TCMB’den zorunlu ve doğru bir adım

TCMB zorunlu ama doğru bir adım attı. Enflasyonla mücadelede kararlı olduğu mesajını sürekli veren, bu çerçevede likidite önlemleri ile parasal aktarım mekanizmasını güçlendirmeye çalışan banka, amacına tam ulaşamadığını görüyordu.
TCMB’den zorunlu ve doğru bir adım

22 Mart - Assembly Buildings
Assembly Buildings ile birlikte

İş dünyasının geleceği: Assembly Buildings

2017’den bu yana İstanbul’un değerli lokasyonlarında günümüzün gelişen iş dünyası ve çalışma kültürüne uygun en etkili iş ekosistemlerini oluşturan Assembly Buildings , İstanbul’dan sonra ‘geleceğin ofis anlayışı’nı Ankara ’ya taşıdı.…

Daha fazlasını öğren →

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

TCMB zamanlaması açısından sürpriz, fakat beklenen ve biraz da zorunlu olan faiz artırım kararını Mart ayı toplantısında almış oldu. Son dönemlerde yabancı raporlarda sık sık 500 baz puanlık ya da buna yakın artışın dile getirilmesi, faiz artışının çok muhtemel olduğunu göstermekle birlikte, sadece zamanlamasını bizim açımızdan tartışılır hâle getirmişti.

TCMB zorunlu ama doğru bir adım attı. Enflasyonla mücadelede kararlı olduğu mesajını sürekli veren, bu çerçevede likidite önlemleri ile parasal aktarım mekanizmasını güçlendirmeye çalışan banka, amacına tam ulaşamadığını görüyordu. Zaten dün yayımlanan para kurulu karar metninde, enflasyonun birçok yönden henüz kontrol altına alınamadığını ve risklerin devam ettiğini söyleyen bir ton görüyoruz. 

Döviz zorlamaya başladı

Merkez Bankası açısından enflasyonla mücadelenin ana unsurları iç talebin zayıflaması ve TL’nin reel olarak değerlenmesi olarak görünüyor. İkincisine katılmasak da, son günlerde kurlardaki hareketlenmenin ve stresin rezerv satışıyla bile zor tutulabilmesi, Merkez Bankası’nın kendi algoritması açısından da işlerin zorlaştığını gösteren bir başka faktör oldu. 

İç talep yeterince zayıflamadı

Üstelik sadece kurdan gelen baskı değil, iç talebin de yeterince soğumamış olması Merkez Bankası’nın bu adımı atmasında önemli bir faktör görünüyor. İthalat verileri ve bazı öncü göstergeler iç talepte yavaşlamaya işaret etse bile, genel anlamda enflasyonu frenleyebilecek bir gerilemenin başarılamadığını izledik. Tüketici kredilerindeki büyüme, otomobil satışlarındaki yükselme, hizmet sektöründeki canlılık ve fiyat baskısı Merkez Bankası'nı haklı olarak endişelendiren bir süreçte gidiyordu. 

Ücret artışlarının fiyatlara hızlı geçişkenlik ile yansıyacağı beklenmekle birlikte, buradaki geçişkenliğin de çok güçlendiği bir başka gözlem olarak karşımızda duruyor. Sonuç olarak, Merkez Bankası enflasyonla mücadelede kendi çizdiği algoritma içinde doğru adımı attı. Bizce de gelinen bu noktada bu adımın atılması gerekliydi. Bir ay daha gecikmeli bir karar olabilirdi. Seçim öncesi bile bu kararın alınabilmesini, önümüzdeki süreçte mevcut yönetimin bir kredisi olduğu ve sıkılaşmanın olabildiğince artacağı anlamına da gelen bir sinyal olarak algılıyoruz. 

TCMB aslında gecelik faiz oranlarında kendisine bir marj yaratarak pratikte faizleri 50 değil 53 puana yükseltme alanını da yakalamış oldu. Bunun önemli bir sıkılaşma adımı olduğunu kabul etmek gerekiyor. Muhtemelen likiditedeki sıkılaşma adımları da devam edecektir. Zorunlu karşılıklardaki blokaj miktarının artırılması gibi yeni adımları beklemek de çok şaşırtıcı olmayacaktır. 

Mevduat ve kredi faizleri artacak

Tüm bu gelişmelerin sonucu olarak, özellikle mevduat faizlerinde önümüzdeki süreçte artışın hissedilir derecede devam edeceğini ve tüketimi kısacak, TL cinsi tasarrufları arttıracak bir ikna noktasına ulaşacağını düşünüyoruz. Tüketici kredi faizleri artacaktır. Elbette ticari kredi faizlerinde de artışlar izleyeceğiz. Fakat buradaki artışlar mevduat faizlerindeki artışa göre daha sınırlı kalacaktır.

Hissedilir yavaşlamaya hazır olalım

Enflasyonla mücadelede bu kararlılığın ortaya konması, iç talepte bir zayıflama ve büyüme oranında önemli bir düşüşü de beraberinde getirecektir. Olması gereken de budur. Enflasyon ile mücadelede büyümeden bir süre vazgeçmek gerekiyor. Büyümeden vazgeçmeye ne kadar dayanılabileceği ise önemli bir soru olarak duruyor.

Hedef değerli TL olmamalı

Burada diğer kritik nokta, döviz kurlarının seyri olacak. Merkez Bankası'nın bu adımı TL’nin değerlenmesi yönündeki baskıyı artıracaktır. Fakat farklı vesilelerle sık sık dile getirdiğimiz gibi, ihracat ve genel anlamda sanayi üretiminde rekabet açısından çok ciddi sıkıntılar yaşanıyor. TL’nin değerlenmesi bu sıkıntıları daha da artırır. 

Bu çerçevede, son günlerde döviz kurlarında yaşanan artışla gelen bu faiz artışının ana hedefinin TL’yi değerleme yönüne itme olmaması gerektiğini düşünüyoruz. Tek başına TL’yi koruyarak ya da değerlendirerek enflasyonla mücadeleyi başaramayız. Enflasyon ile mücadele perspektifini bırakmazsak ve bunun için para politikası ve diğer politikalarla gereğini yaparsak zaten TL doğru noktada değerlenecek ve kendini koruyacaktır. 

İç talep zayıflarken, ihracat ve sanayinin büyümede lokomotif noktasına geçebilmesi açısından doğru fiyatlamaya veya yönetebildiğimiz kur sisteminde bunu başarmaya çok ciddi biçimde ihtiyacımız bulunuyor. Sıkı para politikası zaten iç talebi büyük oranda keseceği için kurların aşırı olmayan hafif düzeltmelerininin enflasyona geçişkenliği artık çok güçlü olamayacaktır. Buna karşın büyüme ve ekonominin dengelerini bulması açısından katkısı büyük olur. 

Sonuç olarak, Merkez Bankası’nın doğru bir yolda olduğunu, kuru yönetebilmek açısından daha güçlü bir noktaya geldiğini düşünüyoruz. Bununla birlikte, kuru yönetmenin TL’nin değerlenmesi odaklı değil, ince bir ayarla, rekabetçi olduğu ve enflasyonist etkisinin güçlü olamayacağı bir noktada tutulması amacına yönelik olması gerektiğini düşünüyoruz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

EXANTEEXANTE
∙

BÜLTEN SAYISI

🦅 Merkez'den şahin duruş

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 500 baz puanlık artış kararı ve şahin karar metni ile piyasaları şoka uğrattı.

22 Mar 2024

AA

YAZARLAR

Erhan Aslanoğlu

İstanbul Topkapı Üniversitesi rektör yardımcısı, akademisyen ve ekonomist. Makroekonomi, Türkiye ve dünya ekonomisi alanlarıyla ilgilenen Aslanoğlu’nun yayımlanmış bir kitabı, kitap bölümleri, çok sayıda makalesi ve tebliğleri bulunuyor. Genel ekonomi, makroekonomik göstergelerin yorumlanması, Türkiye ve dünya ekonomisi, göstergeler ve gelişmeler üzerine seminer ve eğitimler veriyor.

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Kalkınmanın jeoekonomisi: Küresel ticarette yeni dönem

ABD-İran savaşının ve artan korumacılığın etkisiyle küresel ticarette dengeler değişirken, ülkelerin ulusal güvenlik ve jeopolitik öncelikleri ekonomik kararlarında giderek daha belirleyici hale geliyor. Ancak teknolojik dönüşüm ve stratejik sektörlerdeki yatırımların gelişmiş ülkelerde yoğunlaşması, gelişmekte olan ülkelerin kalkınma ve gelir farkını kapatma çabalarını zorlaştırıyor.

Kalkınmanın jeoekonomisi: Küresel ticarette yeni dönem
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Rekorlar kıran küresel tahvil faizleri neden artıyor ve bunu ne durdurabilir?

Küresel ekonomide en önemli gündem maddesi, uzun vadeli tahvil faizlerindeki önlenemeyen yükseliş olmaya devam ediyor. Sadece ABD’de değil, birçok gelişmiş ülkede on yıllık tahvil faizlerinin çok sert yükseldiği görülüyor. Peki neden ve bu gidişi ne durdurabilir?

Erhan Aslanoğlu

·

15 Eki 2026

Rekorlar kıran küresel tahvil faizleri neden artıyor ve bunu ne durdurabilir?
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

ABD'nin akaryakıt krizi nasıl Putin’e yaradı?

ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı dizel tedarik anlaşması, ABD Kongresinde Cumhuriyetçiler ile Demokratların hükümetin kapanması sürecinde dahi yaşamadıkları ölçüde bir ortak mutabakat sağlamalarına neden oldu. Peki Trump neden böyle bir karar aldı? Rusya bu anlaşmadan ne kazanacak ve ABD’nin Ukrayna politikasında nasıl bir değişiklik yaşanıyor?

Emircan Yaman

·

14 Eki 2026

ABD'nin akaryakıt krizi nasıl Putin’e yaradı?
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Sanayide yaz ayı bilançosu: İmalatta büyüme sıfıra yaklaştı

İmalat sanayiinde ilk dört ayda %1,3’e ulaşan üretim artışı, Ağustos ayında %0,2’ye geriledi. Giyim ve makine sektörlerinde daralma tüm şiddetiyle sürerken, önceki yıllarda büyüyen bazı sanayi kolları da yaz aylarında üretim kaybetmeye başladı.

Emircan Yaman

·

13 Eki 2026

Sanayide yaz ayı bilançosu: İmalatta büyüme sıfıra yaklaştı
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

2026 Nobel Ekonomi Ödülü: İnsan davranışları ekonomi politikalarını nasıl şekillendiriyor?

Nobel Ekonomi Ödülü’nü alan Robert Hall ve Michael Woodford’un çalışmalarının ortak noktası, ekonomik istikrarın yalnızca bugün alınan kararlara değil, insanların geleceğe ilişkin beklentilerine de bağlı olduğu düşüncesi oldu. Ödülün gerekçesinde “makroekonomik istikrarın mikroekonomik temellere yaptığı katkılar” ifadesi yer alırken burada Türkiye açısından da önemli çıkarımlar var. Bu teze göre, ekonomik istikrarın toplumsal karşılığı tek başına enflasyonun düşmesi değil.

Pelin Cengiz

·

12 Eki 2026

2026 Nobel Ekonomi Ödülü: İnsan davranışları ekonomi politikalarını nasıl şekillendiriyor?