"Üretim ve istihdam odaklı bir geçiş"

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Uludağ Ekonomi Zirvesi açılış oturumunda Türkiye Ekonomi Modeli’ne dair açıklamalarda bulunan Bakan Nureddin Nebati, Türkiye’nin küresel resesyonun gündemde olduğu, gelişmiş ekonomilerin küçüldüğü ve enerji problemleriyle karşı karşıya kaldığı bu dönemde Türkiye’nin üretim ve istihdam odaklı bir geçişi öncelediğini vurguladı. Konuşmadan satır başları şu şekilde:
- Türkiye Ekonomi Modeli: “Akademisyen arkadaşlarımızla mutabık kalınan noktalardan biri de salgın sonrası dünyanın ülkemiz adına büyük fırsatlar sunduğu yönündeydi. Tüm dünya küçülmeye doğru giderken yüksek oranlarda büyüme gösteren ekonomimiz, yüksek oranlarda gerçekleşen istihdam ve ihracat rakamlarımız öngörülerimizi her zaman olduğu gibi haklı çıkardı.”
- İhracatta büyüme: “İhracatımız 2021 yılında %33 artışla Cumhuriyet tarihinde bir rekor kırdı; küresel ekonomide ihracatını en çok artıran 6 ülkeden biri oldu. Rusya, BAE, Suudi Arabistan, Brezilya enerji alanındaki ihracatlarıyla büyüyerek öne çıkarken Türkiye endüstriyel büyümesiyle kendini gösteren ülke oldu. 2022’nin ilk 6 ayında %7,5 büyüdük, 30,6 milyon insana ulaşan istihdam rakamları yine Cumhuriyet tarihindeki rekorlardan biri oldu.”
- Büyüme mi enflasyon mu: “Büyüme mi enflasyon mu, sert tedbirler mi yumuşak tedbirler mi; büyümeden vazgeçersek işsizlik ne olacak, işsizliği önlemek için enflasyona neden olabilecek politikalardan nasıl vazgeçeceksiniz? Enflasyonun büyük bir sorun olmadığını iddia eden mi var? İddia ve söylemlerde hangi yol ve yöntemlerle düşüreceğinizi söyleyin.”
- %13 hedefi: “Türkiye ekonomi modelimizi tasarlarken durgunluk ve işsizlikle tekrar karşılaşmamak için üretim ve istihdamı önceledik. 2020’de dünya küçülürken biz büyüdük, 2021’de dünya tek haneli büyürken biz çift haneli büyüdük. Yüksek enflasyona karşı vatandaşlarımızı koruyacak politikaları da asla ötelemedik. Ak Parti kurulduğu günden bu yana ülkemizde her bakımdan istikrarın adresi olmuştur. Geçmiş hükümetlerden hiçbirinin başaramadığını 21. yüzyılın ilk çeyreğinde başarmıştır. Aralık ayındaki baz etkisiyle beraber enflasyon yumuşak bir geçişle daha önce yakaladığımız %13’lük ortalamaya doğru inecektir.
- Gelecek vizyonu: “TL’ye güveni artıracak, finansal istikrarın devamını sğalayacak ve yatırım ortamını iyileştirecek adımlar atıyoruz. İhracatın büyümeye pozitif katkısıyla ihracatçılara yönelik destek paketleri açıkladık. KOBİ’lerin yeşil dönüşümü için de adımlar atmaya devam ediyoruz. Finansal sistemde tasarrufların artırılması, kaynak dağılımında etkinliğin sağlanması ve finansmana erişimin kolaylaştırılması için yurt içinde finansal atılımları destekliyoruz. Sürdürülebilir dönüşüm ülkemiz için yeni fırsatları beraberinde getiriyor. Emisyon seviyemizi düşürüp rekabet edebilir hale geleceğiz. Yenilenebilir enerjide pazar payı elde ederek yeni iş alanları oluşturacağız.”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Pareto bu yıl Sapanca'da düzenlenen Uludağ Ekonomi Zirvesi'nden bildiriyor.
07 Eki 2022

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.

Yapay zeka, artık yazılımı ucuzlatmanın ötesinde, hizmet sektörünün ekonomisini de değiştiriyor. Yeni nesil “AI-native” ajanslar, müşteriye bir araç verip işi ona bırakmak yerine operasyonun tamamını üstleniyor ve ajans hizmetini platform fiyatına sunuyor.

Yıllarca raporlar, hedefler ve uyum kriterleri üzerinden ele alınan sürdürülebilirlik, 2026’nın çoklu kriz ortamında kabuk değiştiriyor. Çevresel ve sosyal riskler büyürken, şirketlerin sürdürülebilirliği ana iş kollarından ayrı, ikincil bir alan olarak görmesi giderek daha işlevsiz hâle geliyor. Yeni dönemin sorusu artık ne kadar sürdürülebilir göründüğümüz değil, sürdürülebilirliği finansal performansa, büyümeye ve organizasyonel dayanıklılığa ne kadar entegre edebildiğimiz.

Güvenin ve itibarın göstergelerini, güven ve itibarın kendisiyle karıştırdığımızda her şeyi “parasını bastırarak” çözebileceğimizi düşünüyoruz. Oysa göstergeleri satın almak kolay, güvenin kendisini satın almak ise mümkün değil. Çünkü sahici güven; strateji, sabır, emek ve zamana yayılan bir tutarlılık gerektiriyor. Kestirmeler ise yalnızca sahnedeki kağıttan kaplanı parlatıyor; işler ters gittiğinde o kaplan kimseyi korumuyor.



