🎨 🤝 Zeynep Severge

Severj Studio
🎨 🤝 Zeynep Severge

27 Şubat - Kaft - İstanbul
KAFT ile birlikte

Bir hikâyeden yola çıkan 3 farklı tasarım: KAFT Alonder

Hepimizin tanıklık ettiği hikâyeler barından, boşlukları dolduran ve yerini sahiplenen yaratıcı tasarımların arkasındaki isim KAFT , bizleri boyutsuzlukta başlayan bir hikâyenin yepyeni karakterleriyle tanışmaya davet ediyor. Peki kim…

Daha fazlasını öğren →

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

Portre’nin bu ayki son konuğu: Severj Studio. Günlük hayatta görmekten ve kullanmaktan mutluluk duyacağı objeler üretme konusuna deneysel yaklaşarak 2017’de Severj Studio’yu kuran Zeynep Severge, sadece kendisi için değil; gördüğü ve kullandığı eşyalardan zevk alan, el emeği ürünlere ve onların eşsiz güzelliğine değer veren insanlar için fonksiyonel seramik ve porselen koleksiyonlarını hayata geçiriyor. Severj Studio’ya teşekkür ederek Zeynep’e eline sağlık diyoruz.


1. Herkesin yanı başında görmek isteyeceği objeleri Tophane civarlarında üretiyorsun. Nasıl bir yer Tophane senin için? Mahallenin Severj Studio’ya dokunan, fark ettiğin yansımaları oluyor mu? 

Atölyem Tophane’de eski bir çikolata fabrikasının en üst katında çift cephe camla çevrili, Galata ve Tophane’deki şehir manzarasını ve değişimi gözlemleyebileceğiniz bir konumda bulunuyor. Evim de bir üst sokakta olduğu için zamanımın tamamını bu sokaklarda geçiriyorum diyebilirim. Tophane’ye ne kadar aşık olsam da kültürel bir karmaşanın göbeğindeyim. Lüksün ve yokluğun tam arasında; yıllar içerisinde mahallemiz ve dokusu kentsel dönüşümün ve turizmin kurbanı oldu. Zorluklarına ve saçmalıklarına rağmen vazgeçilmez bir sevda ve alışkanlık benim için bu sokaklar. Mahalledeki otoparkçılardan esnafa, yıllar içinde çoğuyla bir çeşit aile olmuş gibi hissediyorum. 

Binamızın yıkılacağı ve artık Beyoğlu’da ekonomik olarak barınamayacağımız gerçeğine alışmaya çalışırken bu kalan değerli vaktimizde bir grup arkadaş, elimizden geldiği kadar eğleniyor, üretiyor ve paylaşıyoruz. Bulunduğum lokasyon ve üretimlerim de oldukça iç içe ve fazlaca duygusal benim için. 

2. Stüdyodan çıkarak sahibine ulaşan her sipariş senin için çok özeldir, buna eminiz. Fakat şimdi biz bizeyiz; bir proje, iş birliği veya özel sipariş olsun, senin işine daha da tutkulu yaklaşmana motivasyon olan geçmişten bir üretimin var mı? 

İlk üretimlerimin çoğunu saklıyorum, bazılarını sevdiğim kişilere hediye ettim zaman içinde. Çok uzaklaşamıyorum onlardan. Yeni veya olası bir ürün denemesinin ilk prototiplerini de genelde o dönemlerde yanımda bulunmuş ve sürecime şahit olmuş, heyecanımı ve acımı benimle paylaşmış olan sevgililerime hediye ediyorum. İlk denemeler nahifliği dolayısıyla hep en özel olanlar benim için. Seri üretimden ve siparişlerden yorulduğum anlarda eskileri ve başladığım yeri gözlemlemek, verdiğim emegi hatırlattığı için çok motive edici oluyor. 

3. Bu soru biraz zor bir yerden geliyor: İstanbul’a özel hazırlayacağın bir koleksiyon için tornanın başına oturduğunu varsayalım; nasıl bir formu, rengi, hissiyatı olsun isterdin? 

Zor bir soru gerçekten. İstanbul için tasarlayacağım bir koleksiyon olsa, genel olarak beklenileceği gibi lokumluk veya çay setinden oluşacağını hiç zannetmiyorum. Muhtemelen aylarca tornada çeşitli paçalar çeker, onları normalde de yaptığım gibi farklı şekillerde birleştirerek Karaköy’de sevdiğim ara sokaklardan birine ve çeşitli köşelere pano veya heykel olarak daha büyük çaplı bir seri hâlinde yerleştirmeyi dilerdim.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto İstanbulAposto İstanbul
∙

BÜLTEN SAYISI

🛼 Elder Island konseri, İstanbul'un seyyar lezzetleri

Şubatın son pazarından herkese merhaba. Bu hafta şehrin ajandasında; Salon İKSV'nin dönüşüne Kit Sebastian konseriyle sevinmek, Beni Sevenler Listesi'ni beyaz perdede yakalamak ve Şehirde Kimse Yokken'in prömiyerine hazırlanmak var.

27 Şub 2022

KAFT ile birlikte
Deniz Sabuncu

YAZARLAR

Naz Eraslan

Copywriter @Aposto

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

‘İstanbul’un Gözü’ Ara Güler'den geriye kalan kent manzaraları

Ara Güler’in objektifinden kalan İstanbul’u bütünüyle geri getirmek mümkün değil. Sokaklar değişti, bazı yapılar ortadan kalktı, kıyılar başka işlevler kazandı. Ara Güler’in ölümünün 8. yılında fotoğraflarına yeniden bakmak, yalnızca eski günleri anmak için değil, yaşadığımız kenti sorgulamak için de bir fırsat.

Vartan Estukyan

·

16 Eki 2026

‘İstanbul’un Gözü’ Ara Güler'den geriye kalan kent manzaraları
Bizi bu şehir sinirlendiriyor olabilir mi?

Bir zamanlar iyi geldiği için adı "terapi" konan bölgelere sahip bu şehir, bugünlerde çoğumuzun psikolojisinin bozulmasının sebeplerinden biri hâline gelmiş gibi. Belki de sorun İstanbul’un yalnızca çok kalabalık olması değildir. Belki sorun, İstanbul’un bize kendimiz için giderek daha az yer bırakması. Belki mesele yalnızca trafik değil, gürültü değil, nüfus değil, beton değil. Bütün bunların arasında kendimize ait küçücük bir alan bulamamak.

Vartan Estukyan

·

04 Eki 2026

Bizi bu şehir sinirlendiriyor olabilir mi?
Eski Şark Eserleri Müzesi yeniden açıldı: İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin gözden kaçan hikayeleri

Dört yıllık tadilatın ardından yeniden açılan Eski Şark Eserleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin geniş koleksiyonundaki hikayelerin peşine düşmek için İstanbullulara bahane oldu. Dört bin yıllık bir aşk şiirinden Assur’un süslü cinlerine, Midillili bir köpeğin mezartaşından müze bahçesindeki altı Bizans, üstü Osmanlı çeşmesine, bu kez hemen akla gelen başyapıtlarla değil, ilk bakışta gözden kaçabilecek ilginç hikayeler eşliğinde geziyoruz müzeyi.

Deniz Kaynak

·

09 Ağu 2026

Eski Şark Eserleri Müzesi yeniden açıldı: İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin gözden kaçan hikayeleri
İstanbul’da neden bir Doğu Roma müzesi yok?

İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Şerif Yenen

·

04 Ağu 2026

İstanbul’da neden bir Doğu Roma müzesi yok?
Kent hakkı ve bellek: Kadıköy değişiyor, peki kimin için?

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.

Zeynep Sipahi

·

22 Tem 2026

Kent hakkı ve bellek: Kadıköy değişiyor, peki kimin için?