OECD'nin borçlanma görünümü

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Devlet Borçlanma Görünümü 2023 raporunu yayımladı. Raporda yer alan bulgulara göre OECD ülkelerinin borçlanma ihtiyaçları 2022 yılında, Covid-19 pandemisinin patlak verdiği 2020 yılına kıyasla %20'den fazla azalış gösterdi. Aynı dönemde dış borç/GSYH konusunda OECD ortalaması ise %88'lik zirve seviyeden %83'e geriledi.
Fakat yine raporda yer alan bilgilere göre borçlanma ve borç seviyeleri, gerileme eğilimlerine rağmen pandemi öncesi seviyelere kıyasla önemli ölçüde yüksek seviyelerde seyretmeye devam etti. 2022'de OECD ülkelerinin borçlanma ihtiyacı 2011-2019 ortalamasının %43 üzerinde gerçekleşti ve dış borç/GSYH oranı gerileme eğilimine rağmen salgın öncesi seviyenin yaklaşık 10 puan üzerinde yer aldı.
Raporda, 23 trilyon USD'lik OECD pazarlanabilir borcunun neredeyse yarısının vadesinin 3 yıl içinde dolmakta olduğu ve yakın zamanda ödenmesi gereken bu borcun hükümetleri büyük mâli kısıtlamalarla karşı karşıya bırakacağı da ifade edildi.
Raporda ayrıca OECD ülkelerinin borçlanma maliyetlerinin 2021 yılına kıyasla kısa vadede neredeyse üç kat arttığı ve artmaya da devam edecek gibi göründüğü, bunun da pek çok ülkenin önümüzdeki yıllarda bütçelerinin daha büyük bir kısmını borç servisi için harcamasını gerektireceği belirtildi.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, "2023 yılı, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı başlattığı saldırı savaşının mali ve ekonomik yansımalarının da etkisiyle, yeni gerçeklere ve hızla gelişen piyasa ortamına uyum sağlayan devlet ihraççıları için uzun ve elverişli finansman koşulları döneminin sonuna işaret ediyor" ifadelerini kullandı.
👉 Öte yandan: Raporda sürdürülebilir devlet tahvillerinin durumuna da değinilerek bu tür tahvillerinin toplam stokunun 325 milyar USD'yi aştığı ve tahvillerin %75'inin iklim ve çevre projelerine odaklanmış olduğu ifade edildi. 2022'de on ve 2023'ün ilk çeyreğinde dört yeni ülkenin sürdürülebilir tahvil ihracı yaptığı belirtilerek, bu tür araçları ihraç eden ülkelerin sayısının artmakta olduğu vurgulandı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Politik arenada taşlar yerine otururken piyasalarda dalgalı seyir devam ediyor.
23 May 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Piyasalardaki iştah ve enerji, yoğun sermaye harcaması, bol sermaye ve rekabetçi büyüme arzusuyla öne çıkan Reagan dönemi 1980'ler, 1998-99 ve 2004-06 yıllarını andırıyor.

Ortaya çıkan tablo, daha az konuşan ancak şeffaflıktan ödün vermeyen, iletişimini daha sade metinlerle kuran, piyasaya daha az yönlendirme yapan fakat hedefleri konusunda daha kararlı ve kurumsal açıdan daha disiplinli bir merkez bankası modeline işaret ediyor.

Türkiye'nin en büyük dış ticaret fazlası veren sanayi kollarından tekstil ve hazır giyim sektörü, 2025 yılını 26,2 milyar dolarlık ihracatla kapattı. Doğrudan 845 bin, dolaylı etkileriyle birlikte yaklaşık 2 milyon kişiye istihdam sağlayan sektör, 2022'de ulaştığı zirveden bu yana tarihinin en sert daralmalarından birini yaşıyor. Konuyla ilgili sunum yapan TGSD yönetimi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na sunulan üç aşamalı strateji haritasının ayrıntılarını paylaştı.

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda veri akışı güçlü. Yurt içinde Fitch değerlendirmesi ve cari denge, yurt dışında ise ABD TÜFE ön planda olacak.
13 Tem 2026

Küresel ekonomide bir taraftan savaşın yarattığı belirsizliği ve bunun başta petrol ve altın fiyatları olmak üzere finansal piyasalardaki yansımalarını izlerken, diğer taraftan özellikle yapay zeka alanında yaşanan olağanüstü teknolojik gelişmelerin önümüzdeki dönemde ekonomik hayata nasıl yansıyacağını anlamaya çalışan bir piyasa dinamiğiyle karşı karşıyayız.



