

#TekEfsane
Daha fazlasını öğren →
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
Asmalı’yı evi bellemiş, ayrılmak zorunda kalsa da ilk fırsatta dönen, dönmenin yolunu arayan, Asmalı'ya gönülden bağlı kalanlarla mahalle dünü, bugünü ve kurulacak yarını hakkında. Fotoğraflar: Deniz Sabuncu
Mustafa Arslantunalı: 1999'un sonu, 2000'in başı galiba, o zamanki belediye Nevizade’yi kapatmaya çalışıyor, şehir merkezinde içilmesini önlemek istiyordu. Mesela Mis Sokak’ta dışarıya tek bir sandalye bile konamıyordu, sokak sanatçıları yasaktı. Sonra 2001 krizi oldu, bu sefer esnaf parasızlıktan dışarıya masa koymaya başladı. Tünel’deki dükkânlar bir bir el değiştirdi. Ve Beyoğlu, Asmalı böylece değişti. Bugün Asmalı, herkesin kolaylıkla gelebileceği bir yer. Turistik mahalle olmasının getirisi olarak akşamları ıssız ve boş, gündüzse anonim. Otelleşmeyle birlikte mahallelisinin yavaş yavaş göç ettiği ve bir avuç kaldığı sokakların toplamı bugün Asmalı’nın esas ruhu, esansı. Neyse ki hâlâ Asmalı’nın meyhaneleri varlığını sürdürüyor.
Mustafa, K24 editörü
Zeynep Uzel: Helvetia eskiden bir İsviçre Birahanesi’ymiş. Ortağım Müferra’nın arka sokak Jurnal’de dükkânı vardı, sonrasında burayı bulduk, o günden beri de mahalleliyle burada toplaşıyoruz. Müdavimlerinin de etkisiyle artık Helvetia boş masalarda birbirini tanımayan insanların, uzun zamandır denk gelemeyen dostların buluşma noktası. Oluşan bu birlikteliğin ana nedeni; gelenlerin dükkânı sahiplenişi ve samimiyeti. Asmalı; kültür ve eğlencenin merkezi. New York’ta SOHO ne demekse İstanbul’da da Asmalı o. Eskiden Babylon vardı mesela sonra Salon, konserler, sergiler. Hepsi bir araya gelince de yıllar geçse de vazgeçilemeyen bu mahalleyi oluşturdu, oluşturuyor. Mekânlar gibi müdavimler de dönemsel sirkülasyona sahip burada. Gezi Parkı, patlamalar gibi toplumsal olaylarla mahallenin yüzü sürekli değişiyor. Bir başka Asmalı yok.
Zeynep, Helvetia kurucu ortağı

Asmalı'da
Bengi Oya: Beni buraya getiren her şeyden önce işime yakınlığı, herhangi bir ulaşım aracına binmeden sabah ofise, akşam en sevdiğim restorandan çıkınca evime salına salına yürüyerek varabilme lüksü. Zamanın güzelliği bana kalıyor bu durumda. İnsani bir ölçekte adımlayabildiğin bir şehir deneyimi bu üçgen. Terkedilmiş olduğunu düşünmüyorum Asmalı’nın. Belli bir kesim uzaklaşmış olabilir. Ama hâlâ bir sürü insanın ortak adresi. Değişen figürasyon gelir geçer, kimlerden oluştuğuna takılmamak lazım, takılıyorsak o figürasyonla neden bir derdimiz var ona bakabiliriz. Neyi çağrıştırıyor da rahatsızlık veriyor, de ki veriyor, terkedince göz görmeyince geçiyor mu o rahatsızlık? Asmalı bütün tevazusuyla yerli yerinde duruyor benim gördüğüm. Gelene geçene pek aldırdığını da düşünmüyorum. Gelenin geçeceği biliniyor. Hem ışığı çok güzel buraların. Sesler, kokular, sabah saatleri ayrı gün batımı ayrı güzel. Esnafı da. Engin Usta’nın dönerci dükkânı yanımda. Cavit Abi’nin restoranı, Müf’le Zeynep’in Helvetia’sı da.
Bengi, yazar, Asmalılı
Anıl Yazgan: Asmalı Mescit’ten önce Nişantaşı ve Kuruçeşme’deydik. Oradaki müdavimlerimizle çoğalarak şimdi mahalledeyiz. Asmalı Mescit’te oturuyorum şu an, mahalleliyim de bir yandan. Buraya kayıtlı yaklaşık 300-400 kişi var, bir kısmı da yurtdışında yaşıyor. Mahallenin yaşayanı az olunca herkes birbirini tanıyor, esnaf iş birliği yapıyor, diğer yerlere göre daha yoğun bir kenetlenmeye sebep oluyor Asmalılı olmak. Galatasaray Lisesi’ninden buraya kadar olan kısım daha çok otellerin semti gibi; The Marmara, Pera Palace, Soho House. Buradaki otellerin misafirleri aslında bizim de hedef kitlemiz. 6 yıldır Asmalılıyız ve çevre mahallelerden ne kadar geliniyorsa en az o kadar da otellerden geliniyor diyebiliirim. Genç kitle, eskiden beri mahalleli olanlar, hâlâ eğlenmeyi seven kendi dönemimizin buluşma noktası Asmalı. Bu çok kültürlü yapı da temelde Corridor’un kaldırımlara taşabilmesinin, mahalleyle iç içe olabilmesinin önünü açıyor aslında.
Anıl, Corridor ortağı
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Beyrut'ta barlar bazı bölgelerde, özellikle şehrin kuzeyinde yaşayan Hıristiyan mahallelerinde yoğunlaşıyor. Onun dışında şehrin her tarafına saçılmış ufak tefek barlar var. Bunların bazıları İtalya’daki tabacheria'lara benzeyen; kahve, sigara ve alkollü içkiler satan ufak büfelerken maalesef günümüzde kapalı olsa da 2016 ve 2018 yıllarında dünyanın en iyi 50 barı arasında seçilen Central Station Bar gibi yerlere de ev sahipliği yapıyor.

Portekiz'deki Buçaco Ulusal Ormanı, Uluslararası Şifa Ormanları Sertifikasyon Ofisi tarafından dünyanın dördüncü şifa ormanı seçildi. 6. yüzyılda keşişlerin bölgeye yerleşmesinden beri korunan Buçaco egzotik biyoçeşitliliği, terapötik unsurları ve etrafını saran tarihî surlar sayesinde koruduğu dinginliğiyle öne çıkıyor. Peki dünyadaki diğer üç şifa ormanı nerelerde ve bir doğal alanın şifa ormanı ilan edilmesi için hangi özelliklere sahip olması gerekiyor?

Müze biletinden akşam içilecek biraya, bavula konacak kıyafetten gün içinde kullanılacak tuvalete kadar seyahatin neredeyse her anını önceden planlamak mümkün. Popüler destinasyonların rezervasyon zorunlulukları ve seyahat uygulamaları spontane tatili giderek zorlaştırırken, genç gezginlerin %70’inden fazlası etkinliklerini ulaşım ve konaklamayla aynı anda ya da daha önce ayarlıyor. Park yerinden temiz tuvaletlere, bira bahçelerinden yürüyüş rotalarına rehber niteliğindeki seyahat uygulamalarını inceledik.

Yaz tatilleri yalnızca deniz, kum ve gün batımından ibaret değil. Kıvrımlı yolları, tepelerin ardında açılan panoramik manzaraları, tarihî yapıları, doğa koruma alanları ve sahil rotalarıyla Avrupa’nın bazı adaları, direksiyon başında yavaşlamayı sevenler için eşsiz bir keşif deneyimi sunuyor. Farklı beklentilere göre roadtrip yapmaya en uygun Avrupa adaları…

Tarih boyunca siyasi mültecilerin ve savaşın parçası olmak istemeyen entelektüellerin yuvası hâline gelen Zürih'te Fransız likörlerinden "boivre et vivre" mottosuyla yapılan kokteyllere, uluslararası biralardan absinthe'lere uzanan bir tura çıkıyoruz.




