Yatırım Finansman ile "Gündem Masası"


Yatırım Finansman ’da hesabınızı açarak siz de yatırımınıza değer katmaya başlayabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Berna Önsel, Strateji ve Yatırım Danışmanlığı Uzmanı
Haftanın Gündemi: ABD Enflasyon Verisi
Küresel piyasalar, ABD açıklanan istihdam verilerinin ardından 2023’ün ilk haftasını yükselişle kapatmıştı. Yeni haftada ise, yerel Fed Başkanları’nın açıklamaları, Fed Başkanı Powell’ın konuşması ve ABD TÜFE enflasyon verisi ana başlıkları olarak takip edildi.
Haftanın ilk yarısına temkinli başlayan piyasalar, şahin tonda gelen mesajların ardından haftanın ilk seansında kazançlarını geri verdi. Yerel Fed Başkanları’ndan Raphael Bostic ve Mary Daly, faizlerin %5’in üzerine çıkarılması gerektiğini belirtti. Bu da %5’in altını fiyatlayan piyasa ile ters orantılı. Para piyasalarındaki fiyatlamalarda Şubat toplantısında %77 ihtimalle 25 baz puan faiz artışı öngörülürken, 50 baz puanlık faiz artışı da %23 ile değerlendirilmeye devam ediyor.
Fed Başkanı Powell, İngiltere ve Japonya Merkez Bankası Başkanları ile Avrupa Merkez Bankası Yönetim Kurulu Üyesi Isabel Schnabel'in de katıldığı bir konferansta konuştu. İklim konusuna değinen Powell para politikası hakkında yorum yapmaktan kaçındı. Şubat toplantısına üç hafta kala Powell, enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde fiyat istikrarını sağlamak için kısa vadede ekonomiyi yavaşlatmayı göze alabileceklerini belirtti.
Hafta içerisindeki diğer gelişmelere baktığımızda, Kasım 2022’de başlayan ara seçimler 15.turda sonuçlandı. ABD Temsilciler Meclisi'nde yapılan 15. tur oylamasında meclis başkanı Kevin McCarthy seçildi. Böylece, Temsilciler Meclisi Başkanlığına Cumhuriyetçilerin adayı seçilmiş oldu. Başkan seçiminin ardından yasama faaliyeti yeni dönemde 10 Ocak itibari ile başladı. Demokrat Başkan Joe Biden’a kıyasla, Temsilciler Meclisi Başkanı’nın Cumhuriyetçi kanattan seçilmesinin yasama faaliyetinin istikrarı açısından sorunlara neden olabileceği öngörülüyor.
Avrupa'dan sonra ABD ekonomisi için de büyüme beklentilerinde yukarı revizyonlar yapılmaya başlandı. Hafta ortasında Goldman Sachs, Euro Bölgesi 2023 GSYH beklentisini %0,1 daralmadan %0,6 büyümeye revize etmişti. Benzer beklenti Barclays tarafından ABD için paylaşıldı. Barclays ABD ekonomisi için 2023 ilk çeyrek büyüme tahminini %0,5'e yükselttiğini belirtti. Ancak ikinci ve üçüncü çeyrekte sınırlı daralma beklentisi devam ediyor. Barclays, 2023 sonuna doğru Fed'in faiz indirimlerine başlamasını ve 2024 sonunda politika faizini %3,0 - 3,25’e kadar gevşetmesini bekliyor.
ABD'de aylık TÜFE'nin yaklaşık üç yıl sonra ilk kez negatif bölgeye gerilemesi dikkat çekti. Yüksek baz etkisini dikkate aldığımızda, gelecek aylarda yıllık TÜFE'de gerilemenin devamı beklenebilir. Bloomberg'de paylaşılan ekonomist beklentilerinin ortalaması 2023 sonunda ABD'de yıllık TÜFE'nin %4 civarına gerileyeceğine işaret ediyor. 2024 TÜFE beklenti ortalaması ise %2,5. Bu veriler, ABD'de enflasyon kaygılarının geride kalabileceğine, Fed'in de bu çerçevede 1 ya da 2 kere 25 baz puan faiz artırarak %5,00 - %5,25 bandında durması, sonrasında ise Barclays'in beklentisinde paylaştığı gibi yıl sonuna doğru faiz indirimlerine başlayabileceğine işaret ediyor.
Wall Street’te Bilanço Sezonu Bu Hafta Başlıyor
Wall Street endekslerinde dördüncü çeyrek bilanço sezonu bugün bankalar öncülüğünde başlıyor. Şirketlerin arzlarına ilişkin kesintiler, maliyet azaltımı için işten çıkarmalar ve ekonomik yavaşlama sinyalleri ile birlikte zor geçen bir dördüncü çeyrek oldu.
Beklentiler, pandemi etkilerinin yoğun hissedildiği 2020 2. çeyrekten bu yana en zayıf döneme işarete ediyor. 4. çeyrek hisse başına şirket kârlılıkları için tahminler %6,5 azalarak 57,78 USD'den 54,01 USD'ye geriledi. Bankalara ilişkin beklentilere bakıldığında, Bank of America’nın (NYSE: BAC) hisse başına kârında bir önceki çeyreğe göre düşüş bekleniyor. Goldman Sachs’ın (NYSE: GS) ise yatırım bankacılığı gelirinde ve personel sayısında kesintiye gitmesi ile çeyrekte en iyi performansı sergilemesi beklentiler dâhilinde. Wells Fargo (NYSE: WFC), 4Ç22’nin sonunda otomotiv, konut kredisi ve mevduat hesaplarındaki ihlaller gerekçesi ile 3,7 milyar USD ceza almıştı. Mortgage kredileri tarafında en bilinen bankalardan biri olan WFC rapor öncesinde mortage odaklanmasını artırmak için hizmet portföyünün boyutunu küçültmeyi planladığını açıkladı.
Bugün bankalar haricinde, UnitedHealth, Delta Air Lines ve BlackRock da sonuçlarını paylaşacak. Delta Air Lines, bugün açıklayacağı bilançosundan önce ön sonuçlar paylaştı. Konsensüs tahminleri, kârlılık eğilimleri Covid-19 salgınından sonra toparlanmaya devam ederken, şirketin hisse başına kârının, geçen yılın aynı dönemine kıyasla %500'ün üzerinde artışla 1,35 USD olarak açıklaması bekleniyor. Hava yolculuğu talebinde devam eden iyileşme nedeniyle hasılatın yıldan yıla %34,4 artarak 12.73 milyar USD'ye çıkması da beklentiler dahilinde. Şirket, Avrupa ve Çin'deki önemli destinasyonlara rotalarını yeniden açmasının ardından artan uluslararası trafikten yararlanırken, hem eğlence hem de kurumsal seyahat için de güçlü yurt içi talebi yönetiyor. Şirket aynı zamanda Amerika’daki güçlü fırtınanın ardından Southwest Airlines tarafından iptal edilen uçuşlardan da yararlanıcı konumunda. Fransız taşıyıcı Airbus ve Boeing’den gelen beklenti üstü teslimat raporları ve American Airlines’ın da gelir beklentisinde yukarı yönlü revizyonu artan seyahat talebinin sektör üstündeki pozitif etkisini vurguluyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
ABD'de aylık manşet enflasyon negatife döndü. TCMB'nin döviz rezervlerinde son 3 ayın en sert düşüşü yaşandı. BİST 100 endeksindeki 3 günlük kayıp serisi sona erdi.
13 Oca 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
TÜSİAD Başkanı Ozan Diren, Dünya gazetesinden Recep Erçin’e verdiği söyleşide, Türkiye’nin kamu öncülüğünde hazırlanacak ve uygulaması yakından izlenecek 10-15 yıllık sanayi planlarına ihtiyaç duyduğunu söyledi. Türkiye halihazırda beş yıllık kalkınma planları hazırlıyor. Peki planlar ve destekler mevcutken neden yeniden planlamayı konuşuyoruz? Türkiye’nin geçmişte fabrikalar kurarak başladığı planlama deneyiminde ne değişti ve bugün hazırlanacak bir planın üretim kararları üzerinde nasıl bir etkisi olabilir?

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Salı günü açıklanacak merkezi yönetim bütçe dengesi ve Çarşamba günü açıklanacak Ağustos ayı Konut Fiyat Endeksi ile Perşembe günü yayımlanacak TCMB Para Politikası Kurulu toplantı özeti ön plana çıkarken, yurt dışında Çarşamba günü açıklanacak Fed faiz kararı ile Perşembe günü İngiltere Merkez Bankası ve Cuma günü Japonya Merkez Bankası tarafından açıklanacak faiz kararları takip edilecek.
14 Eyl 2026

Jeopolitik gelişmeler piyasaların en zor fiyatladığı risklerden biridir. Savaşın ne zaman sona ereceğini, bir zirveden hangi kararın çıkacağını veya seçimlerin siyasi dengeleri ne ölçüde değiştireceğini önceden bilmek mümkün değildir. Buna rağmen jeopolitik haber akışı yatırımcı açısından tamamen öngörülemez bir alan da değil.

Türkiye’de para politikasının yakın vadeli geleceğine dair soru işaretleri, jeopolitik karmaşa ve yansımalar bir yana, makro gündemin ana maddesi olmaya devam ediyor. Dezenflasyon sürecinde izlenen yatay-aşağı görünüm, şirketlerin birikimli finansman ihtiyacı ve enerji fiyatlarındaki oynaklık, Merkez Bankası’nın hareket eğilimine aynı anda ancak farklı yönlerde etkiliyor. 10 Eylül tarihli PPK kararını da bu kapsamda ve daha geniş bir çerçevede okumak gerekiyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'ı açıkladı. Bu programa iki ayrı soruyla yaklaşılabilir. Birincisi iç tutarlılıktır. Büyüme, enflasyon, işsizlik ve bütçe rakamları birbiriyle uyumlu mu? İkincisi dış geçerliliktir. Bu belgelerin geçmişte verdiği rakamlar, kaydedilenle karşılaştırıldığında ortaya nasıl bir sicil çıkıyor?



