Beş parmağa beş meze kategorisi

Dünyanın ilk rakı duyusal çemberi, bilimsel olarak tescilli: Mey|Diageo Rakıdan karabiber, muskat, meyan kökü, damla sakızı ya da meyvemsi aromalar gibi 70’den fazla aroma bileşeni alabileceğinizi biliyor muydunuz? Anadolu'daki öyküsünün yüzlerce yıl öncesine dayandığı tahmin edilen rakının artık bilimsel olarak tescilli bir duyusal çemberi (aroma- tat çemberi) var. Nedir? Geçmiş ve yeniyi harmanlayarak geleceğe önemli yatırımlar yapan Mey|Diageo’nun Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği bölümü iş birliğiyle gerçekleştirdiği ve rakının aroma-tat çemberini tanımladığı bilimsel çalışma, dünyanın önde gelen hakemli gıda bilimi dergisi Foods MDPI’da yayımlandı. Duyusal çember? Alkollü içki sektöründe viski ve şarap, gıda sektöründe kahve ve çikolata gibi gastronomik derinliği olan ürünler için yapılan duyusal çember araştırması, Mey|Diageo ve Çukurova Üniversitesi iş birliğiyle dünyada rakı için ilk kez yapılmış oldu. Bu çalışmaya ilişkin makalenin Foods’da yayımlanmasıyla rakının duyusal çemberi uluslararası literatüre girdi ve bilimsel olarak tescil edildi. Makaleyi bu bağlantıdan görüntüleyebilirsiniz. Nasıl? • Çalışma kapsamında iki yıl boyunca Türkiye’de piyasada bulunan tüm üreticilere ait önemli markalar, 3 binden fazla tadımla tekrarlı duyusal analizlere alındı. Bir ürünü diğerlerinden ayıran aroma, görünüş, tat, lezzet, tekstür, ağız hissi, tadım sonrası his gibi özellikleri kalitatif yönden değerlendirildi ve algılanan ürün özellikleri, kantitatif verilere dönüştürüldü. Tüm bu analizler sonucu rakının aromatik dünyası ve duyusal çemberi tanımlandı. • Ürünlerin duyusal değerlendirilmesinde eğitimli analistler tarafından duyusal tanımlayıcıların belirlenmesinde kullanılan en gelişmiş yöntem olarak kabul edilen “tanımlayıcı duyusal analiz metodu” kullanılarak üç ilde, 16 uzman duyusal analistin katılımıyla yürütülen çalışma; Çukurova Üniversitesi’nden Prof. Dr. Turgut Cabaroğlu; Dr. Öğr. Üyesi Merve Darıcı ve Mey|Diageo Kıdemli Kalite, Teknik ve İnovasyon Müdürü Duygu Beypınar ile Kalite, Teknik ve İnovasyon Müdürü Koray Özcan tarafından 2020 Mayıs ayında Sensory Lexicon and Major Volatiles of Rakı Using Descriptive Analysis and GC-FID/MS başlıklı bilimsel bir makale hâline getirildi. • Bu makale, açık erişimli dergilerin yayıncısı konumundaki MDPI (Multidisciplinary Digital Publishing Institute) tarafından çevrim içi olarak yayımlanan ve gıda bilimi konusunda saygın bir yeri olan uluslararası, bilimsel, hakemli yayın Foods dergisinde yayımlandı. Neden önemli? • Coğrafi işareti olan ve Distile Alkollü İçkiler Tebliği ile standartları mevzuatlarca tanımlanan rakıya dair bu çalışma, katma değeri yüksek rakı üretiminde kalite ve çeşitliliğin artması açısından önem arz ediyor. • Ayrıca bu çalışma; rakı karakteristiklerinin belirlenmesi ve rakı kalitesinin geliştirilmesi açısından rakı üreticilerine önemli katkılar sağlama potansiyeli taşıyor. • Üzüm ve anason çeşidine ve yöreye özgü tanımlayıcıların belirlenmesi, denetim açısından da avantajlar getiriyor. • Çalışma, dünyadaki diğer anasonlu içkilerden aromatik zenginliğiyle ayrışan rakının dünya pazarındaki potansiyelini keşfetmek için güçlü bir dayanak oluyor.
Daha fazlasını öğren →
Sıra yemekte: Mezeler tabii ki sofranın baş tacı. Hazırlama stratejisinin de basit bir formülü olmalı. Herkesin düştüğü yoğurt-sarımsak-salçadan oluşan Bermuda üçgeninden çıkın, çeşitlilik ve renk katmak hem göz hem de iştah için önemli.
Meze sofraları için naçizane önerim, soğukların ağırlıklı olduğu masalarda birkaç yıldız sıcakla zirveye tırmanmak ve basit tatlılar veya meyveyle geceyi kapamak. Soğuklar için kendi icadım beş parmak stratejisini öneririm — meze sofranızı beş kategoriye ayırmak işinizi kolaylaştırır. Her kategori için en az bir çeşit hazırlamak, tabak sayısını da misafir sayısına göre ayarlamak mantıklı olabilir. Soğuk mezelerde sayı formülü n+(n/2), yani altı kişi için dokuz meze, sekiz kişi için 12 meze, gibi.
1 - Yoğurtlu: Yoğurtluyu bir numaraya koymamın sebebi, bu kategoriyi bir adetle sınırlı tutmak gerektiğini hatırlatmak. Genelde son anda akıldan planlanan sofralarda yoğurtlu meze hep bol bulunur çünkü ilk akla gelen onlar olur. Unutmamak gerek: Haydari, havuç tarator, yoğurtlu semizotu, köpoğlu, yoğurtlu biber kızartması ve yoğurtlu pazı gibi cevherlerin hepsinin aynı anda sofrada bulunmasına gerek yok. Hatta bu kategoriye Girit ezmesi gibi başka süt ürünü ağırlıklı olanları da katabiliriz.
2 - Salçalı: Salçasız memleket sofrası olmaz. Önerim, şakşuka veya muhammara hazırlamanız olacak. Şakşuka, hata payının daha yüksek olduğu mezelerden. Muhammaraysa evde közlenmiş biberle yapılınca hem kolay hem de etkileyici oluyor. Püf noktalarından biri içinde dişe gelecek kadar ceviz bırakmak. Biraz gochujang eklemek de yurt dışına has nimetlerden faydalanarak umami artırabilecek bir yöntem.
3 - Balıklı: Sofrada yağlı ve proteinli bir seçenek olması ideal. Hem rakıyı göbekte sakin tutar hem de sarhoş olmayı engeller. Kurutulmuş balıklar birçok soğuk ülkenin baş tacı. Zahmet arayanlara lakerda veya somon pastırması hazırlamayı öneririm; aramayanlara en yakın marketten isli bir uskumru alıp üstüne tahin, susam ve soya sosuyla kıvamlı ve bol bir sos hazırlamalarını salık edeyim. Soğuk pişmiş karides, farklı kültürlerin yumuşak cevicheleri veya levrek marin de bu kategorinin ideallerinden.
4 - Salata/ot: Salatayı abartmamak lazım; sofrada çok, karında az yer kaplar. Tek salatacılara daha klasik seçenekleri öneririm: çoban salatası veya mevsimindeyse roka domates. İki ortak kâse yapmaya eyvallahı olanlar içinse gavurdağı ve domates salatası gibi bir az-otlu alternatif veya kısır, kuru börülce salatası gibi tahıl ve baklagil bazlı bir salata uygun olabilir. Bunlara ek olarak sofranın asiditesinden sorumlu olacak sirke, limon, yağ, hardal ve çok az şeker (veya mirin) sosuyla basit, keskin bir ot salatası da ideal bir seçenek.
5 - Sürpriz kategori: Bu kategori, insanın kendi karakterini ortaya koyacağı veya crowd-pleaser denen, kalabalığın göz bebeği olacak mezeyi hazırlamanız için ayrılmış bir alan. Humus bunlardan biri, Sinayiş ezmesi bir başkası (tarifler aşağıda). Keza patlıcan ezmesi veya tahin ve nar gibi eklentilerle babaganuş gibi farklı Orta Doğu versiyonları da mevcut. “Bugün yeni bir şey yapmasını öğreneyim” gazıyla uyananlara topik, midye dolma veya zeytinyağlı sarma yapma önerisi verelim.
Doğru batılılaşma ruhunda meze sofrasına çok yakışacak bir başka seçenek de Çin salatalık mezesi. Soya, susam yağı ve acıyla beraber ezilip tuzlanmış salatalık, harika bir meze oluyor, “Sichuan smashed cucumber” diye aratılabilir. Buharda pişip benzer bir sosta çevrilmiş patlıcan da uygun olur.
Gelelim ara sıcaklara: Ara sıcaklarda en dikkat edilmesi gereken nokta sofradayken sıcak olmaları. Eğer önceden hazırlayıp sıcak tuttuğunuzda kıvamı bozulacak ve lezzeti kaçacaksa yapmayın. Kalamar tavayı taze yapıp sofraya mezelerden sonra getirmek, hem size zahmet olacak hem de iki kadehten sonra uğraşılırken etrafı batıracak. Dolayısıyla ara sıcaklar ya ızgara olsun ya dışarıdan hazır alınsın. İşin erbabından destek almanın günahı olmaz.
Sigara böreği, çıtır gözleme hatta takoz kokoreç, e-ticaret sitelerinden veya mahallenizin gurbetçilerinden temin edilebiliyor. Bunlar yoksa etli bir hazır gyoza, hem hafif hem de lezzetli bir ara sıcak seçeneği. Kendi yapacağınız ara sıcaklar için fırında peynirli mantar veya karides güveç gibi uzun pişen ara sıcaklar daha uygun. Bitkisel bir seçenek olarak Hint mutfağına ait kırmızı mercimek dal’ı, kişnişin ön planda, öbür baharatlar da çekingen olduğu takdirde beğeni topluyor.
Ana yemek: Ana yemeği geçiyoruz. Balık işine girmenin lüzumu yok. Ortaya geldiğinde paylaşımı meşakkatli; bir balıkçının lezzetinde yapması zor; sohbete yedirilebilecek bir yemek değil, aksine hemen tüketilmesi gerek. Keza ağır etli yemekler, köfte ve kebaplara da gerek yok. Maksat yemeği, sohbeti ve geceyi uzatmak — aniden doyup pantolon düğmesini açmak değil.
Tatlı: Hatırlarsanız, meyhanelerde tatlılar genellikle çok da başarılı olmaz. Gerek de yok. Tatlı faslına gelindiğinde binbir çeşit mezeden ve en tatlı alkollerden biri olan rakının kim bilir kaç kadehinden geçilmiş oluyor. Ortaya biraz üzüm biraz da mevsiminde meyve koymak gayet yeterli. İllaki bir tatlı hazırlanacaksa basit, kıvamlı bir sütlaç üstüne fırınlanmış incir veya şeftaliyle de güzel bir kapanış yakalamak mümkün.
Çay-kahve: İki kadehten sonra ara call’u yapanlara çay molası niyetine ara çayı ikram edilebilir. Türk kahvesi de insana biraz memleketinde hissettirecektir. Belki cilacılar için evde bir-iki bira tutmak, gastronomik sevap sayılabilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Gurbet sofralarında doğru batılılaşmak için naçizane yemelik, izlemelik, pişirmelik tavsiyeler ve yurtdışında meze sofrası kurma rehberi.
18 Tem 2021

YAZARLAR

Berkok Yüksel
A former child writing about food and London for Aposto.

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.
11 Tem 2026

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.
04 Tem 2026

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.
20 Haz 2026

Punch denince akla genellikle alkollü içecekler gelse de bu tarif, narenciye, çay ve baharat notalarının öne çıktığı alkolsüz bir yorum sunuyor. İsli karakteriyle öne çıkan Lapsang Souchong çayı, limon ve portakal kabuklarından hazırlanan oleo-saccharum ile birleşirken; tonik ve soda suyu karışıma ferahlatıcı bir canlılık kazandırıyor. Önceden hazırlanan soğuk demleme çay sayesinde derin aromalara sahip bu punch, kalabalık davetler için ideal.
20 Haz 2026





