Piyasa ilk işlem gününde nasıl tepki verdi?

Ortadoğu’nun tamamına yayılan savaşın ardından ilk işlem gününde piyasa tam olarak nasıl tepki verdi ve yakın vadede başka neler bekleniyor? Fon yöneticileri Altan Aydın ve Kamer Külek Aposto için yanıtladı.
Piyasa ilk işlem gününde nasıl tepki verdi?

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İsrail ve ABD’nin 28 Şubat’ta İran’a geniş çaplı bir saldırı başlatması ve İran’ın karşılık olarak İsrail’le birlikte neredeyse bütün Körfez ülkelerini vurması savaşı bütün Ortadoğu sathına yaydı. Bölgenin dünya petrol ve doğalgaz üretimi için en kritik noktalardan biri olması nedeniyle piyasa analistleri, savaşın başlamasının ardından ilk işlem gününde neler olabileceğine dair çeşitli tahminlerde bulundular. Ancak ilk işlem gününün geride bırakılmasının ardından bunların yalnızca bir kısmının yaşandığı görüldü. 

Hürmüz Boğazı’nın önce fiili, günün ilerleyen saatlerinde ise resmî olarak kapatılmasının ardından brent petrol varil fiyatı %7’nin üzerinde artışla 78 dolar seviyesine yükseldi. Piyasa analistleri açılış öncesinde, varil fiyatının 90 doların üzerinde çıkmasının mümkün olduğunu söylemiş olsa da piyasanın kapanmanın süresine dair beklentileri ve tampon mekanizma beklentileri nedeniyle beklenenden daha yavaş bir artış yaşandı.

En sert yükseliş ise doğalgaz ve LNG piyasasında kaydedildi. Doğalgaz teslimatlarının ezici çoğunluğunu Hürmüz Boğazı’ndan geçiren Qatar Energy’nin üretimi durdurduğunu açıklamasının ardından Avrupa’nın gösterge doğalgaz fiyatlarını belirleyen Hollanda TTF gelecek ay teslimli doğalgaz kontratları %40’a yakın artışla 44 EUR düzeyini aştı. 

Yurt içinde BIST 100 endeksi günü %2,71 kayıpla tamamlarken, 2 yıl vadeli DİBS faizi 3,62 puan artışla %37,34’e, 5 yıl vadeli DİBS faizi ise 3,0 puan artışla %33,98’e yükseldi. USD/TL paritesi ise nispeten sınırlı denebilecek %0,07’lik bir artışla 43,95’e çıktı. 

Ortadoğu’nun tamamına yayılan savaşın ardından ilk işlem gününde piyasa tam olarak nasıl tepki verdi ve yakın vadede başka neler bekleniyor? Fon yöneticileri Aposto için yanıtladı.

“Türkiye ilk işlem gününde çok kötü tepki vermedi”

Konuyla ilgili Aposto’ya konuşan Perform Portföy Fon Yöneticisi Altan Aydın, “Türkiye piyasaları haftanın ilk işlem gününde bankalar ve havacılık sektörü haricinde aslında savaşa çok da kötü tepki vermedi” ifadelerini kullandı.

“Genel olarak baktığımızda sektörel dağılımı, savunma sanayinin artan ağırlığı ve özellikle rafineri sektörünün de katkısıyla global piyasalara paralel bir seyir izledi. Ekonomi yönetiminin proaktif adımları bu seyre önemli katkı sağlarken, enflasyon verisi öncesinde Mart ayına ilişkin TCMB beklentileri değişti. Büyük ihtimalle Mart ayında TCMB politika faizini değiştirmeyecek. Bu da ister istemez piyasanın en önemli katalizörünü ortadan kaldırdı.” 

“Kısa vadede dalgalanmanın devamını beklemekle beraber Türkiye’nin uluslararası ilişkiler anlamında çok daha güçlü bir konumda olduğunu düşünüyor ve savaşın etkilerini geçici buluyorum” diyen Aydın, “Petrol yükselişinin etkisinin altın yükselişi ile dengelenebileceğini, ancak yine ana odak noktasının enflasyon olacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı. 

“Orta-uzun vadeli perspektifte bazı beklentilerimiz ertelense de finansal tahminlerimize dayalı olarak hisse senetlerinde hâlâ fırsat görüyoruz. Kur talebine bağlı olarak enflasyonun gerilemeye devam edeceğini ve buna bağlı olarak faizlerde gerileme beklentimizi koruyoruz.” 

“Yatırımcıların sakin kalması daha sağlıklı sonuçlar doğurur”

Görüşlerini Aposto’ya aktaran Fon Yöneticisi Kamer Külek ise, “ABD-İsrail-İran arasındaki gerilimin, hafta sonu aksiyona dönüşmesiyle birlikte BIST’te panik satışları açılışta maalesef etkili oldu” dedi ve, “Endeks sabah saatlerinde %5 düşüş yaşamasına rağmen savunma sanayi, rafineri ve perakende sektörlerinin desteği sayesinde kaybı %2,7’ye indirdi” diye ekledi. 

“Özellikle Aramco’nun Ras Tanura’da bulunan günlük 550 bin varil işleme kapasiteli tesisinin vurulmasının ardından Brent petrol 79,85 dolar seviyelerini test etti. Bu gelişme enerji fiyatlarında ciddi bir yükselişe yol açtı. Brent ve genel enerji fiyatlarındaki artışa ek olarak, hafta sonu İstanbul Ticaret Odası tarafından açıklanan Şubat ayı enflasyonunun, gıda ve alkolsüz içecekler grubunun yüksek katkısıyla %3,85 olarak gerçekleşmesi, TCMB’nin 12 Mart’ta açıklayacağı faiz kararının önemini daha da artırdı.”

“Bu belirsizlikler, BIST Bankacılık Endeksi başta olmak üzere holdingler üzerinde de baskı unsuru oldu” ifadelerini kullanan Külek, “Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler, enerji tarafındaki agresif fiyatlamalar ve TCMB’nin faiz kararı, Mart ayında Borsa İstanbul’un seyrine yön verecek temel başlıklar olacak. Yatırımcıların sakin kalarak gelişmelere göre pozisyon almasının daha sağlıklı sonuçlar doğuracağını düşünüyorum” açıklamasında bulundu. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

YAZARLAR

Emircan Yaman

Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE

HİKAYE

SPK'nın 28 Ağustos düzenlemesi: Serbest fonlarda yatırımcıların çıkış koşulları

Serbest fonlarda yatırımcıların parasını ne zaman alacağı, fonun değerleme ve iade koşullarına göre belirleniyor. SPK’nın 28 Ağustos tarihli düzenlemesi, likidite riski kapsamında iade taleplerinin karşılanması için bu koşulların önceden ilan süresi beklenmeden değiştirilmesine izin veriyor. Atlas Portföy’ün DFI fonunda satış işlemlerini aylık değerleme tarihine bağlayan uygulaması da bu hüküm kapsamında yapıldı.

Emircan Yaman

·

16 Eyl 2026

SPK'nın 28 Ağustos düzenlemesi: Serbest fonlarda yatırımcıların çıkış koşulları
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Türkiye'de neden yeniden planlamayı konuşuyoruz?

TÜSİAD Başkanı Ozan Diren, Dünya gazetesinden Recep Erçin’e verdiği söyleşide, Türkiye’nin kamu öncülüğünde hazırlanacak ve uygulaması yakından izlenecek 10-15 yıllık sanayi planlarına ihtiyaç duyduğunu söyledi. Türkiye halihazırda beş yıllık kalkınma planları hazırlıyor. Peki planlar ve destekler mevcutken neden yeniden planlamayı konuşuyoruz? Türkiye’nin geçmişte fabrikalar kurarak başladığı planlama deneyiminde ne değişti ve bugün hazırlanacak bir planın üretim kararları üzerinde nasıl bir etkisi olabilir?

Emircan Yaman

·

16 Eyl 2026

Türkiye'de neden yeniden planlamayı konuşuyoruz?
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Haftalık takvim: Üç majör merkez bankası

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Salı günü açıklanacak merkezi yönetim bütçe dengesi ve Çarşamba günü açıklanacak Ağustos ayı Konut Fiyat Endeksi ile Perşembe günü yayımlanacak TCMB Para Politikası Kurulu toplantı özeti ön plana çıkarken, yurt dışında Çarşamba günü açıklanacak Fed faiz kararı ile Perşembe günü İngiltere Merkez Bankası ve Cuma günü Japonya Merkez Bankası tarafından açıklanacak faiz kararları takip edilecek.

14 Eyl 2026

Haftalık takvim: Üç majör merkez bankası
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Jeopolitik haber akışı ile pozisyon almak

Jeopolitik gelişmeler piyasaların en zor fiyatladığı risklerden biridir. Savaşın ne zaman sona ereceğini, bir zirveden hangi kararın çıkacağını veya seçimlerin siyasi dengeleri ne ölçüde değiştireceğini önceden bilmek mümkün değildir. Buna rağmen jeopolitik haber akışı yatırımcı açısından tamamen öngörülemez bir alan da değil.

Eren Kuru

·

11 Eyl 2026

Jeopolitik haber akışı ile pozisyon almak
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Eylül ayı PPK kararı: TCMB'de normalleşmenin sınırları

Türkiye’de para politikasının yakın vadeli geleceğine dair soru işaretleri, jeopolitik karmaşa ve yansımalar bir yana, makro gündemin ana maddesi olmaya devam ediyor. Dezenflasyon sürecinde izlenen yatay-aşağı görünüm, şirketlerin birikimli finansman ihtiyacı ve enerji fiyatlarındaki oynaklık, Merkez Bankası’nın hareket eğilimine aynı anda ancak farklı yönlerde etkiliyor. 10 Eylül tarihli PPK kararını da bu kapsamda ve daha geniş bir çerçevede okumak gerekiyor.

Eralp Ersoy

·

11 Eyl 2026

Eylül ayı PPK kararı: TCMB'de normalleşmenin sınırları