

İstanbul Tarihî Yarımada model Sergisi Miniatürk’te İstanbul Tarihî Yarımada model Sergisi Nedir? Sergi . İBB Kültür AŞ ve ModelPort iş birliğinde hazırlanan İstanbul Tarihî Yarımada model Sergisi , on bini aşkın tarihî figürün 1/87 oranında küçültülmüş hâliyle ziyaretçilerini bekliyor. Nerede? Sergi, Sütlüce’deki Miniatürk ’ün girişinde yer alıyor. Neden gitmeli? Dünyanın en eski yerleşim bölgelerinden olan Tarihî Yarımada’nın 17. yüzyıldan 19. yüzyıla uzanan hikâyesinin aslına sadık kalınarak modellendirildiği İstanbul Tarihî Yarımada model Sergisi , 400 yıl öncesinin tarihî yapılarına, sosyal hayatına ve tarihe geçen olaylarına yeniden hayat veriyor. Neler var? 50 bin LED ışığın yanı sıra yüzlerce insan, at arabası, yangınlar, meşaleler ve dumanları tüten bacalar gibi hareketli figürden oluşan sergi; At Meydanı ’ndan Darphane-i Amire ’ye, Sultanahmet Camii ’nden Topkapı Sarayı Fil Bahçesi ’ne kadar pek çok mekânın modeline ev sahipliği yapıyor. İstanbul Tarihî Yarımada model Sergisi hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilir, sergi için Miniatürk ’ü ziyaret edebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü sonrası Sosyal Ekonomi alanında yüksek lisans için gittiği Norveç’te fotoğrafa yöneldi. 1998’de Türkiye’nin ilk kapsamlı dijital fotoğraf stüdyosunun kuruluşunda fotoğraf ve reklam yönetmeniydi. 2009’dan beri de Koç Üniversitesi Medya ve Görsel Sanatlar Bölümü’nde (MAVA) fotoğraf üzerine dersler veriyor. Öğrencilerin ufkunu açmasıyla bilinen Laleper Aytek’in aradığı tek şey; hayattan parçalar.
Önce gözüne ilişen sonra yerleşen; yüzüne, yüzlere ve izlere bakan sanatçı; soru soran, sorgulayan, araştıran ve boşluğa düşmekten korkmayan herkesin elinden tutar. Onunlayken 5 dakikalık konuşmalar saatleri, günleri, yılları bulur. Hayatı olduğu gibi kabul eder ve karşısındakine de olduğu gibi göstermeye çalışır.

Laleper Aytek bu fotoğrafı fujifilm XT 30II kamera ve XF 16 mm F/2.8 objektifle çekti.
Fotoğraflarına hiçbir zaman isim vermiyor. Görüntünün izleyiciye söylediği, hissettirdiği yahut söyle[ye]mediği ve hissettir[e]mediği kadar olduğunu düşünen sanatçının bu fotoğrafının da ismi “isimsiz/untitled”.
Laleper Aytek'ten fotoğrafla ilişkisine dair:
“Uzun yıllar otoportre çekmekten galiba uzak durdum ama son dönemde kendimi de şaşırtarak, dış mekânlarda otoportre çekimleri yapıyorum. Geçtiğimiz ağustos ayında Mordoğan’da, tamamen tesadüfen, bir arkadaşımın ‘Gel sana bir de tepelik alanı göstereyim’ dediği ve ancak çok sağlam bir arazi cipiyle çıkılan yere gitmiştik. Rüzgârlı, keçi sürülerinin olduğu bu yerde uzaktan dallara takılmış bir büyük poşeti fark ettim, ne olduğunu sorduğumda ‘korkuluk’ olduğunu söylediler. Korkuluğa yakınlaştım ve karşı karşıya geldiğimizde ben de korkuluğa dahil olmuştum.”
Görüntünün göstermek istediğiyle hissettirmek istediği arasındaki mücadele
“İsveçli fotoğrafçı Anders Petersen’in siyah beyazla ilgili şu yorumu bence siyah beyaz ve fotoğraf ilişkisini çok güzel özetliyor: “You put your own colors in black and white” (Siyah beyaza fotoğrafçı kendi renklerini koyar/katar.) Aynı şeyi bir fotoğrafçı olarak renkli fotoğrafta da yaparsınız, yapabilirsiniz ve yapmalısınız da. Ama siyah beyaz galiba görüntünün, konunun, mesele ya da sorunun içinden bir yerden cevap arıyor sanki. Rengin göz alıcılığı geri plana çekiliyor ve görüntünün göstermek istediğiyle hissettirmek istediği arasındaki mücadelede siyah beyazın belki daha derinleştirici bir etkisi ve/ya gücü olabilir.”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Rota: 13 dakikada Sirkeci. Mahalleli: Laleper Aytek. Müdavim: Hayyam Pasajı.
13 Nis 2023

YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Miuccia Prada ve Raf Simons’ın 2027 İlkbahar/Yaz koleksiyonu, yeniden eteğe dönüyor. Moda sürekli yeniyi talep ederken Miuccia Prada’nın gücü, geçmişini reddetmeden değişebilmesinde yatıyor. Yıllar önce kurduğu bir fikri bugün yeniden yorumlayabilmesi, yaratıcılıkla tutarlılığın birbirine engel olmadığını; aksine aynı çizgiyi koruyarak da sürekli yenilenmenin mümkün olduğunu gösteriyor.

George Lucas’ın 1970’lerden itibaren toplamaya başladığı sanat eserleri ile Mellody Hobson’ın koleksiyonunun biraraya gelmesiyle oluşan Lucas Museum of Narrative Art, 20 yıllık bekleyişin ardından Los Angeles’taki Exposition Park’ta ziyarete açıldı. Açılıştan hareketle dünyanın dört bir yanındaki film müzelerini keşfediyoruz.

Adana’nın Dilekkaya köyünde Şükriye Arıkanlı, her sabah eline süpürgesini ve plastik hortumunu alıp aile evinin avlusundaki Roma lahitlerini temizliyor. Bu, annesi Hatun Dilci ile babası Amber Dilci’nin definecilere karşı tüfekle koruduğu Anavarza Antik Kenti için onlarca yıldır süren bir aile nöbetinin bugünkü hâli. Yaşar Kemal’in de bir dönem konuk olduğu bu evde gerçek, efsane ve binlerce yıllık tarih iç içe yaşarken Şükriye Hanım’ın aklında artık başka bir soru var: Gençlerin terk ettiği köyde, kendisinden sonra Anavarza’ya kim sahip çıkacak?

Dünyadaki en iyi barları 2009 yılından beri sıralayan The World’s 50 Best Bar listesi Michelin Guide, Gault & Millau ve La Liste gibi rehberlerden çok daha ulaşılabilir, özelleştirilmiş lüks bir deneyim sunuyor. Fransa, Güney Kore, İtalya, Arnavutluk'tan bu listeye giren dört bar...

25 yıldır Boğaz’ın rüzgarını yarışın parçası yapan Bosphorus Cup’ın kurucusu Orhan Refik Gorbon ile İstanbul’un denizle ilişkisini ve yelken kültürünün değişen yüzünü konuştuk. İki kıta arasında geçen bu hikayede, bir şehrin denizle kurduğu bağın nasıl bir yarışa dönüştüğünü dinledik.



