Yatırımcının enflasyonla sınavı

TÜİK, finansal araçların reel getiri oranlarını açıkladı
Yatırımcının enflasyonla sınavı

9 Mart - GEA - Exante
GEA ile birlikte

Gönüllüler için açık çağrı: GEA Ulusal ve uluslararası alanda yaşamı tehdit eden bütün felaketlerde, afet sonrasında enkaz altında kalmış insanlara ulaşmak için arama kurtarma operasyonları gerçekleştiren GEA ekibi , afet bölgelerinde tıbbi ve insani yardım faaliyetleri sürdürmeye devam ediyor. Nedir? Toprak ana anlamına gelen GEA , 1994 senesinde kurulan ve tamamı gönüllülerden oluşan bir arama kurtarma, ekoloji ve insani yardım grubu. Neler oldu? 6 Şubat Pazartesi günü meydana gelen depremin ilk saatlerinden itibaren Adana ve Hatay’ın İskenderun ilçesinde arama kurtarma çalışmalarına başlayarak Adana, İskenderun ve Antakya’da toplam 118 enkazda arama ve kurtarma çalışmaları gerçekleştiren GEA, depremin üçüncü saatinden itibaren başlayan çalışmalarda 41 kazazedeyi enkaz altından sağ olarak kurtardı. İnsani yardım için İskenderun Kaymakamlığı ’yla birlikte çalışan GEA ekibi, 3739 çadıra ve münferit olarak kurulmuş 1500 aile çadırına çeşitli insani yardım malzemelerinin dağıtımlarını yaptı. İnsani yardım çalışmalarının ilk aşamasında battaniye, uyku tulumu, ısıtıcı, çadır, hijyen seti, atıştırmalık, kıyafet, termal içlik, çorap, iç çamaşırı, powerbank, pilli el radyosu, fener, jeneratör gibi gereksinimleri karşılayan GEA ekibi ; bunların yanı sıra çocuk bezi, hasta bezi, bebek maması, biberon gibi temel ihtiyaçlar ve çocuklar için oyuncak, boyama kitabı, boya kalemi dağıtımı gerçekleştirdi. Siz de bu bağlantıyı ziyaret ederek GEA gönüllüleri arasına katılabilir, birçok farklı alanda gönüllü faaliyetlerde bulunabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) finansal yatırım araçlarının reel getiri oranlarına ilişkin şubat ayı veri setini açıkladı. Buna göre, şubat ayında reel anlamda pozitif getiri sağlayabilen bir yatırım aracı bulunmuyor.

Veri hakkında

TÜİK’in aylık bazda yayımladığı veri, brüt mevduat faizi, ABD Doları, Avro, devlet iç borçlanma senedi, külçe altın ve Borsa İstanbul 100 endeksinin dönemsel getiri oranlarına dayanıyor. Veriler, söz konusu yatırım araçlarının aylık, üç aylık, altı aylık ve yıllık getiri seviyelerinin, hem tüketici hem de üretici fiyat endeksi verileri kullanılarak arındırılması ile hesaplanıyor.

Hesaplama metodolojisinde, mevduat faizi, fiilen açılan tasarruf mevduatlarına uygulanan ağırlıklı ortalama faizi baz alıyor. Burada kullanılan oran ise stopaj hariç (brüt) değer olarak kabul ediliyor.

💾 Cep bilgisi: Stopaj oranları TL mevduatlar için vadesine göre değişmekle birlikte %5 ila %0; yabancı para mevduatlar içinse yine vadesine göre %20 ila %18 arasında değişiyor.

Borsa İstanbul 100 endeksine dair hesaplama, borsada en az 60 gün süre ile işlem gören hisse senetlerinden piyasa değeri ve günlük ortalama işlem hacmi en büyük olan 100 şirketin hisse senetleri baz alınarak ve 1. ve 2. seans kapanış fiyatları birleşik endeksinin aylık ortalaması ile yapılıyor.

Kurlara ilişkin hesaplamalar Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) ilan ettiği kur ortalamalarına, altına ilişkin hesaplama borsada oluşan külçe altın gram fiyatlarının ortalamalarına, devlet iç borçlanma senedine ilişkin hesaplama ise Borsa İstanbul tarafından yayımlanan BİST-KYD tüm endeksine dayanıyor.

Bu yazıda, manşet veri olarak tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgenmiş verileri kullanacağız.

Güncel durum

Veri setine göre şubat ayında aylık bazda pozitif getiri sağlayan bir finansal yatırım aracı bulunmuyor. Aylık bazda BİST 100 endeksinin reel getirisi -%8,4 olurken, döviz, altın ve DİBS’te reel getiriler -%2,7 ila -%4,6 arasında değişiyor. Zaman serisinde uzun süredir en kötü reel getiri sağlayan mevduat kaleminde ise son dönemde (KKM’de faiz üst sınırının serbest bırakılmasının da etkisiyle) kayda değer şekilde yükselen mevduat faizlerinin olumlu etkisi göze çarpıyor. Mevduat faizinin aylık bazda reel getirisi -%1,8 ile seçilen araçlardan yatırımcıya en az hasar vereni oldu.

Yatırım araçlarının son (yine TÜFE ile indirgenmiş) üç aylık reel getirilerine bakıldığında da pozitif bir değer görülmüyor. Bu zaman aralığında USD, yatırımcısına %9,0 kaybettirirken (ki bunun sebebi bir süredir stabil seyreden kurlar ve yaklaşık eşleniğini dünkü bültenimizde yer verdiğimiz reel efektif döviz kuru serisinde de görebilirsiniz) yatırımcısına en az kaybettiren yatırım aracı %1,4’lük kayıp oranıyla altın oldu.

Altı aylık zaman aralığını konu alan veride, Borsa İstanbul’da yılın son döneminde yaşanan rallinin etkisi göze çarpıyor. BİST 100 endeksi, yatırımcılarına bu zaman aralığında %38,9 oranında reel getiri sağlarken, yüksek enflasyona kıyasla daha az değer kaybeden TL’nin ve EUR lehine gelişen parite hareketinin sonucu olarak USD yatırımcısı reel olarak %14,4 oranında kayıp yaşadı.

Veriye yıllık bazda bakıldığında, yatırımcısına reel olarak kazandıran tek enstrümanın BİST 100 endeksi olduğu görülüyor. Endeks, yatırımcısına reel olarak %59,8 gibi çok yüksek bir getiri sağlamış durumda. Bu zaman aralığında, para politikası ve regülasyonların etkisiyle düşük kalan mevduat faizi, mevduat yatırımcılarının yıllık bazda reel olarak %25’in üzerinde zarar etmesine yol açmış durumda.

Sonuç olarak

Enflasyonist ortamlar, yatırımcıların finansal varlıklarını koruyabilmesini güçleştiren, onları sıklıkla zorlu tercihler yapmaya ve risk almaya iten çetin dönemlerdir. Varlıklarının değerlerini enflasyonun aşındırıcı etkisine karşı korumak isteyen yatırımcıların kararları bu dönemlerde rasyonellikten de uzaklaşabilir. Bunun yanında, yatırımcıların finansal okur yazarlık seviyeleri de bu dönemler için ilave bir risk yaratır. Bu dönemde piyasa eğilimleri ve genel akımlar paralelinde hareket eden finansal okur yazarlığı düşük kitleler aksi yöndeki hareketlere karşı savunmasız kalabilirler.

Elimizdeki veri seti, (son dönemde görece toparlanmakla birlikte) düşük mevduat faizleri, yatay seyreden kurlar, küresel çapta artma eğilimindeki reel faizlerin altın fiyatları üzerinde yarattığı baskı gibi unsurların oluşturduğu zorlu yatırım ortamını teyit ediyor. Yatırımcıların kendilerini koruyabilmek adına ellerinde kalan nadir yatırım araçlarından Borsa İstanbul’da yaşanan rallinin temel sebebi de bu mecraya doğru yönelen yüklü miktarda fon ve yatırımcılardı. Merkezi Kayıt Kuruluşu da yayımladığı verilerle bu eğilimi teyit ediyor.

Borsa İstanbul’da yeni yılla birlikte başlayan ve deprem sonrasında da (alınan önlemlerle desteklense de) devam eden aşağı/yatay seyir ise yatırımcıların mücadelesini iyice zorlaştırıyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

EXANTEEXANTE

BÜLTEN SAYISI

🖊️ Yatırımcının enflasyonla sınavı

Fed Başkanı Jay Powell kurumun faiz artış hızına henüz karar vermediğini söyledi. TBMM'de görüşülen kanun teklifine deprem nedeniyle ek vergi alınmasına ilişkin madde eklendi.

09 Mar 2023

GEA ile birlikte
Unsplash

YAZARLAR

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE

HİKAYE

Kemer sıkmanın bedeli: Milei’nin elektrikli testeresi Arjantin’i nereye götürüyor?

Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei'nin kamuda radikal kesintilerin ve kemer sıkma politikalarının simgesi olarak siyasi şovlarında kullandığı “motosierra” (elektrikli testere) politikaları halktan giderek daha çok tepki çekiyor. Şirket iflasları artarken enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle halkın borç yükü rekor seviyeye ulaşıyor. Vatandaşlar gıda, ilaç ve temel giderler için kredi çekmek zorunda kalıyor. Hükümet ise borçlanmayı "özel bir mesele" olarak nitelendirerek yapısal reformları savunmaya devam ediyor.

Pelin Cengiz

·

25 Ağu 2026

Kemer sıkmanın bedeli: Milei’nin elektrikli testeresi Arjantin’i nereye götürüyor?
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Borç döngüsü: ABD’nin giderek büyüyen borcunu kim finanse edecek?

Bridgewater Associates’in kurucusu Ray Dalio’ya göre asıl risk ABD’nin ne kadar borçlandığı değil, giderek büyüyen tahvil arzını yatırımcıların hangi faiz seviyesinden taşımaya razı olacağı. Sıfıra yakın faizlerle kamu borcunun maliyetinin görünmezleştiği dönem kapanırken piyasa artık yalnızca enflasyonu ve merkez bankalarını değil, devletlerin bilançolarını da fiyatlamaya hazırlanıyor.

Eralp Ersoy

·

25 Ağu 2026

Borç döngüsü: ABD’nin giderek büyüyen borcunu kim finanse edecek?
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Haftalık takvim: Yurt içinde beklentiler, yurt dışında PCE

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Pazartesi günü açıklanacak Ağustos ayı sektörel enflasyon beklentileri ön plana çıkarken, yurt dışında Çarşamba günü ABD'de açıklanacak ikinci çeyrek GSYH revizyonu ve Temmuz ayı PCE enflasyonu ile Cuma günü Fed Başkanı Kevin Warsh'ın Jackson Hole konuşması takip edilecek.

24 Ağu 2026

Haftalık takvim: Yurt içinde beklentiler, yurt dışında PCE
EXANTEEXANTE

HİKAYE

BAE'nin ambargo kararı İran ekonomisini nasıl etkileyecek?

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran’ın BAE topraklarına yönelik balistik füze saldırılarının ardından İran ile yürütülen tüm faaliyetleri, ticari alışverişi ve finansal işlemleri ikinci bir karara kadar askıya aldığını duyurdu. İran yönetimi füze saldırısıyla ilgisi bulunmadığını ve bunun bir “sahte bayrak” operasyonu olduğunu ifade etmiş olsa da, BAE’nin kararı İran’ın en büyük ithalat kapısını ve yaptırımlar altında kullandığı başlıca ödeme merkezlerinden birini aynı anda devre dışı bırakma potansiyeli taşıyor.

Emircan Yaman

·

23 Ağu 2026

BAE'nin ambargo kararı İran ekonomisini nasıl etkileyecek?
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Tahvil piyasalarından merkez bankalarına ve hazine yönetimlerine mesaj var

Hem Japonya’da hem de Amerika’da piyasaların merkez bankalarını faiz artırmaya zorladığı bir süreçten geçiliyor. Ancak tarih gösteriyor ki genellikle bu savaşın kazananı tahvil piyasaları oluyor. Bu nedenle önümüzde, faizlerle ilgili olarak piyasaların çok da sevmediği stresli bir sürecin içinde bulunduğumuzu bir kez daha görülüyor.

Erhan Aslanoğlu

·

21 Ağu 2026

Tahvil piyasalarından merkez bankalarına ve hazine yönetimlerine mesaj var