Norveç, yabani somonu tehdit eden balık çiftliklerine yasak getirmeyeceğini açıkladı


Buselik, 14 Şubat’ta aşkı ve lezzeti buluşturuyor
Buselik , geleneksel meyhane kültürünü modern dokunuşlarla harmanlayan lezzetli mezeleri, sıcak atmosferi ve özlenen şarkılarla dolu keyifli müziğiyle, Sevgililer Günü’nü unutulmaz kılmak isteyenleri bekliyor. Buselik; İstanbul, Çorlu,…
Daha fazlasını öğren →
İklim krizinin yanı sıra Norveç'in 1,2 milyon ton yıllık ihracatla dünyanın en büyük çiftlik somonu üreticisi olması da yabani somon nüfusunun azalmasında etkili. Çiftlikten kaçan balıklar ve deniz biti gibi parazitlerin artışı geçen yaz 33 nehrin somon avına kapatılmasına yol açtı.
Hükümetin yaklaşımında üretim ve çevre dengesi: Norveç Çevre Bakanı Andreas Bjelland Eriksen, hedeflerinin endüstriyel üretimi teşvik ederken çevre kirliliğini "kabul edilebilir seviyeye" indirmek olduğunu söyledi. 2024’ün yabani somon için son derece kötü bir yıl olduğunu belirten Eriksen, 2023 ve 2021'in de benzer şekilde kötü geçtiğini ve doğanın artık insan faaliyetlerini kaldıramadığını vurguladı.
Açık deniz çiftliklerine devam: Bakan, balık çiftliklerinin yasaklanmayacağını belirterek önemli olanın gıda üretimini sürdürülebilir hâle getirmek olduğunu ifade etti. Çevreyi olumsuz etkileyen faktörlerin kontrol altına alınması gerektiğini belirten Eriksen, üretimi teşvik ederken yabani somon stoklarını tehlikeye atmayacak bir kirlilik seviyesi belirlemenin esas hedef olduğunu söyledi.
Yeni avlanma kısıtlamaları: Finnmark bölgesindeki üç fiyort ve 42 nehirde avlanmaya sınırlamalar getirilmesi planlanıyor. Bakanlık, çiftlik balıkçılığını yasaklamak yerine "kabul edilebilir" bir kirlilik seviyesini belirlemeyi amaçlıyor. Eriksen, bazı bölgelerde bu seviyenin sıfır olabileceğini de dile getirdi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
The World’s 50 Best Restaurants listesinin Ortadoğu ve Kuzey Afrika 2025 seçkisi açıklandı. Türkiye'de bilim insanları, bitki bazlı protein geliştirmeye başladı. Balkan ülkelerinde gıda enflasyonuna karşı yürütülen boykotlar devam ediyor.
05 Şub 2025

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.




