Suriye’nin yeniden inşasında Türk sermayesi: Fırsatlar ve riskler

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
2025 yılında başlayan yeniden inşa sürecinde Suriye ekonomisi dünyaya yeniden entegre olmaya çabalıyor. 11 yıl süren ve ülkenin altyapı stokunun neredeyse tamamen tahrip olmasına neden olan iç savaştan sonra Suriye, ülkenin yeniden inşası için güvenilir ortaklar arıyor.
Bu ortaklık için en büyük aday ise son 11 yıllık süreçte Suriye’nin yeni yönetimine en büyük desteği veren Türkiye. Suriye yönetimi başta altyapı olmak üzere ülkenin pek çok sektöründe yatırım arayışına çıkarken, Türk iş insanları yaptıkları açıklamalarla Suriye’de yatırım yapmaya iştahlı olduklarını gösteriyor.
Peki bu dönemde Suriye’nin ekonomi idaresi Türk yatırımlarıyla ilgili ne düşünüyor ve Türk iş insanları en çok fırsatı hangi noktalarda görüyor?
“Türkiye’ye bakış gayet olumlu”
Suriye ve Türkiye arasındaki ekonomik ilişkilerin derinleştiği bu günlerde Ussal Consultancy Yönetici Ortağı Ussal Şahbaz, Suriye’nin başkenti Şam’ı ziyaret ederek Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı Nidal Eş-şaar ve Suriye Merkez Bankası Başkanı Abdulkadir el Husriyye ile birtakım görüşmeler yaptı.
Suriye gezisiyle ilgili gözlemlerini, görüşmelerde edindiği izlenimleri ve konuyla ilgili görüşlerini Aposto’ya aktaran Ussal Şahbaz, “Suriye ekonomi yönetiminin Türkiye’ye bakışı gayet olumlu. Halkın da bakışı gayet olumlu. Özellikle geçtiğimiz 10 senede Türkiye’nin Suriye’ye yaptığı yardımlar unutulmuş değil. Gerek resmî görüşmelerde, gerekse de halkla yapılan temaslarda Türklere çok hürmet gösteriyorlar” ifadelerini kullandı.
“Ancak şuna dikkat etmek lazım; Suriye sadece Türkiye’ye kalmış bir alan değil. Birçok başka ülkenin de Suriye’ye ilgisi var. Özellikle Suudi Arabistan, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri de Suriye’de iş yapmak istiyor. Bu ülkelerde 80’lerden beri orada olan milyonlarca Suriyeli de yaşıyor. Dolayısıyla bağlantıları ve ayrıca lisan açısından avantajları var. Bu nedenle çeşitli ülkelerin iş insanları arasında önemli rekabet olacaktır.”
“İnşaat ve hizmet revaçta ama gerçek fırsat sanayi yatırımlarında”
Türk iş insanlarının Suriye’de halihazırda en çok inşaat ve hizmetler alanında fırsatlar gördüğünü söyleyen Şahbaz, “Bunlara örnek olarak bina renovasyonları, turizm tesislerinin işletilmesi veya bayilik verme gibi yatırımlar verilebilir” dedi ve “Ancak Suriye’de gerçek fırsat sanayi yatırımlarında” diye de ekleyerek, yakın zamanda gündeme gelen Suriye’de Türkiye’nin desteği ile organize sanayi bölgeleri kurulması fikrine dikkat çekti.
“Özellikle Suriye’nin kuzeyinde bu tip yatırımların yapılması mümkün. Türkiye’de üretim yapılması elverişli olmaktan çıkan tekstil, hazır giyim, deri gibi sektörler var. Bunlar hızla yurt dışına taşınıp Mısır, Özbekistan veya diğer Asya ülkeleri gibi ülkelere gidiyorlar. Ama aslında Suriye çok daha yakın ve zaten bu işletmelerin çoğu Kahramanmaraş, Gaziantep gibi yerlerde faaliyet gösteriyor. Dolayısıyla İdlib, Halep gibi yerlerde yapılacak sanayi yatırımları maliyet avantajı ve yakınlık itibarıyla faydalı olabilir.”
Bu tip yatırımlar yapılırken bölgedeki jeopolitik risklere ve sanayi altyapısının durumuna dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Şahbaz, şöyle dedi:
“Bu noktada Suriye’deki jeopolitik risklere dikkat etmek lazım. İsrail şu anda güneyde bir nüfuz alanı yaratmaya çalışıyor ancak kuzeyde Türkiye’ye yakın olan kısımlar daha güvenli. Buna ek olarak sanayi altyapısının doğru hazırlanabilmesi de önemli. Yani sanayi bölgelerinin yollarının yapılması, kesintisiz elektrik ve gümrük erişiminin sağlanması lazım. Bunlar yapılması kolay işler değil ama doğru sanayi bölgeleri oluşturulursa Türk işletmeler de buralara gidecektir. Ben öncelikle küçük işletmelerin gideceğini düşünüyorum. Türkiye’ye gelen Suriyelilerin kurduğu işletmeler de buralara gidebilir. Bu şimdilik biraz keşif süreci.”
“Türk müteahhitler tecrübelerini kullanacaklardır”
Altyapı tarafında da Türk şirketler için büyük fırsatlar olduğunu söyleyen Şahbaz, konuyu Şam Havalimanının yenilenmesi veya Azerbaycan gazının Suriye’ye ulaştırılması gibi büyük projeler tarafından değerlendirerek, “Türk müteahhitlik şirketlerinin böyle büyük projeleri yapabilme konusunda dünya çapında tecrübeleri var. Dünyanın en büyük 250 müteahhitlik şirketi listesinde Çin’den sonra en fazla şirket Türkiye’ye ait ve bu şirketler geçmişte, şu an Suriye’nin yaşadığı durumlar gibi tecrübeler yaşayan pek çok ülkede iş yaptılar. Dolayısıyla bu tecrübelerini de kullanacaklardır” dedi. Böyle projelerin en önemli tarafının finansman olduğuna da dikkat çeken Şahbaz, bu noktada Katar faktörünün de devreye girdiğini söyleyerek “Bu noktada önemli olan işin finansman ayağı olur. Bu tarafta da Katar’ın önemli bir rolü var ve şimdiye kadar yapılması üzerine anlaşılan büyük yatırımlarda Katar finansmanı devreye sokuldu” açıklamasında bulundu.
“Daha küçük inşaat işleri için de devreye girilebilir. Örneğin Şam’da şu an doğru düzgün bir otel yok. Halep’te, Şam’da, sahil bölgelerinde ekonomi açıldıktan sonra otel ve turistik tesis inşaatı kısmında fırsatlar olabilir. Bu tür işler diğerlerine kıyasla daha küçük olduğu için rekabete daha açık olacaktır ancak inşaatçılar için hepsinde büyük fırsatlar var.”
Türkiye’nin bu süreçte düşebileceği en büyük hatanın her şeyi bilen bir abi gibi davranmak olduğunu söyleyen Şahbaz, 90’larda Türkî cumhuriyetlerle yaşanan tecrübelere de dikkat çekerek şöyle konuştu:
“Gerek iş dünyası gerekse resmi ve sivil toplum temaslarımızda ‘biz şeyi biliriz’ tavrına girmememizde fayda var. Ayrıca yine 90’larda Türk devletlerine giden bazı kötü örneklerde olduğu gibi iş bilmez, dolandırıcı iş insanlarını Suriye’den uzak tutmamız lazım. Maalesef insanlar arasında olduğu gibi milletler arasında da güven kazanmak zor ama kaybetmek çok kolay”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR


