Afife’ye damgasını vuran oyun: Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi

Son yıllardaki başarılarıyla İstanbul oyunlarını geride bırakan Kocaeli Şehir Tiyatrosu, 26. Afife Tiyatro Ödülleri’nde “Yılın En Başarılı Oyunu”, “Yılın En Başarılı Giysi Tasarımı”nı ve “Yılın En Başarılı Sahne Tasarımı” ödüllerini kazandı. “Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi”nin başarısını tiyatronun Genel Sanat Yönetmeni Aydın Sigalı’yla konuştuk.
Afife’ye damgasını vuran oyun: Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi

10 Haziran - Zorlu PSM - Duende
Zorlu PSM ile birlikte

Dans pistine davetlisin: PSM Loves2Dance Festival Nedir? Dans ayakkabılarını parlatman gereken PSM Loves2Dance Festival ’da house’tan disco’ya, electronica’dan progressive teknoya ruhunu dans ettirecek her ritmin peşinden gideceğiz. Nerede ve ne zaman? PSM Loves2Dance Festival 29 Haziran Cumartesi günü Zorlu PSM’de . Neden gitmeli? Nedenlerimizi sağ baştan sıralamak isteriz; deneysel tınılarına her defasında bir daha düştüğümüz dingin bir tekno mucizesi Christian Löffler , Berlin’den misafir etmeyi hep çok sevdiğimiz isim Parra For Cuva , müziğini doğal ve açık hava seslerinden oluşturan Hamburglu konuğumuz Stimming , bizi 90'ların IDM'inden fazlaca etkilenen trip hop, chillwave ve downtempo rüzgârına sürükleyecek Dejan Dejado ve Andreas Schültz ikilisi il:lo , indie ve folk geçmişiyle de tanıdığımız melankolik seslerin üreticisi Natascha Polké , türlerarası bir hız trenine bineceğin Panta du Prince ve lokal yeteneklerimiz Abanoz , MFY , Moophy ve Konuralp sahnede olacak. Not almalı: Carbone Black ve TKO ’nun görsel-işitsel performanslarını PSM Led Ekran’da kaçırmamanı öneririz. Dansın yeni festivali PSM Loves2Dance Festival için biletleri burada bulabilirsin.

Daha fazlasını öğren

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

Son iki yıldır İstanbul dışındaki oyunların ağırlık bastığı Afife Tiyatro Ödülleri’ne bu yıl da yine İstanbul dışından bir oyun damgasını vurdu. Kocaeli Şehir Tiyatrosu “Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi” oyunuyla 3 dalda ödülle döndü. “Yılın En Başarılı Oyunu” ödülünü alan Kocaeli Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Aydın Sigalı’yla hem oyunun başarısını hem Afife yolculuğunu hem de tiyatroların durumunu konuştuk.

26 yıldır düzenlenen Afife Tiyatro Ödülleri’ne iki kere katıldınız. İkisinde de “Yılın En Başarılı Oyunu” ödülünü aldınız. Bu yıl “En Başarılı Sahne Tasarımı” ve “En Başarılı Giysi Tasarımı”yla beraber üç ödülle Kocaeli’ne döndünüz. Bu başarıyı konuşmak isterim. Kocaeli Şehir Tiyatrosu’nun bu yükselişini…

Öncelikle bu röportaj fırsatını verdiğiniz için Kocaeli Şehir Tiyatrosu ailesi adına ben teşekkür ederim. Afife Ödülleri’yle ortak bir yanımız var, biz de bu yıl 26. sezonumuzu bitirdik. Çeyrek asrı aşan tarihi boyunca kurucu sanat yönetmenimiz Işıl Kasapoğlu’nun kuruluş felsefesindeki iddia ve önderliğe sahip çıkmaya çalışan bir tiyatroyuz. 

“İddia” diyorum çünkü tiyatromuzun ilk oyunu 6,5 saat süren Hamlet. Dünyadaki az sayıdaki örneğinden sonra Türkiye’de ilk kez biz tam metin olarak sahneledik. “Önderlik” diyorum, çünkü Kocaeli Şehir Tiyatroları, Anadolu’nun ilk ödenekli Şehir Tiyatrosu

Bu yenilikçi yapısına yıllar içinde deneyimini de ekleyen Kocaeli Şehir Tiyatrosu son üç sezonda, Mehmet Birkiye’nin yönettiği Vişne Bahçesi ve İlham Yazar’ın yönettiği Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi’yle toplam 14 dalda aday gösterilip 6 dalda ödülün sahibi oldu. Önderlik hedefini bir kez de bu alanda ispatlayan tiyatromuz 24. Afife Ödülleri’nde “En İyi Oyun” ödülünü ilk kez İstanbul dışına çıkararak yine Türkiye’ye örnek oldu. Bizler için adeta rüya gibi bir şeydi ama temelinde disiplinli çalışma, vizyon sahibi yöneticilerimizin desteği, kuruluş ilkelerindeki iddiaya sahip çıkma ve ekip ruhunun kurumumuza sağladığı güven var. Bir sanat yönetmeni olarak öncelikle tiyatro sanatının gerekliliklerini yerine getirmek adına, doğru yönetmen, doğru metin denklemini hep ön planda tutmak başarıyı kaçınılmaz kıldı.

Kocaeli Şehir Tiyatrosu

Kocaeli Şehir Tiyatrosu neden Afife Tiyatro Ödülleri’ne girmek istedi? İstanbul dışından katılan bir siz, bir de Nilüfer Kent Tiyatrosu var. Nasıl çıktı katılma fikri? 

Bu fikir uzun yıllardır hayal ettiğimiz bir şeydi. Nedendir bilinmez maalesef adaylık başvuru şartlarının bugüne kadar yerine getirilmemesi, bizleri de uzun yıllar bu vizyonun uzağında tuttu. Oysa güvendiğimiz ve çok ses getireceğine inandığımız onlarca oyunumuz vardı. Ama bugün bizlere inanan, yaptığımız işe sahip çıkıp arkamızda duran bir yönetimin olması bu büyük başarıların ana etkeni. Sanata verdiği destekle Türkiye’ye örnek oluşturabilecek bir yönetim anlayışıyla tiyatro yapıyoruz. 

Vişne Bahçesi oyunuyla “En İyi Oyun” ödülünün ilk kez İstanbul dışında bir tiyatroya verilmiş olması ve bu önemli başarımıza, Nilüfer Kent Tiyatrosu’nun çok çabuk reaksiyon verip 1984 oyunuyla müthiş bir başarı yakalaması, bu sene bizim tekrar Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi oyunumuzla bu büyük ödülün Anadolu’da kalmasını sağlayabilmemiz tüm Türkiye’de yeni başarı hikayelerinin yazılabilmesi için önemli bir örnek oluşturacaktır.

Bu başarıyla hem İstanbul’daki özel yapım büyük prodüksiyonları hem Şehir ve Devlet Tiyatrolarını geride bıraktınız. İstanbul dışındaki sahnelerin İstanbul’daki oyunlara gövde gösterisi yaptığını söylesem nasıl olur? Ya da siz bu durumu nasıl tanımlarsınız?

“Gövde Gösterisi” gibi büyük bir tabiri kullanıp haddimi aşmak istemem, hepimizin örnek aldığı ve yollarından gitmeye çalıştığımız iki büyük tiyatro lokomotifinden bahsediyoruz: Darülbedayi ve Devlet Tiyatroları. Bizlerin de içinde yetiştiğimiz, ustalarımızı örnek alabildiğimiz, çalışmalarıyla Türk ve dünya tiyatrosuna müthiş hizmetler sunmuş ve sunan iki büyük kurum. Ancak her ne kadar tiyatro sanatı bir mukayese alanı değilse de bir bayrak yarışı halinde. İşte bizler kurumsal yapılarımızın eksik yönlerinden ders çıkarabilme, doğru olana sahip çıkıp genç nesillere aktarabilme, gelişen dünyaya ayak uydurup tiyatro sanatının içini boşaltmadan doğrularıyla seyirciyi buluşturabilme çabasındayız. 

Kocaeli Şehir Tiyatrosu

Yol haritamız da bu büyük kurumların tarihçeleri. Evet, son yıllarda hayata geçirdiğimiz bazı projeler bu değerli kurumlarımızın üretimlerinden daha çok ses getirmiş olabilir ama unutulmamalıdır ki 26 yıllık bir geçmişe sahip, Türkiye’nin dördüncü, Anadolu’nun ilk ödenekli tiyatrosu olarak artık bizde Türk Tiyatrosu'na önderlik yapabilecek güçlü bir kurumuz. Ayrıca gösterdiğimiz bu çaba, işte bu Türk tiyatrosunun en köklü kurumlarının verdiği destek ve bizlerde bıraktıkları vizyon sayesinde sonuca ulaşıyor.

Özel yapım büyük prodüksiyonların evrensel tiyatro sanatına katkıları çok büyük. Neredeyse kurumsal tiyatroların bütçelerini aşan bir maliyetle, dünyadaki örneklerine yakın, hatta geçen projeler izleyebiliyorsunuz. Burada dikkat edilmesi gereken, içeriğin, satış gerçeğine yenik düşmemesi. Haklı olarak bu büyük maliyetlerin karşılanması gerekiyor. Ama maalesef tiyatro sanatı özünü teslim ettiği zaman, olmaması olmasından daha hayırlı olabilecek işler de ortaya çıkabiliyor. Shakespeare’in de dediği gibi Öz olmayınca söz yükselmiyor göklere. Belki de bizlerin bu başarısı işte bu anlayışa sahip çıkan projeler üretebilme çabamızdan kaynaklanıyordur.

Ben sıkı bir tiyatro izleyicisi olmama rağmen Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi oyunun izleme fırsatı bulamadım. Kaç kere İstanbul’da sahneye çıktınız? Afife gibi bir büyük ödüle adayken daha fazla gelmeniz gerekmez miydi? İzlemeyenler için tekrar görebileceği bir durum olacak mı?

Afife Tiyatro Ödülleri'nde aday adayı kategorisine girebilmek için İstanbul ili sınırları içinde aday olarak sunduğunuz oyunu 10 kez sahneleme zorunluluğu var, biz de Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi oyunumuzu, yedi kere İstanbul Devlet Tiyatrosu'nun Mecidiyeköy Torun Center’daki Büyük Sahnesi'nde, üç kere de İstanbul DasDas sahnesinde olmak üzere toplam 10 defa sahneledik. Ama önümüzdeki sezon bu ödüllü oyunumuzu bir 10 kez daha İstanbul’a getirmek niyetindeyiz. Çok beğenildiğini ve beklendiğini biliyorum. Bunun için takvimleme çalışmalarımıza çok yakında başlayacağız ve mutlaka sizin de izlemenizi çok isterim.

Ancak bir hayalim var ve bunu da paylaşmak isterim; kent turizmine katkı sağlayan bir tiyatro. Dünyada örnekleri olan bir durum. Örneğin kentimize sırf oyun izleyebilmek için gelinebilmeli ya da herhangi bir vesile ile kentimize uğramışken mutlaka tiyatrosunun oyununa da gidilmeli. Londra’ya sırf National Theatre oyunları için gidiliyor. Kocaeli Şehir Tiyatrosu'nun oyunlarını izleyebilmek için de Kocaeli’ye gelinse... 

Yavaş yavaş civar illerden seyircilerimiz oluşmaya başladı. İstanbul başta olmak üzere, Sakarya, Yalova, Bursa’dan oyunlarımızı kaçırmayan seyircilerimiz var. Bu bizi çok mutlu ediyor. Burada önemli olan doğru projelerin, doğru kişilerle, doğru yatırımlarla, detaylı ve titiz bir şekilde hem de farklılığını ön plana çıkararak sahneleyebilmek. Bütün çalışmalarımız bu yönde ve hedefimiz dünya çapında bir tanınırlığa sahip olabilmek. Bu hedefe inanmış ve desteğini esirgemeyen bir yönetimimiz ve de azimle çalışan 170 kişilik çok sıkı bir ekibimiz var. 

Size ödüller getiren oyunu konuşalım. Ne anlatıyor Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi oyunu?

Nick Whitby’nin kaleme aldığı ve Yücel Erten’in çevirisini yaptığı Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi oyunumuz, 1939 Varşova’sında Alman işgalinde, işgalcilerin bir tiyatro binasını karargah haline dönüştürmesiyle başlıyor. O sırada Hamlet oyununu sahneleyen tiyatro ekibi, “yaşamak mı yoksa ölmek mi” kavramıyla başlayan mücadelelerinde yaşamak kavramına sıkı sıkı sarılarak işgale direniyorlar. Tabii ki en iyi yaptıkları yolla, yani oynayarak. İşgalcileri öldürüp ya da kaçırıp onların yerine geçerek, heyecanlı, aksiyon dolu, zaman zaman komik ama aslında trajik bir kaçış öyküsü Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi. İlham Yazar yönetmenimiz ve tasarımcılarımızın yaratıları bir film tadında. Bu yüzden yönetmenimiz İlham Yazar’ı ve tasarımcılarımızı başarının baş mimarları olarak görüyorum. Ve tabii ki takım ruhuna sıkı sıkıya sarılan tüm ekibimi.

Kurum tiyatrosu olmanıza rağmen seçtiğiniz metin etkileyici. Prodüksiyonda bütçe sorunu yaşıyor musunuz? Ya da metin ve reji tercihlerinde bir kısıtlama yaşadığınız oldu mu?

Hedefi uluslararası arenalarda boy göstermek olan bir tiyatronun bütçe sıkıntısı olmamalı, bizim de yok, doğru planlama en büyük tasarruftur. Biz son derece titiz planlamalarla oyunlarımızı projelendiriyoruz çünkü sokağa atacağımız bir liramız yok. Hesabını verdiğimiz ve hedefine ulaştırdığımız her proje, insana yatırım olarak çok daha fazla bir kazançla geri dönüyor. Buna inanan, bize güvenen, son derece örnek bir şekilde destek olan bir belediye başkanımız var. Bundan dolayı çok şanslıyız. Herhangi bir kısıtlama da söz konusu değil. Çünkü biz Kocaeli halkının her kesimine hizmet verebilen, repertuarı çok geniş olan bir tiyatroyuz. Yerli oyunlarımızla, evrensel oyunlarımızla, sahne olabilen Tır Tiyatromuzla, gerek köy meydanlarında, gerek AKM ölçeğindeki sahnelerde boy gösterebiliyoruz. Yücel Erten ustanın dediği gibi: Bizler düş hekimleriyiz…

Kocaeli seyircisi ile İstanbul seyircisini karşılaştıracak olursanız neler söylemek istersiniz? 

İstanbul ve Ankara tiyatro sanatının kalbinin attığı yerler. Ve oralardaki seyircinin karşısında olmak son derece heyecan verici bizler için. Ama ben bu büyük başarılarımızın altında Kocaeli seyircisinin büyük bir payı olduğunu düşünüyorum. Biletlerimiz bir dakika içinde tükeniyor, beğenilerini üst seviyeye çıkarmış bir seyirci topluluğu, yeri gelince sosyal medyadan sıkı bir şekilde eleştiriyor. Artık daha iyi ve güzeli hep birlikte keşfediyor, talep ediyor ve bunun için çabalıyoruz. Son dönemde şehrimize gelen turne ekiplerinden sıkça duyduğum bir şeyi paylaşayım: "Kocaeli seyircisi ve salonunuz bambaşka."

Bizi izlemeye devam edin çünkü çok sıkı işler geliyor, zirveyi bırakmaya niyetimiz yok.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto İstanbulAposto İstanbul

BÜLTEN SAYISI

🛳️ Adalar'da caz, Travis'le İskoçya havası

Adalar'da caz festivali, Parkorman'da güncel müziğin efsane isimleri, vizyondan önce özel gösterimiyle "Merhamet Hikayeleri", ünlü Macarların eşyaları ve Onur Ayı'na özel film seçkisiyle şehir tatil rehavetimizi silkeleyip atıyor.

25 Haz 2024

Zorlu PSM ile birlikte
Aposto İstanbul

YAZARLAR

Emrah Akbaş

Editör ve tiyatro yazarı.

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR