Midilli'de nerede yenir? Tavernalar ve restoranlar

Midilli'de iyi yemeğin peşine düşmeye pek gerek kalmıyor. Çünkü iyi yemek zaten her köy meydanında, her balıkçı limanında sizi bekliyor. Yine de adayı dört bölgeye ayırıp masamızı en sağlam kurduğumuz adresleri paylaşalım. Hepsi yaz sezonu boyunca açık; çoğu küçük aile işletmesi olduğundan akşam yemekleri için aramaktan çekinmeyin.
Molyvos ve Petra
Adanın kuzeyindeki Molyvos, taş konakları, kalesi ve minicik balıkçı limanıyla Midilli'nin kartpostalı. Hemen güneyindeki Petra ise uzun kumsalı ve meydanındaki dev bir kaya üzerine kurulu kilisesiyle daha sakin bir üs.

Molyvos Limanı. Tavernaların teknelerin dibinde. Fotoğraf: Rosa-Maria Rinkl.
- Molyvos Stars (Molyvos, yukarı kasaba): Kasabanın tepesine yalnızca yürüyerek çıkılan bu küçük aile tavernası, Molyvos'ta günbatımının sembol adresi. Teras dosdoğru Ege'ye bakıyor; masada ızgara ahtapot, kabak çiçeği dolması ve ağır ateşte pişen güveçler var. Ana yemekler 9-18 avro bandında; gün batımı masaları için önceden arayın: +30 22530 71197.
- Blue Fox (Molyvos, çarşı): Asma gölgeli çarşı sokağındaki bu aile tatlıcısında her şey ev yapımı; limonlu tartı çok övülüyor. Yaz aylarında menüye pizzalar da ekleniyor. Terasında kiremit çatıların üzerinden denize bakarak verilen dondurma molası, Molyvos yokuşlarının en tatlı ödülü. Tatlılar 3-9 avro.
- Petra Kadın Kooperatifi (Petra, ana meydan, üst kat): 1983'te 24 kadının kurduğu, Yunanistan'ın ilk kadın kooperatifi. Tarifler büyükannelerden; musakka, yaprak sarma ve peynirli kabak çiçeği kızartması ev yemeğinin ta kendisi. Tabelası Yunanca ve giriş çarşı sokağından üst kata; bulmak işin cilvesi. Ana yemekler 7-12 avro.
- O Gavrilos (Petra'ya 5 km, Kalloni yolu üzeri): Köyde değil, yol kenarında; turistlerden çok yerlilerin popüler lezzet durağı. 1997'den beri aynı ailenin elinde olan bu ızgaracının zeytin ağaçlı terası Petra'ya ve denize bakıyor, güneş terasın tam karşısından batıyor. Yerel sürülerden gelen kuzu pirzola erkenden bitebiliyor. Akşam için mutlaka rezervasyon yapmalı: +30 22530 91500. Ana yemekler 10-16 avro.
Mytilene ve çevresi
Adanın başkenti Mytilene'nin lezzet durakları feribottan indiğiniz anda başlıyor. Liman gerisindeki Ermou caddesi boyunca eski Osmanlı mahallesi Epano Skala'ya doğru yürüyün; yol üstünde adanın en eski masaları sizi bekliyor.
- Ermis (Mytilene, Kornarou 2, Epano Skala): 1800'den beri aralıksız çalışan, Yunanistan'ın en eski kahvehanesi. Osmanlı döneminde Türk kahvehanesi olarak açılmış; 1922 mübadelesinde Anadolu'dan gelen Spanoudakis ailesine geçmiş, duvarda Yunanca-Arapça eski fiyat listesi hâlâ asılı. Bugün on beş çeşit ouzo, geleneksel mezeler ve kabak çiçeği dolmasıyla bir kahvehane-ouzeri. Ouzo ve birkaç mezeyle hesap 10-20 avroyu geçmiyor. Midilli'de tek bir masaya oturacaksanız, o masa burada.

Mytilene Rıhtımı ve Agios Therapon kilisesinin kubbesi. Fotoğraf: Ggia.
- To Kastro (Mytilene, Ermou 326): Kalenin arka kısmında, eski zaman denizci tavernası havasında bir ouzeri. Şarap soslu ahtapot ve imam bayıldı öne çıkıyor; sahibi Yorgos on yıl sihirbazlık yapmış, hesap gelmeden masada bir iki numara görme ihtimaliniz yüksek. Türkçe menü var ve lezzetine göre şaşırtıcı derecede ucuz: 12-20 avro.
- Efkaliptos (Panagiouda limanı, Mytilene'nin 5 km kuzeyi): 1995'ten beri Panagiouda'nın küçük balıkçı limanında, masaları suyun dibinde bir balık tavernası. Sirkede pişirilmiş ahtapot ve günün balığı klasikleri; 15-25 avro. Son dönemde kalabalık akşamlarda eski sakinliğini yitirdiğini söyleyenler var; öğle saatlerinde gidin.
Plomari ve Agiassos
Güney kıyısının başkenti Plomari; dağdaki Agiassos ise kestane ormanlarının ortasında, kendi dilinde konuşan bir masal köyü. İkisi arasındaki virajlı yol bile başlı başına bir gezinti.
- Seven Seas (Plomari, liman şeridi): Plomari'nin en iyi balık masası diye anılan, mutfağında bizzat sahiplerinin durduğu küçük bir aile tavernası. Masalar balıkçı teknelerine bakıyor; ızgara karides, şarap soslu ahtapot ahtapot ve kalamar favoriler. Porsiyonlar büyük, yer az, talep çok; akşam için rezervasyon şart: +30 2252 033016. Kişi başı 15-25 avro.

Agiassos'ta Panagia Vrefokratousa kilisesinin avlusu. Fotoğraf: Dimitris Eleftheriou.
- To Stavri (Agiassos, Ethnikis Antistasis): Köyün "Stavri" mevkiindeki bu kafeneio-taverna, Agiassos'un buluşma noktası. Masalar sokağın karşısında büyük bir ağacın altına kuruluyor. Duvarlarda köyün kendi ağzıyla yazılmış el yazması vecizeler, tabakta yengeç salatası, yöresel peynirler, yabani kuşkonmazlı omlet... Ouzo dahil 10-20 avroya kalkıyorsunuz.
Kalloni Körfezi ve batı
Adanın ortasındaki Kalloni Körfezi, Yunanistan'ın en iyi sardalyasının evi; batı ucu ise taşlaşmış ormanın ve Sappho'nun toprakları. Yol uzun ama masalar buna değer.
- Psarotaverna tou Chontrou (Apothika koyu, Agra iskelesi): Kalloni Körfezi'nin kuzeybatı kıyısında, haritada zor bulunan minicik bir balıkçı koyunda, teknelerin hemen dibinde birkaç masa. Körfezin sardalyası buradan taze çıkıyor; "adanın en iyisi" diyen az ama tutkulu bir müdavim kitlesi var. Küçük ve mevsimlik bir yer; yola çıkmadan açık olduğunu teyit edin.

Skala Kallonis'te akşamüstü; sardalyanın anavatanı. Fotoğraf: Kaloniatis.
- Remezzo (Sigri, liman üstü): Sigri limanına yukarıdan bakan terasıyla batı ucunun en iddialı balık masası. Girişte yüz kadar ıstakozun yüzdüğü dev bir tank karşılıyor; ıstakozlu makarna buranın imzası. Karşınızda Osmanlı kalesi, tabakta ızgara sardalya; kişi başı 15 avrodan başlıyor.
- Aigaio (Skala Eresou, sahil şeridi): Neredeyse 30 yıldır aynı ailenin işlettiği bu tavernanın sahibi Theo zıpkıncı; günün avını annesi pişiriyor. Masalar kumsalın üstünde, gün batımı karşınızda. Kalamar, karides, bezelye fava ve geniş bir meze listesi var. Kişi başı 15-25 avro.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Ayvalık'tan 45 dakikada varılan adanın eksiksiz gastrorehberi: Nerede yenir, nerede kalınır, nerede ouzo içilir?
13 Ağu 2026

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.
26 Eyl 2026

Dışarıdan bakıldığında şarap kültürü ve turizmiyle, hatta biraz romantize edilmiş bir Fransız şarap imgesiyle özdeşleşen Beaujolais’nin, içeriden bakıldığında nasıl bir emek, iklim ve aile ekonomisi üzerine kurulduğunu Ceren Aral Desnos, bir beyaz yakalı olarak deneyimlediği bir günlük bağbozumu üzerinden anlatıyor.

Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.

Yunanistan’ın küçük Kiklad adalarından Sifnos, yerel ürünleri, geleneksel yemekleri ve son 15 yılda açılan şef restoranlarıyla ülkenin öne çıkan gastronomi duraklarından birine dönüştü. Adada nohut, peynir, kapari, kekik balı ve balık gibi ürünler hem geleneksel tavernaların hem de yeni nesil restoranların menülerinde yer buluyor. Seramikçilik gibi yüzyıllardır süren zanaatlar yemek kültürünün bir parçası olmaya devam ederken farklı ülkelerden şeflerle yapılan işbirlikleri de Sifnos mutfağını yeni tatlara ve tekniklere açıyor.

Bir zamanlar bir hayatta kalma becerisi olan foraging, bugün fine dining'in, wellness kültürünün ve sosyal medyanın ilgi alanında. Bu geri dönüş, insanın doğadan yeniden beslenmesinden çok, doğayla kopmuş ilişkisinin farkına varmasıyla ilgili olabilir.




