

Paraşütün hazır: Burger King® x PUBG Mobile Alevde ızgara ateşinin kralı Burger King® , lezzetiyle bizi heyecanlandıran kampanyaları arasına şimdi de oyun tutkunlarının iştahını açacak bir menü ekledi: PUBG Mobile King Menü. Nedir? Burger King®, PUBG Mobile iş birliği ile oyun keyfini ikiye katlayacak kampanya kapsamında burayı ziyaret edenler, çift köfteli Double Whopper Jr. Menü ve 4’lü soğan halkasından oluşan PUBG Mobile King Menü’ye sadece 55 TL’den ulaşabilecekler. Dahası: PUBG Mobile oyunu içerisinde düzenlenen etkinlikte challenge’ları tamamlayarak Burger King® logolu özel paraşütü kazanacak oyuncular, Tıkla Gelsin® üzerinden PUBG Mobile King Menü siparişi verdiklerinde ise 3 gün boyunca bu paraşütü kullanabilecekler. Burger King® ve PUBG Mobile iş birliğiyle hem oyun hem yemek keyfini sonuna kadar yaşamak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
Arnavut kaldırımları, hafif dik bir yokuş sonrası sağda Delicatessen. 10 küsür yıldır, ilk günkü gibi. 3 basamak sonra orada, dışarıda yer bulmanın sevinciyle soluklanma molasındayız. Gülen yüzüyle Elif (Yalın) geliyor yanımıza.
“10 sene, Nişantaşı için bir asır peki ya Delicatessen için?” diye soruyoruz dayanamayıp. Elif, “İstanbul çok farklı büyüklükte ve kalabalıkta bir şehir olma yolunda hızlıca ilerlerken Nişantaşı da tabii ki bundan nasibini aldı. Başka semtlerden gelen insanlar için daha zor ulaşılır oldu. Bu konuda, bölgede düzenlenen toplantılar, resmî kongre ve konferansların da büyük etkisi var. Bazı organizasyonlardan önce belli başlı yolların kapatılması, apartman önlerine koruma kulübeleri konulması gibi abartılı uygulamalar bölgeyi sıkıştırdı. Ama ne olursa olsun; Nişantaşı Nişantaşı’dır…” diyor. E hak veriyoruz biz de. Nişantaşı yıllar geçse de kendinden bir şey kaybetmiyor. Yollar zorlaşsa da geleni eksilmiyor.

Delicatessen Etiler'de öğle molası
Fotoğraf: Delicatessen
İnsanın kök saldığı yerden başka bir yere geçmesi, orada da kendini yeşertmesi zordur, özellikle bu dönemde diye düşünüyoruz. Hâl böyleyken şimdilerde Etiler sakinlerinin de durağı, nefes alanı olacak Delicatessen. Neden? Nasıl? diye sormaktan alıkoyamıyoruz kendimizi. “Özellikle ortağımın ‘Etiler’de olmalıyız’ gibi bir düşüncesi vardı uzun zamandır. Pandemide restoranların kapalı olduğu dönemde, moralimizin oldukça bozuk olduğu bir gün, bu binayı bulduk. Kocaman bahçesi, yıllanmış ağaçları, eski İstanbul havası ile çok hoşumuza gitti. Çok beğendik ve bugünlere geldik…” diyerek merakımızı gideriyor hemen. Ağaçlar, doğa, bahçe, temiz hava, İstanbul’da hasret kaldığımız ne varsa sıralıyor Elif ardı ardına.
İyi ki de anlatıyor, o konuştukça biz acıkıyoruz, etrafa bakıp kendimize tabak seçiyoruz. Sahi, çam fıstıklı cherry domates soslu linguine var mı hâlâ? Canımız çekti, hemen söylüyoruz. Elif’in de favorilerini merak ediyoruz. Dönem dönem değiştiğini, paşa gönlü neyi çekerse onun müdavimi olduğunu söylüyor. Levrekli iç pilav, patlıcanlı provolent peynirli ravioli ve tabii ki sour lime margarita!
Nişantaşı’ndan bizim için bugünlük bu kadar. Etiler’de buluşmak, bir kahve ısmarlamak, 40 yıllık hatırla tekrar rastlaşmak üzere.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Dolu dolu bir haftadan herkese merhaba. Bu hafta şehrin ajandasında; yudumlamalık İstanbul Cocktail Festival, adaya kaçmalık Mevzu Records konserleri, yakalamalık Sarnıcın Yankıları projesi ve çok daha fazlası var.
14 Ağu 2022

YAZARLAR

Rana Mengü
Editor @ Aposto

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.

Sirkeci’de, İstanbul’un en yoğun geçiş noktalarından birinde yükselen Sanasaryan Han, bugün "lüks otel" olarak işletiliyor. Ancak binanın hikayesi bir otelden çok daha fazlası: Bir Ermeni vakfı, devletleşen bir mülkiyet, siyasi tutukluluk hafızası ve yarım asrı aşan bir hukuk mücadelesi...

Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

İstanbul, bitkileri ve kokularıyla geçmişin ve bugünün birlikte yaşadığı bir hafıza bahçesidir. Kimileri meşhur bir lavanta kolonyasının ferah kokusuyla büyümüştür; kimileri Tokatlıyan Han’ın önünden geçerken tanıdık bir lavanta esintisini bugün hâlâ duyar. Ve bazen, İstanbul sadece kokusuyla hatırlanır.

İstanbul'da lale sevgisinin kökenleri çok eski zamanlara kadar uzanıyor. Türklerle birlikte Orta Asya'dan çıkıp Anadolu'ya ve İstanbul'a ulaşan lale, bahçelerimizden evlerdeki vazolara, geleneksel el sanatlarından edebiyata hep baştacı ediliyor. Hazır mevsimi gelmişken lalenin tarihinden bugüne uzanan renkli bir yolculuğa çıkıyoruz.




