

Bir hikâyeden yola çıkan 3 farklı tasarım: KAFT Alonder Hepimizin tanıklık ettiği hikâyeler barından, boşlukları dolduran ve yerini sahiplenen yaratıcı tasarımların arkasındaki isim KAFT , bizleri boyutsuzlukta başlayan bir hikâyenin yepyeni karakterleriyle tanışmaya davet ediyor. Peki kim onlar? Elbette KAFT’ın Alonder serisinin baş kahramanları, sorunlu bir evrenin de sakin çocukları: Brig , Metar ve Lapid . Gelin birlikte tanışalım. Nedir? KAFT, ruh sahibi ve yaratıcı ürünlere odaklanmış, kendine has bir tasarım yaklaşımı sunuyor. Kendisini sıradanlıktan hoşlanmayan, estetik kaygılar taşıyan ve sanatsever olarak tanımlayan herkesi KAFT’ın tasarım dilinin en güzel örneklerinden olan Alonder serisiyle buluşturuyor. Alonder , flanör kahramanlar Brig , Metar ve Lapid ’in boyutsuz bir düzlemde, sonsuz müddete sahip olduğu sorunlu bir evren. Kahramanlarımız ise bu dünyanın öylece oyalanan sakin ve rahat çocukları. Tişört ve çift taraflı tasarlanan sweatshirtten oluşan Alonder serisinin sülfür renkli Metar’ı, beton renkli Lapid’i ve kuzgun renkli Brig’i sertifikalı ve güvenli boyalarla %100 pamuktan üretiliyor. Kumaşı da oldukça havadar, tam öylece oyalanmalık. KAFT’ın Alonder evrenini buradan 3D ortamda keşfedebilir, serinin kahramanlarıyla tanışmak ve ürünleri yakından incelemek üzere burayı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
Portre’nin bu ayki son konuğu: Severj Studio. Günlük hayatta görmekten ve kullanmaktan mutluluk duyacağı objeler üretme konusuna deneysel yaklaşarak 2017’de Severj Studio’yu kuran Zeynep Severge, sadece kendisi için değil; gördüğü ve kullandığı eşyalardan zevk alan, el emeği ürünlere ve onların eşsiz güzelliğine değer veren insanlar için fonksiyonel seramik ve porselen koleksiyonlarını hayata geçiriyor. Severj Studio’ya teşekkür ederek Zeynep’e eline sağlık diyoruz.
1. Herkesin yanı başında görmek isteyeceği objeleri Tophane civarlarında üretiyorsun. Nasıl bir yer Tophane senin için? Mahallenin Severj Studio’ya dokunan, fark ettiğin yansımaları oluyor mu?
Atölyem Tophane’de eski bir çikolata fabrikasının en üst katında çift cephe camla çevrili, Galata ve Tophane’deki şehir manzarasını ve değişimi gözlemleyebileceğiniz bir konumda bulunuyor. Evim de bir üst sokakta olduğu için zamanımın tamamını bu sokaklarda geçiriyorum diyebilirim. Tophane’ye ne kadar aşık olsam da kültürel bir karmaşanın göbeğindeyim. Lüksün ve yokluğun tam arasında; yıllar içerisinde mahallemiz ve dokusu kentsel dönüşümün ve turizmin kurbanı oldu. Zorluklarına ve saçmalıklarına rağmen vazgeçilmez bir sevda ve alışkanlık benim için bu sokaklar. Mahalledeki otoparkçılardan esnafa, yıllar içinde çoğuyla bir çeşit aile olmuş gibi hissediyorum.
Binamızın yıkılacağı ve artık Beyoğlu’da ekonomik olarak barınamayacağımız gerçeğine alışmaya çalışırken bu kalan değerli vaktimizde bir grup arkadaş, elimizden geldiği kadar eğleniyor, üretiyor ve paylaşıyoruz. Bulunduğum lokasyon ve üretimlerim de oldukça iç içe ve fazlaca duygusal benim için.
2. Stüdyodan çıkarak sahibine ulaşan her sipariş senin için çok özeldir, buna eminiz. Fakat şimdi biz bizeyiz; bir proje, iş birliği veya özel sipariş olsun, senin işine daha da tutkulu yaklaşmana motivasyon olan geçmişten bir üretimin var mı?
İlk üretimlerimin çoğunu saklıyorum, bazılarını sevdiğim kişilere hediye ettim zaman içinde. Çok uzaklaşamıyorum onlardan. Yeni veya olası bir ürün denemesinin ilk prototiplerini de genelde o dönemlerde yanımda bulunmuş ve sürecime şahit olmuş, heyecanımı ve acımı benimle paylaşmış olan sevgililerime hediye ediyorum. İlk denemeler nahifliği dolayısıyla hep en özel olanlar benim için. Seri üretimden ve siparişlerden yorulduğum anlarda eskileri ve başladığım yeri gözlemlemek, verdiğim emegi hatırlattığı için çok motive edici oluyor.
3. Bu soru biraz zor bir yerden geliyor: İstanbul’a özel hazırlayacağın bir koleksiyon için tornanın başına oturduğunu varsayalım; nasıl bir formu, rengi, hissiyatı olsun isterdin?
Zor bir soru gerçekten. İstanbul için tasarlayacağım bir koleksiyon olsa, genel olarak beklenileceği gibi lokumluk veya çay setinden oluşacağını hiç zannetmiyorum. Muhtemelen aylarca tornada çeşitli paçalar çeker, onları normalde de yaptığım gibi farklı şekillerde birleştirerek Karaköy’de sevdiğim ara sokaklardan birine ve çeşitli köşelere pano veya heykel olarak daha büyük çaplı bir seri hâlinde yerleştirmeyi dilerdim.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Şubatın son pazarından herkese merhaba. Bu hafta şehrin ajandasında; Salon İKSV'nin dönüşüne Kit Sebastian konseriyle sevinmek, Beni Sevenler Listesi'ni beyaz perdede yakalamak ve Şehirde Kimse Yokken'in prömiyerine hazırlanmak var.
27 Şub 2022

YAZARLAR

Naz Eraslan
Copywriter @Aposto

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR



