

Yatırım Finansman ’da hesabınızı açarak siz de yatırımınıza değer katmaya başlayabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Berna Önsel, Strateji ve Yatırım Danışmanlığı Uzmanı
Yılın son günlerindeyiz. 2022, jeopolitik gerilimler, enflasyonda zirve seviyenin test edilmesi, pandeminin nispeten yaralarını sarma arayışı içinde oldukça zor bir yıl oldu. Nasıl bir yılı geride bırakıyoruz ve yeni yıla girmeden yukarıda bahsedilen sorunların hangileri bizimle gelecek inceleyelim.
Küresel piyasalarda yılın gündemi para politikalarındaki net yön değişimi oldu. 26 merkez bankasından 22’si sene boyunca agresif faiz artırım süreçlerini yönetti. Gıda ve özellikle enerji fiyatlarındaki talep yönlü yükseliş trendi 2022’nin 1970’deki petrol krizi ile eş değer bir konumda değerlendirilmesine sebep oldu. Şüphesiz 2022, enerji emtiaları ve fosil enerji şirketlerinin senesiydi. Occidental Petroleum (OXY) %115 yükselişle S&P 500’de en çok değer kazanan şirket konumuna yükseldi. Agresif faiz politikaları, endekslerdeki negatif momentumu tetikledi. Wall Street endeksleri Büyük Buhran, İkinci Dünya Savaşı, dot.com balonunun ardından olağanüstü bir değişiklik olması yılı düşüşle kapatmaya hazırlanıyor. S&P 500 endeksi, 2009–2021 arasında %600’lük bir artışın ardından yaklaşık %25’lik bir değer kaybına uğradı. NASDAQ endeksi ise 2009 'dan bu yana uzun vadeli yükseliş trendinin alt bandını test etti. MSCI endeksi 2022’de ortalama %20 oranında düştü. Teknoloji şirketlerinden döngüsel ve defansif sektörlere kayan algı devam etti. Kripto varlık şirketi FTX’in çöküşü ise skandala yol açtı. Tahvil piyasası endeksleri ise ABD’de %12, Avrupa’da %18 ve gelişmekte olan ülkelerde %15 oranında düştü. Burada değerlendirmeye yeter mi bilmeyiz ama küresel piyasalar 2022’yi çok dalgalı geçirdi.
Rusya’nın Şubat 2022’de Ukrayna’ya girmesinin ardından savaş 2023’e de taşınıyor. Her ne kadar taraflar arasında yaptırımlar savaşı daha ön planda olsa da gübre, tarımsal emtialarda zirve seviyeler görüldükten sonra arz dinamikleri yeni yılda kriz sinyalleri veriyor. Dünya, uluslararası siyasette görülen köklü değişimin ekonomideki yansımalarını yaşıyor. Pandeminin endemiye dönüştüğünün kabul edilmesi ile iki yılın ardından Covid hayatımızda daha az yer tuttu. Çin’de yeniden açılmaların gündemde olduğu bugünlerde tedarik zinciri sıkıntılarının 2023’te hafiflemesi bekleniyor. Ancak, zombi virüsü, maymun çiçeği gibi yeni kronik salgın isimleri ve nicelerinin gündemimizde kalmasını bekliyoruz. Çin’de hayalet şehirler ve emlak krizi bu kadar yoğun bir gündemde daha arka planda kalsa da ay başından bu yana ülkede sektörü krizden çıkarmak için sunulan teşvikler Xi Jinping’in odağını bu yöne kaydırdığının ve 2023’te önemli noktalardan biri olacağının kanıtı. Avrupa’nın enerji sorunlarına henüz bir çözüm bulunamamışken kömür ve yenilenebilir enerjiye dönüşümü yetersiz kalıyor. Yüksek enflasyon, yavaş büyüme, ekonomik yavaşlama gibi dinamikler bölge ekonomilerini ABD’ye göre resesyon konusunda daha kırılgan yapıyor. Yüzen LNG tankerleri ise son verilere göre Almanya’nın 35 günlük yakıtı kaldığını gösteriyor. 2023’e birçok soruna cevap bulamadan giriyoruz. Bu yüzden 2022 sorunları karşılama, 2023 ise çözüm ve yüzleşme senesi olarak geliyor. Yükselen faiz oranları ve bunun küresel borçluluk düzeyindeki hasarı, gelişmekte olan ülkelerin dış finansman sorunları başta olmak üzere 2023’te dünya ekonomilerinin durgunluk süreçlerini izliyor olacağız.
Enflasyonda Yüksek Seyir Devam Etti
2022’de Türkiye ekonomisinde en çok konuşulan konu gösterge enflasyondu. Büyüme performansı yılın son bölümünde yavaşlarken, enflasyonda yüksek seyir devam etti. Yıla %48 seviyesinden başlayan yıllık enflasyon Ekim ayında %85’i aşarak zirve seviyelere ulaştı. Dış ticaret açığı ise bir diğer gündemdi. En büyük ihracat pazarı Avrupa’da görülen yavaşlama ve yüksek enerji ithalatı açığın en önemli sebepleri olarak sayılabilir. Kasım ayı itibariyle Türkiye’nin 2022’de kaydettiği dış ticaret açığı 100 milyar dolara ulaştı. Sanayiye ilişkin göstergelerde ise yılın ilk yarısında görülen yüksek performans yılın ikinci yarısında ivme kaybetti. İstihdam piyasaları açısından da yoğun bir gündem ve sıkı bir görünüm vardı. Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) çözüme kavuşturulurken, asgari ücret zamları artan enflasyon ile an be an takip edildi. 2023 Haziran’da gerçekleşmesi beklenen başkanlık seçimleri ise yeni yılın en önemli gündemini oluşturuyor.
Yılın son günlerinde piyasalar çok iç açıcı bir tablo sergilemese de yüksek belirsizlik koşullarına rağmen Yatırım Finansman ailesi olarak güzel bir yıl yaşamınızı dileriz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
EYT’nin kamuya maliyeti belli oldu; Borsa İstanbul’da yabancı yatırımcı çıkışı; TCMB’nin brüt rezervinde erime.
30 Ara 2022

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın New York ziyareti kapsamında 21-23 Eylül’de düzenlenen Türkiye Yatırım Konferansı’nda ekonomi yönetimi, Amerikan şirketlerini Türkiye’de enerji ve yüksek teknoloji yatırımları yapmaya çağırdı. Peki sunulan planların detaylarında neler yer aldı?

Bu hafta veri akışının yanı sıra merkez bankalarının toplantı tutanakları da yakından izlenecek. Yurt içinde Eylül ayı enflasyonu, Hazine nakit dengesi ve sanayi üretimi öne çıkarken, yurt dışında ABD ISM hizmet PMI, Fed ve ECB toplantı tutanakları, Almanya sanayi üretimi ve Michigan tüketici güven endeksi ön planda.
05 Eki 2026

İçeride sermaye piyasalarında yaşanan kayıpların servet etkisi ve iç talep üzerindeki olası sonuçları tartışılırken, dışarıda tahvil faizlerindeki yükseliş finansal sistem açısından daha geniş bir risk alanı yaratıyor. Altın, konut ve faiz getirileriyle son yıllarda büyüyen hanehalkı serveti, fon kaynaklı kayıpların makroekonomik etkisini kısmen sınırlayabilir. Küresel tarafta ise yüksek kamu borcu, güçlü talep ve uzun vadeli faizler yılın son çeyreğinde piyasaların yönünü belirleyecek temel başlıklar olmaya devam edecek.

Fon piyasasında yaşanan son gelişmeler, finansal denetimin yanında kurumların niteliği ve karar alma süreçleri üzerine de yeniden düşünmeyi gerektiriyor. Liyakat, şeffaflık ve kurumsal kapasite zayıfladığında sorunlar zaman içinde birikiyor ve sistemin hata üretme ihtimali artıyor. Son yaşananlar da örgütlü vasatlık kavramının ekonomi ve kurumlar açısından ne ifade ettiğini tartışmak için önemli bir örnek sunuyor.

Çok boyutlu bir sarsıntıya borsa manipülasyonu sermaye piyasası araçları, TEFAS fonları ve manipülatif hisse hareketleriyle yapıldı. Skandalın merkezindeki portföy yönetim şirketleri halka açıklık oranı ve işlem hacmi sığ hisselerde karşılıklı işlemlerle yapay fiyat oluşturdu. SPK’nın 28 Ağustos kararları sonrası likidite sıkışıklığı yaşandı, yatırımcılar parasını çekmek isteyince fonlar temerrüde düştü. Krizin borsa boyutunu uzmanlara sorduk.



