

Dijital Türkiye Platformu ve KPMG ‘Dijitalleşme Yolunda Türkiye 2021’ raporunda dijitalleşme trendlerini inceliyor Pandeminin yarattığı yeni düzen koşullarıyla başa çıkmanın en önemli araçlarından biri olmaya devam eden dijitalleşme, tüm otomasyon aşamalarına ve iş dünyasının yaşadığı köklü değişime yeni bir ivme kazandırdı. Dijital Türkiye Platformu KPMG Türkiye tarafından yeni gerekliliklere odaklanarak topluma fayda sağlama misyonuyla yayımlanan ‘Dijitalleşme Yolunda Türkiye 2021’ raporu , ‘Strateji ve Değer Yönetimi’ başlığı altında kurumsal yeniliklere yatırım yaparken, doğru zamanda doğru dijital teknolojilerin seçimi, önümüzdeki dönemde ortaya çıkabilecek farklı risk durumlarına hazırlık ve dijitalleşmenin gerektireceği yetenek değişimi gibi konuları içerecek güçlü ve çevik stratejiler geliştirilmesinin önem taşıdığını vurguluyor: Toplum 5.0: Toplumun evrimi 5 aşamada tanımlanıyor; avcı, tarım, sanayi, bilgi ve toplum 5.0. Toplum 5.0 insan ve toplumun merkeze alındığı, Toplum 4.0 (bilgi) ile gelişen teknoloji ve bağlı nesnelerin insanlık yararına yönlendirildiği yeni ve akıllı bir toplumsal dönüşüme vurguyu temsil ediyor. ‘Tasarım Odakılı Düşünme’ yaklaşımıyla uzmanların ve liderlerin insanlar adına karar vermesi yerine insanı merkeze alan, çözüme ulaştırılacak problemin esasında insanları derin ve bağlamsal anlayarak tanımlamanın mümkün olduğunun kabullenilmesi gerekiyor. Toplum 5.0’ın ihtiyaçları psikoloji biliminin ortaya koyduğu ihtiyaçlarla aynı: Güven duyma, bağ kurma, ilişkilenme, anlam bulma, bir gruba ait iken özerkleşebilme, yaratıcılığı ve durağanlığı teşvik eden bir çevre içinde olma. Siyah Kuğu : Covid-19, beklenmedik ve öngörülemez bir zamanda hayatımıza girmiş olsa da bir Siyah Kuğu olarak görülmüyor. Buna rağmen bir sonraki Siyah Kuğu’ya hazırlıklı olmak gerekiyor. Siber saldırılar, doğal afetler, küresel salgınlar ve iklim krizleri gibi muhtemel olaylara karşı güvenlik açıkları ve geliştirilmesi gereken alanlar ne kadar iyi belirlenir ve iyileştirilebilirse Siyah Kuğuların etkisi o kadar azaltılır. Siyah Kuğuları doğru bir şekilde yönetebilmek için atılması gereken bazı adımlar: Risk yönetimi süreçlerinin yeniden tasarlanması Çevik organizasyonlar oluşturulması Bütüncül stratejiler Karmaşık iş süreçlerinin birleştirilmesi Rapora ulaşmak ve detaylı bir şekilde incelemek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), temmuz ayı enflasyon verilerini açıkladı. Temmuz ayında tüketici fiyat endeksinde (TÜFE); bir önceki aya göre %1,80, geçen yılın aynı dönemine göre ise %18,95’lik artış görüldü. Üretici fiyat endeksinde (ÜFE) ise yıllık bazda %44,92 artış yaşandı. Rakamlar; yıllık enflasyonda son 26 ayın, aylık enflasyonda ise 18 yılın zirvesine ulaşıldığını gösteriyor.

TÜFE yıllık değişim oranları (%) – Kaynak: TÜİK
Kritik bir nokta: Türkiye’de enflasyon, en son Temmuz 2003’te %23,59’a yükselmişti. 18 yıl sonra ilk kez, temmuz ayı enflasyon rekoruna bu kadar yaklaşıldı. Ayrıca, TCMB’nin belirlediği ve indirime gidilmesi tartışılan %19’luk politika faizi ile tüketici enflasyonu arasındaki makas 0,05 puana kadar geriledi.
Hangi ürünlerde, ne kadar artış var?
Yıllık enflasyon rakamlarına göre, en yüksek artış %24,92 ile gıda ve alkolsüz içecekler grubunda görülürken en düşük artış, %4,41 ile haberleşmede gerçekleşti.

TÜFE ana harcama gruplarına göre yıllık değişim oranları (%)
Temmuz 2021
Temmuz ayında, endekste kapanan 415 maddeden 284’ünün ortalama fiyatında artış gerçekleşmesi vatandaşın alım gücünün giderek düştüğünü ve gıdaya erişimin zorlaştığını ortaya koyuyor. Ekonomistler, sonbahar aylarında üretici enflasyonunun biraz daha yukarı çıkacağını ve enflasyonun fiyatlar üzerindeki etkisinin daha fazla hissedileceğini öngörüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Türkiye'de enflasyon, son 18 yılın zirvesine ulaştı. Robinhood hisseleri, %50'nin üzerinde değer kazandı. Uber, pandemi sonrası toparlanmaya başlarken sürücü bulmakta zorlanıyor.
09 Ağu 2021

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu
Business Editor

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.

Yapay zeka, artık yazılımı ucuzlatmanın ötesinde, hizmet sektörünün ekonomisini de değiştiriyor. Yeni nesil “AI-native” ajanslar, müşteriye bir araç verip işi ona bırakmak yerine operasyonun tamamını üstleniyor ve ajans hizmetini platform fiyatına sunuyor.

Yıllarca raporlar, hedefler ve uyum kriterleri üzerinden ele alınan sürdürülebilirlik, 2026’nın çoklu kriz ortamında kabuk değiştiriyor. Çevresel ve sosyal riskler büyürken, şirketlerin sürdürülebilirliği ana iş kollarından ayrı, ikincil bir alan olarak görmesi giderek daha işlevsiz hâle geliyor. Yeni dönemin sorusu artık ne kadar sürdürülebilir göründüğümüz değil, sürdürülebilirliği finansal performansa, büyümeye ve organizasyonel dayanıklılığa ne kadar entegre edebildiğimiz.

Güvenin ve itibarın göstergelerini, güven ve itibarın kendisiyle karıştırdığımızda her şeyi “parasını bastırarak” çözebileceğimizi düşünüyoruz. Oysa göstergeleri satın almak kolay, güvenin kendisini satın almak ise mümkün değil. Çünkü sahici güven; strateji, sabır, emek ve zamana yayılan bir tutarlılık gerektiriyor. Kestirmeler ise yalnızca sahnedeki kağıttan kaplanı parlatıyor; işler ters gittiğinde o kaplan kimseyi korumuyor.





