

“ Remastered ” bir konferans deneyimi: MARKA 2022 Türkiye’nin en güçlü fikir platformu olarak nitelendirilen MARKA , 2 yıl aradan sonra ezber bozan bir yaklaşımla yeni buluşma noktası Tersane İstanbul ’da. Nedir? 21 yıldır iş ve fikir dünyasını yenilikçi formatlarla bir arayan getiren ve 19 yıldır Yapı Kredi World ana sponsorluğunda düzenlenen MARKA, 29-30 Eylül tarihlerinde 2.000’i aşkın iş ve fikir liderini bir araya getirmeye hazırlanıyor. Neler var? Değişen dünya dinamiklerine yenilikçi bir bakış açısıyla yaklaşan konferans; sanat, teknoloji ve sürdürülebilirlik alanlarında ufuk açıcı ve yaratıcı projelere ev sahipliği yapacak. Dünyadan ve Türkiye’den birbirinden değerli 70’i aşkın konuşmacı ve sanatçı MARKA 2022 sahnesinde yerini alacak. Kimlerin davetli olduğunu kaçırmamak için konferansın web sitesini veya Instagram adresini takip edebilirsiniz. Neden önemli? Tüm dünyanın alışık olduğu ‘konferans’ beklentisine yeni bir soluk getiren MARKA 2022, güncel değerler ve teknolojiyle yeniden tasarlanmış bu yılki edisyonunda karbon ayak izi en düşük iş etkinliğini gerçekleştirmeyi hedefliyor. Bir adım geriden: Sürdürülebilirlik konusunu gündemine etkili bir şekilde taşıyan MARKA, 2018 yılında başlattığı Sıfır Atık Konferans Salonu uygulamasıyla iş dünyasının dikkatini çekmişti. 20 yıl içinde MARKA, 30.000’den fazla katılımcıyı ve 1.500’den fazla konuşmacıyı ağırladı. İlgiyle takip edilen konferansın 2022 edisyonunda yerinizi almak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
Bu hafta masaya bir dost konuk oluyor. apéro yazarı Berkok Yüksel’le Balat’ta bir gizli kalsın köşesi olan Smelt & Co.’ya çeviriyoruz rotamızı.
“Yemek yazarlarının bence aslıca görevi bir yemeği onu ortaya çıkaran kültür ve tarih, yakın dönem yemek trendleri, tarım politikaları, teknolojik değişim, restoran dünyası gerçekleri üzerinden anlatabilmek.” diye tanımlıyor mesleğini Berkok.

Restoranın içinden sıcacık bir köşe
Fotoğraf: Deniz Sabuncu
Ahşap sandalyeli ve masa örtüsüz mütevazı, samimi bir sofraya; muazzam bir manzaranın karşısına kuruluyoruz.
“Smelt & Co., Balat’taki konumuyla fine-dining bir restoran olarak oldukça sıra dışı bir yerde. Sence neden bu mahalleyi kendine mevki seçti?” diye soruyoruz.
“Bence Smelt & Co. bir fine-dining restoran değil. Kanımca Samet Şef ve Sinan Şef de fine-dining kelimesinden irkilen iki insan. Smelt & Co. teknik ve fikrî olarak modern yaklaşımda bulunan, malzemesini yerelden ilhamını da pek çok yerden alan bir menüye sahip. Fakat restoranın fine-dining’le gelen şef-müşteri ilişkisindeki dinamiği, hizmetkârlıkla snobluk arasında yer seçen anlayış veya ihtişam ve lüksü değer gören bilinçten çok uzak. Bence oranın estetik havası şef-işletmeci ikilisinin bireysel zevklerinden kaynaklanıyor. Orayı neden seçtikleri de nitekim mekânın hâlihazırda bulundurduğu estetik güzelliğiyle alakalı.”
Sohbet uzuyor. Berkok Smelt & Co.’nun Balat’ın soylulaşma sürecine kesinlikle katkı sağladığını ama bunu başlatan olmadığından bahsediyor. “Balat belki de bu döngüde özel bir yerde. Yüzyıllar değil binyıllardır çehresi defalarca değişen bir mahalle.” diye de ekliyor.
Menüde canımızın ne çektiği bize kalsın. Balat’tan ve Smelt & Co.’dan dingin bir zihin ve keyifli mideyle ayrılıyoruz. İstanbul kazan biz kepçe; lezzetin, samimiyetin, doğallığın peşinden gidiyoruz. Çorbada senin de tuzun olsun istersen “gitmelisin” dediğin yerleri bekleriz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
2022 yazının son pazarından herkese merhaba. Yaza veda eden şehrin bu hafta ajandasında; son Gece Yüzmesi, izlemelik The Doors gösterimi, katılmalık Tonedmelisma Müzik Festivali ve çok daha fazlası var.
28 Ağu 2022

YAZARLAR

Rana Mengü
Editor @ Aposto

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Sirkeci’de, İstanbul’un en yoğun geçiş noktalarından birinde yükselen Sanasaryan Han, bugün "lüks otel" olarak işletiliyor. Ancak binanın hikayesi bir otelden çok daha fazlası: Bir Ermeni vakfı, devletleşen bir mülkiyet, siyasi tutukluluk hafızası ve yarım asrı aşan bir hukuk mücadelesi...

Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

İstanbul, bitkileri ve kokularıyla geçmişin ve bugünün birlikte yaşadığı bir hafıza bahçesidir. Kimileri meşhur bir lavanta kolonyasının ferah kokusuyla büyümüştür; kimileri Tokatlıyan Han’ın önünden geçerken tanıdık bir lavanta esintisini bugün hâlâ duyar. Ve bazen, İstanbul sadece kokusuyla hatırlanır.

İstanbul'da lale sevgisinin kökenleri çok eski zamanlara kadar uzanıyor. Türklerle birlikte Orta Asya'dan çıkıp Anadolu'ya ve İstanbul'a ulaşan lale, bahçelerimizden evlerdeki vazolara, geleneksel el sanatlarından edebiyata hep baştacı ediliyor. Hazır mevsimi gelmişken lalenin tarihinden bugüne uzanan renkli bir yolculuğa çıkıyoruz.

Bir devleti, kendi çağında kendine verdiği adla mı anmalıyız, yoksa sonradan yakıştırılan adla da anabilir miyiz? Bu sorunun tek bir doğru cevabı yok. Ancak şunu bilmeden sağlıklı bir tartışma yürütülemez: Bizans, Doğu Roma’nın kendine verdiği bir ad değildir. Bu da bizi daha büyük bir soruya götürür: Tarihi kim anlatıyor, hangi kelimelerle ve neden?




