Tuzsuz beslenme kalp sorunları riskini %20'ye kadar azaltabilir

Birleşik Krallık’ta yapılan yeni çalışma tuz tüketimindeki küçük bir azalmanın bile sağlık açısından faydalı olabileceğini gösteriyor.
Tuzsuz beslenme kalp sorunları riskini %20'ye kadar azaltabilir

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Gıdalara tuz eklemenin kalp ve damar hastalıkları ve erken ölüm olasılığını nasıl artırdığı belgelendi. Artık uzmanlar, tuz eklenen öğün sayısını azaltarak veya tuzu tamamen bırakarak kalp sağlığında ne kadar büyük bir fark yaratılabileceğini ortaya çıkardı. Bu zamana kadarki tuz tüketimine yönelik en büyük araştırma, öğünlerden tuz çıkarılarak kalp sorunları ve felç riskinin neredeyse %20 oranında azaltılabileceğini öne sürüyor. Araştırmacılar, yemeklere hiç tuz eklemeyenlerin bir kalp rahatsızlığı olan atriyal fibrilasyona (AF) yakalanma olasılığının sürekli olarak tuz ekleyenlere kıyasla %18 daha az olduğunu tespit etti. 

  • Neden önemli? AF, düzensiz ve genellikle ileri derecede hızlı bir kalp atış hızına neden olur. Bu da baş dönmesi, nefes darlığı ve yorgunluğa neden olabilir. AF'li kişilerin felç geçirme olasılığı AF’si olmayanlara göre beş kat daha fazladır. Güney Kore Kyungpook Ulusal Üniversite Hastanesi’nden Baş Yazar Dr. Yoon Jung Park konuyla ilgili "Çalışmamız gıdalara daha az tuz ekleme sıklığının daha düşük AF riskiyle ilişkili olduğunu gösteriyor." dedi. Bulgular Amsterdam'da dünyanın en büyük kalp konferansı olan Avrupa Kardiyoloji Derneği'nin yıllık toplantısında sunulacak.
  • Detaylar: Araştırma, 2006 ile 2010 yılları arasında Birleşik Krallık genelinde, 40 ila 70 yaş arasındaki 5 yüz binden fazla kişinin Birleşik Krallık Biobank'tan alınan verilerini kullandı. Araştırmanın başlangıcında hâlihazırda AF, koroner arter hastalığı, kalp yetmezliği veya felç geçirenler hariç tutuldu. Katılımcıların her birine yemeklerinde ne sıklıkla tuz kullandıkları soruldu. Araştırmacılar tuz kullanım sıklığının katılımcıları nasıl etkilediğini görmek için 11 yıl boyunca onları izledi. Sonuçlar elde edildiğinde yiyeceklerine “her zaman” tuz atanlarla "hiç" tuz atmayanlar karşılaştırıldığında, “hiç” tuz atmayanların AF'ye yakalanma olasılığı %18 daha az.
  • Ne dediler? İngiltere Kalp Vakfı'ndan Prof. James Leiper şunları söyledi: "Fazla tuz kullanımının sağlık sorunlarına yol açabileceği iyi biliniyor. Bu araştırma, hükümetin günde 6 gramdan (yaklaşık bir çay kaşığı kadar) fazla tuz tüketmeme tavsiyesine uymanın hepimize fayda sağlayabileceğini hatırlatan bir çalışma." Tuz, Şeker ve Sağlık Konusunda Konsensus Eylemi'nden Mhairi Brown şunları söyledi: "Bu yeni araştırma bilimsel veri tabanına değerli bir katkıdır. Ayrıca gıdalarımızdaki tuz miktarının azaltılmasına ve sağlığımızı önlenebilir tehlikelerden korumaya yardımcı olacak katı politikalara olan ihtiyacı güçlendirmektedir."
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro
∙

BÜLTEN SAYISI

🗞️ apéro gazete #17 Z kuşağının yemekle karmaşık ilişkisi

apéro gazete'de bu hafta: Ezine peynirine AB'den coğrafi işaret yolda mı? Z kuşağının yemek tercihlerindeki etkenler neler? İtalya'da mavi yengeç istilası sadece deniz ekosistemini mi tehdit ediyor?

30 Ağu 2023

apéro gazete

YAZARLAR

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro
∙

HİKAYE

Mutfakların dili: Etnik mutfaklar nasıl yüksek gastronomiye dönüşüyor?

Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.

26 Eyl 2026

Mutfakların dili: Etnik mutfaklar nasıl yüksek gastronomiye dönüşüyor?
apéroapéro
∙

HİKAYE

Nouveau’dan ibaret olmayan Beaujolais: Bağda bir gün

Dışarıdan bakıldığında şarap kültürü ve turizmiyle, hatta biraz romantize edilmiş bir Fransız şarap imgesiyle özdeşleşen Beaujolais’nin, içeriden bakıldığında nasıl bir emek, iklim ve aile ekonomisi üzerine kurulduğunu Ceren Aral Desnos, bir beyaz yakalı olarak deneyimlediği bir günlük bağbozumu üzerinden anlatıyor.

Ceren Aral Desnos

·

19 Eyl 2026

Nouveau’dan ibaret olmayan Beaujolais: Bağda bir gün
apéroapéro
∙

HİKAYE

Bedenin modası, beslenmenin trendi: Peki şimdi ne yiyeceğiz?

Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.

Reyhan Ülker

·

12 Eyl 2026

Bedenin modası, beslenmenin trendi: Peki şimdi ne yiyeceğiz?
apéroapéro
∙

HİKAYE

Sifnos'un yolu: Bir ada nasıl gastronomi destinasyonuna dönüşür?

Yunanistan’ın küçük Kiklad adalarından Sifnos, yerel ürünleri, geleneksel yemekleri ve son 15 yılda açılan şef restoranlarıyla ülkenin öne çıkan gastronomi duraklarından birine dönüştü. Adada nohut, peynir, kapari, kekik balı ve balık gibi ürünler hem geleneksel tavernaların hem de yeni nesil restoranların menülerinde yer buluyor. Seramikçilik gibi yüzyıllardır süren zanaatlar yemek kültürünün bir parçası olmaya devam ederken farklı ülkelerden şeflerle yapılan işbirlikleri de Sifnos mutfağını yeni tatlara ve tekniklere açıyor.

Emre Onar

·

05 Eyl 2026

Sifnos'un yolu: Bir ada nasıl gastronomi destinasyonuna dönüşür?
apéroapéro
∙

HİKAYE

Doğaya dönüşün ilk dalgası: Foraging'in yeniden keşfi

Bir zamanlar bir hayatta kalma becerisi olan foraging, bugün fine dining'in, wellness kültürünün ve sosyal medyanın ilgi alanında. Bu geri dönüş, insanın doğadan yeniden beslenmesinden çok, doğayla kopmuş ilişkisinin farkına varmasıyla ilgili olabilir.

Reyhan Ülker

·

29 Ağu 2026

Doğaya dönüşün ilk dalgası: Foraging'in yeniden keşfi