın ilk çeyreğine kadar sürüyor.

Güzergâhlarının belirlenmesinde birçok faktör rol oynuyor. Bunlardan en önemlisi; tarımsal üretimin yapıldığı verimli iç bölgelerden limanlara, ürünlerin hızlı ve düzenli taşınabilmesi. Çünkü öncesinde mallar hayvanlar aracılığıyla ulaştırılıyor; yavaş ve pahalı bir yöntem. Demiryolunun gelişi erişim süresi ve kalitesini değiştiriyor, karadan denize nakliye bağlantısı kuruluyor. Kızıltoprak - Bostancı’yı da içine alan hattın başlangıçla bitiş noktaları Haydarpaşa ve İzmit. Bunlar rastgele seçilmiş yerler değil, her ikisi de liman. Hat üzerindeki Bostancı İstasyonu yakınında konumlanan Bostancı İskelesi 1910’lu yılların başında inşa ediliyor. Şehirde deniz ve karayolu geçişinin yapılabildiğini gösteren örneklerden biri burası.

Bostancı İstasyonu'nun içi


Şehri dışarı açan kapı

İstasyonlar enine gelişen dikdörtgen planlıdır. Alt katlar idari ve işletme amaçlı, yolcu bekleme salonu, gişe ve ambarlar gibi işlevsel birimlere ayrılır; üst katlarında çalışanların lojmanları bulunur. Yolcu ya da yükün bir noktadan diğerine taşınmasında kullanılsa da sosyal hayat pratiklerinde çok daha fazlasıdır aslında. Bugün, hayatımızın rutininde çok da kullanmadığımız, yaşanmışlık ve anılarla dolu istasyonlar, inşa edildikleri bölgenin ekonomik ve sosyal açıdan gelişimine katkı sağlayan önemli faktörlerden.

19. yüzyılın başında üretilen malların (meyve, sebze gibi tarımsal ürünler ağırlıklı) demiryoluyla birlikte daha hızlı transfer edilebilmesi ve karayoluna oranla ucuz olması çiftçilerin ürünlerini bozulmadan satmasını sağlıyor, kazanılan gelirle yenilerini ekmesine olanak sunuyor ve refahını yükseltiyordu. İstasyonların geçtiği bahçe ve bostanlarda ekonominin gelişmesi, yeni göçmen mahallelerinin oluşmasına yardımcı oluyordu.

20. yüzyılın başında tren yolculukları bazı güzergâhlarda günlerce devam edebiliyordu. Zamanla duraklarda açılan, yolcuların gece konakladıkları oteller, sabah yola çıkmadan önce bulundukları bölgenin İstasyon Caddesi üzerindeki dükkânları için de kazanca dönüştü. İstasyonlar inşa edildikleri yerlerin önce çekim merkezi oluyor, ardından semtlerin yeni merkezlerine dönüşüyordu. İstasyonların çevresinde oluşan yapılar birbirlerine İstasyon Caddesi ile bağlanıyor; ziyaretçiler, seyyahlar ve semt sakinleri bu caddelerde alışveriş yapıp sosyalleşiyordu.

İlerleyen yıllarda genişleyen ve gelişen bu bölgeler; dönemin paşalarının ve üst düzey bürokratların yazlık (sayfiye) konaklarına da ev sahipliği yaptı. Erenköy'deki Şükrü Bey, Bihter Hanım, Sakıp Bey ve Ziya Bey konakları günümüze ulaşan örneklerden. 

İstasyon duraklarının oluşturduğu mahalleler 

19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Göztepe’de düzenli vapur seferleri sayesinde bölge sayfiye yeri hâline geldi. Aynı yüzyılın son çeyreğinde demiryolunun inşasıyla birlikte artık yaz-kış oturulan bir mahalle oldu. 

1903 yapımı Bostancı’da Huguenin Köşkü, istasyonun inşasından sonra vapur iskelesi olarak kullanıma açıldı. Hattın geçtiği güzergâh üzerinde Raimondo D’Aronco’nun yapmış olduğu yapılar da var. Bunlar; Feneryolu'nda Mehmet Sadık Efendi Konağı (1904), Erenköy'de Cemil Bey Konağı (1904) ve Fenerbahçe'de Botter Evi (1906).

Göztepe İstasyonu


İstasyon kültürü

İnşa edildikleri dönemde etrafında oluşmaya başlanan yerleşimlere sinema ve tiyatro getirmenin yanı sıra kitapların ve gazetelerin ulaşmasını da sağlayan, tüketim, üretim ve sanat kültürünü şekillendiren Kızıltoprak-Bostancı hattı üzerindeki istasyonlar, son dönemde Marmaray’ın yapımıyla birlikte işlevsiz kaldı.

Oysa tarih, devrolabilir, bugünün ihtiyacına cevap verebilir. Restore edilmelerinin ardından yeni diyalog, tanışma ve kültürel aktivitelere alan açan Bomontiada ve Fişekhane örneklerinde olduğu gibi. Göztepe İstasyonu ve Tarihî Moda İskelesi’ne benzer olarak tüm bu terk edilmiş istasyonlar sergi alanı, müze veya kütüphane formunda kullanıma açılabilir, eskiden olduğu gibi bulundukları bölgenin çekim merkezi hâline gelebilir, kültürü şekillendirebilirler.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

NEREDE YAYIMLANDI?

SoliSoli
∙

BÜLTEN SAYISI

∙

PREMIUM'A ÖZEL

🛤️ Şehrin kültür merkezi: İstasyon

Şehrin hafıza, kültür, ekonomi, ulaşım ve bağlantı duraklarından belki de en önemlisi: İstasyonlar. İzmit’ten Haydarpaşa’ya uzanan demiryolu üzerinde Kızıltoprak-Bostancı hattındayız bugün.

11 Ara 2022

İBB Kültür AŞ ile birlikte
🛤️ Şehrin kültür merkezi: İstasyon

YAZARLAR

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

İLGİLİ OKUMALAR

SoliSoli
∙

HİKAYE

Dünyanın ayakta kalan en eski kütüphanesi Biblioteca Capitolare'den notlar: 'Dante gibi ortasındayım zamanın'

Verona’daki Biblioteca Capitolare, 1.500 yılı aşkın geçmişiyle dünyanın hâlâ faaliyet gösteren en eski kütüphanesi kabul ediliyor. 517 tarihli elyazmalarından silinip yeniden ortaya çıkan metinlere uzanan koleksiyon, yalnızca yazının tarihine değil, kitapların yüzyıllar boyunca nasıl korunduğuna da ışık tutuyor.

Gülşen İşeri

·

25 Eki 2026

Dünyanın ayakta kalan en eski kütüphanesi Biblioteca Capitolare'den notlar: 'Dante gibi ortasındayım zamanın'
SoliSoli
∙

HİKAYE

Klişelerden uzak Reykjavík turu: Bir günde 10 yerel durak

Dünyanın en kuzeydeki başkentlerinden biri olan Reykjavík, adaya adım atan gezginler için genelde yalnızca bir konaklama noktası ya da doğa turlarına geçiş güzergahı olarak görülüyor. Oysa şehir; insan ölçeği, özgün mimari yapısı ve kamusal alan kullanımıyla adadaki yaşam kültürünün en somut özetini sunuyor. Üstelik “buralı olmanın” ve adadaki gündelik hayatın izlerini sürmek isteyenlere karşı da son derece cömert. Kentin 10 yerel durağını bir güne sığdırmak isteyenler için bir rehber.

Uraz Kaspar

·

20 Eki 2026

Klişelerden uzak Reykjavík turu: Bir günde 10 yerel durak
SoliSoli
∙

HİKAYE

'Coğrafi Rezonans Hattı'nda dijital göçebelik: Kaçtığımız şey gerçekten yaşadığımız yer mi?

Bali’den Koh Phangan’a, Goa’dan Tulum’a uzanan görünmez hatta “Coğrafi Rezonans Hattı” demek gerek belki. Burası insanların kaybettikleri ritmi yeniden bulmaya çalıştıkları bir dolaşım ağı. Fakat bir süre sonra başka bir şey fark ediliyor: İnsanlar rezonansı bulamıyor, onu bir ülkeden diğerine taşıyor sadece. Bu yüzden Coğrafi Rezonans Hattı bir çözüm haritasından çok, bir semptom haritası.

'Coğrafi Rezonans Hattı'nda dijital göçebelik: Kaçtığımız şey gerçekten yaşadığımız yer mi?
SoliSoli
∙

HİKAYE

Devir deneyim devri: Etkinlik ekonomisi kent hayatını nasıl etkiliyor?

Etkinlikler, şehrin farklı aktörlerini buluşturan, boş alanları görünür kılan, mahallelerin hikayesini değiştiren ve ekonomik hareket yaratan; üstelik bütün bunları ölçülebilir ve programlanabilir bir yapıya dönüştüren kullanışlı formatlar. Ancak bir şehrin “etkinlik sahnesi” olarak tasarlanması, her zaman doğru cevabı vermiyor. Etkinlik bittiğinde geriye ne kalıyor? Yaratılan değer, kültürel ekosistemin yanı sıra kamusal alanlara erişime, yerel işletmelere ve mahallelerin gündelik yaşamına da katkıda bulunuyor mu?

Elif Bayram

·

13 Eki 2026

Devir deneyim devri: Etkinlik ekonomisi kent hayatını nasıl etkiliyor?
SoliSoli
∙

HİKAYE

Hayalî etkinlikler, sahte manzaralar, on yıllık antik tiyatrolar: Turizmde sahtecilik nasıl yükseliyor?

İtalya'da sıfırdan inşa ettiği sözde 2.000 yıllık amfitiyatroya giriş için ziyaretçilerden 40 avroya kadar ücret alan 69 yaşındaki Franco Malosso 28 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu akıl almaz olaydan hareketle yapay zeka halüsinasyonları sonucu yaygınlaşan, var olmayan turizm atraksiyonlarını inceledik.

Deniz Aytekin

·

11 Eki 2026

Hayalî etkinlikler, sahte manzaralar, on yıllık antik tiyatrolar: Turizmde sahtecilik nasıl yükseliyor?