Savaşın gölgesinde altın sessizliği: Güvenli liman neden çalışmıyor?

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Hafta sonu ABD ve İsrail’in İran’a yönelik eş zamanlı hamleleri sonrası Pazartesi sabahı piyasalar adeta nefesini tutarak açıldı. Kitabın ortasından konuşursak, savaş tamtamlarının bu denli sert çaldığı bir ortamda altının rekor üstüne rekor kırması doğal bir refleks kabul edilirdi. Nitekim Asya piyasaları açıldığında ons altının 5 bin 400 dolar, gümüşün ise 94 dolar seviyelerini zorlaması bu tezi kısmi de olsa doğruluyordu.
Ancak Salı günü gelen %4,5'lik sert düşüş tüm iyimserliği bir hayal kırıklığına dönüştürdü. Ortada açık bir savaş varken güvenli liman neden yatırımcısını yarı yolda bıraktı? İşte o çarpıcı paradoksun perde arkası.
Bu paradoksun başrolünde petrol var. Ham petrolün 86 dolar seviyesine dayanması piyasa için savaş riskinden ziyade enflasyon riski demek. Artan enerji maliyetleri enflasyonun yeniden körükleneceği endişesini doğurunca, FED’in faiz indirim beklentileri de ötelenmeye başladı. Faizlerin yüksek kalacağı bir ortamda faiz getirisi olmayan altının parıltısı maalesef sönükleşiyor.
Kriz anlarında altın bir sığınaktır, ancak nakit her zaman kraldır. Yatırımcı bu hafta tercihini altından değil, hem likidite avantajı olan hem de faiz getirisi sunan dolardan yana kullandı. Dolar endeksinin 99 seviyelerine tırmanması altının üzerindeki en büyük baskı unsurlarından biri oldu.
Salı günü borsalarda yaşanan sert satış dalgası zincirleme bir reaksiyonu tetikledi. Riskli varlıklarda ciddi zarara uğrayan ve teminat açığı, yani margin call veren yatırımcılar, bu açığı kapatabilmek için ellerindeki en kârlı varlığı, yani altın ve gümüşü sattılar. Bu, altının değer kaybetmesinden ziyade bir nakit yaratma zorunluluğuydu.
Piyasadaki büyük oyuncular, yani balinalar, şu anki çatışmayı küresel bir felaketten ziyade kontrollü ve bölgesel bir gerginlik olarak fiyatlıyor. Hacmin düşük kalması ve büyük fonların sahaya inmemesi altına olan inancın henüz tam anlamıyla tazelenmediğini gösteriyor.
Altın şu an haber akışına karşı her zamankinden daha kırılgan. Eğer kısa vadeli bir strateji izliyorsanız 5 bin 270 dolar seviyesinin üzerinde tutunma çabası hayati önem taşıyor. Sonrasında da daha güçlü bir yükselişten bahsedebilmemiz için 5 bin 400 dolar direncinin güçlü bir hacimle aşılması şart.
Uzun vadeciler her sert geri çekilmeyi, ki özellikle 5 bin dolar altındaki geri çekilmeleri, kademeli biriktirme fırsatı olarak görebilir. Kısa vadeciler ise heyecanla büyük pozisyonlar almak yerine suların durulmasını beklemeyi tercih edebilir. Şu an için piyasanın mottosu belli: satma ama saldırgan da olma. Sadece izle.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
YAZARLAR

Doç. Dr. Filiz Eryılmaz
Bursa Uludağ Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Görevlisi.

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu hafta yurt içinde TCMB'nin faiz kararı ve tüketici güven endeksleri öne çıkarken, yurt dışında Çin'in üçüncü çeyrek büyümesi, İngiltere ve Japonya enflasyonu ile ABD, Almanya ve Avro Bölgesi öncü PMI verileri ön planda.
19 Eki 2026

ABD-İran savaşının ve artan korumacılığın etkisiyle küresel ticarette dengeler değişirken, ülkelerin ulusal güvenlik ve jeopolitik öncelikleri ekonomik kararlarında giderek daha belirleyici hale geliyor. Ancak teknolojik dönüşüm ve stratejik sektörlerdeki yatırımların gelişmiş ülkelerde yoğunlaşması, gelişmekte olan ülkelerin kalkınma ve gelir farkını kapatma çabalarını zorlaştırıyor.

Küresel ekonomide en önemli gündem maddesi, uzun vadeli tahvil faizlerindeki önlenemeyen yükseliş olmaya devam ediyor. Sadece ABD’de değil, birçok gelişmiş ülkede on yıllık tahvil faizlerinin çok sert yükseldiği görülüyor. Peki neden ve bu gidişi ne durdurabilir?

ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı dizel tedarik anlaşması, ABD Kongresinde Cumhuriyetçiler ile Demokratların hükümetin kapanması sürecinde dahi yaşamadıkları ölçüde bir ortak mutabakat sağlamalarına neden oldu. Peki Trump neden böyle bir karar aldı? Rusya bu anlaşmadan ne kazanacak ve ABD’nin Ukrayna politikasında nasıl bir değişiklik yaşanıyor?

İmalat sanayiinde ilk dört ayda %1,3’e ulaşan üretim artışı, Ağustos ayında %0,2’ye geriledi. Giyim ve makine sektörlerinde daralma tüm şiddetiyle sürerken, önceki yıllarda büyüyen bazı sanayi kolları da yaz aylarında üretim kaybetmeye başladı.




