OECD işsizlik oranı rekor düşük seviyelerde

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), mart ayına ilişkin işsizlik oranı güncellemesini yayımladı. Yayımlanan verilere göre mart ayında 38 OECE üyesinin işsizlik oranı ortalaması bir değişim göstermeyerek %4,8'de sabitlendi ve 2001 yılından bu yana kaydedilen en düşük seviyede kalmaya devam etti.
Mart ayında 15 OECD ülkesinin işsizlik oranında bir değişim yaşanmazken, 14 ülkenin işsizlik oranı aşağı yönlü, 5 ülkenin ise yukarı yönlü hareket gösterdi. Birlik üyelerinin genç işsizlik oranı ortalaması ise %10,5 ile 2005'ten bu yana en düşük seviyelerde seyretmeye devam ediyor.
OECD güncelleme ile birlikte üye ülkelerin işsizlik oranlarının gösterildiği bir tablo da yayımladı. Tabloda yer alan verilere göre Türkiye, %10,0 ile en yüksek işsizlik oranına sahip beşinci OECD ülkesi oldu. Sıralamada Türkiye'nin ardından Kolombiya, Kosta Rika, Yunanistan ve İspanya geliyor. Üye ülkeler arasında en düşük işsizlik oranıysa %2,6 ile Çekya'da kaydedildi.

Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Politik arenada taşlar yerine otururken piyasalarda dalgalı seyir devam ediyor.
23 May 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın New York ziyareti kapsamında 21-23 Eylül’de düzenlenen Türkiye Yatırım Konferansı’nda ekonomi yönetimi, Amerikan şirketlerini Türkiye’de enerji ve yüksek teknoloji yatırımları yapmaya çağırdı. Peki sunulan planların detaylarında neler yer aldı?

Bu hafta veri akışının yanı sıra merkez bankalarının toplantı tutanakları da yakından izlenecek. Yurt içinde Eylül ayı enflasyonu, Hazine nakit dengesi ve sanayi üretimi öne çıkarken, yurt dışında ABD ISM hizmet PMI, Fed ve ECB toplantı tutanakları, Almanya sanayi üretimi ve Michigan tüketici güven endeksi ön planda.
05 Eki 2026

İçeride sermaye piyasalarında yaşanan kayıpların servet etkisi ve iç talep üzerindeki olası sonuçları tartışılırken, dışarıda tahvil faizlerindeki yükseliş finansal sistem açısından daha geniş bir risk alanı yaratıyor. Altın, konut ve faiz getirileriyle son yıllarda büyüyen hanehalkı serveti, fon kaynaklı kayıpların makroekonomik etkisini kısmen sınırlayabilir. Küresel tarafta ise yüksek kamu borcu, güçlü talep ve uzun vadeli faizler yılın son çeyreğinde piyasaların yönünü belirleyecek temel başlıklar olmaya devam edecek.

Fon piyasasında yaşanan son gelişmeler, finansal denetimin yanında kurumların niteliği ve karar alma süreçleri üzerine de yeniden düşünmeyi gerektiriyor. Liyakat, şeffaflık ve kurumsal kapasite zayıfladığında sorunlar zaman içinde birikiyor ve sistemin hata üretme ihtimali artıyor. Son yaşananlar da örgütlü vasatlık kavramının ekonomi ve kurumlar açısından ne ifade ettiğini tartışmak için önemli bir örnek sunuyor.

Çok boyutlu bir sarsıntıya borsa manipülasyonu sermaye piyasası araçları, TEFAS fonları ve manipülatif hisse hareketleriyle yapıldı. Skandalın merkezindeki portföy yönetim şirketleri halka açıklık oranı ve işlem hacmi sığ hisselerde karşılıklı işlemlerle yapay fiyat oluşturdu. SPK’nın 28 Ağustos kararları sonrası likidite sıkışıklığı yaşandı, yatırımcılar parasını çekmek isteyince fonlar temerrüde düştü. Krizin borsa boyutunu uzmanlara sorduk.



