AT1 piyasasında rüzgar tersine dönebilir

Bankalar faaliyetlerini sürdürebilmek ve olası krizlere karşı dayanıklı kalabilmek için farklı katmanlardan oluşan bir sermaye yapısı kurar. Bu yapının en tepesinde, yani en riskli ama en yüksek getiri potansiyeline sahip katmanda AT1, yani “Ek Ana Sermaye” tahvilleri yer alır. AT1’ler, banka ciddi bir mali sıkıntıya girdiğinde ilk zarar yazılan enstrümanlardır. Banka batmadan, faaliyetlerine devam ederken bile bu tahvillerin değeri sıfırlanabilir ya da hisse senedine dönüştürülebilir. Bunun tam karşı ucunda ise senior secured tahviller bulunur; bunlar, bankanın belirli varlıklarıyla teminat altına alındığı için en güvenli, dolayısıyla en düşük getirili borçlanma araçlarıdır ve ancak bankanın tasfiyesi durumunda en son zarar yazar. İkisinin arasında kalan Tier 2 (AT2) tahvilleri ise yalnızca banka fiilen batma noktasına geldiğinde zarara katılır, yani AT1’lere göre daha güvenli sayılır. Özetle, yatırımcı bu merdivende çıktıkça daha fazla risk üstlenir ama karşılığında daha yüksek getiri talep eder.
2026 yılına girerken AT1 piyasası oldukça sancılı bir döneme girdi. Yılbaşından bu yana hem dolar hem euro bazında fazla getiriler negatife döndü. Geçtiğimiz yıl yatırımcılara devlet tahvillerine kıyasla cazip bir ek getiri sunan bu enstrümanlar, şimdi birden fazla cepheden gelen baskıyla karşı karşıya. Peki, ne değişti? Kısaca söylemek gerekirse: Jeopolitik riskler genişledi, düzenleyici belirsizlik arttı ve piyasanın risk alma iştahı belirgin şekilde azaldı.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
YAZARLAR

Eren Kuru
Sipay Hazine Müdürü ve yatırım danışmanı. Daha önce Borsa İstanbul’da İş Geliştirme Departmanı’nda, Vakıf Yatırım'da Yatırım Danışmanlığı ve Algoritmik Trading Departmanı'nda, Ziraat ve Allbatross Portföy tarafında da Fon Yönetimi'nde çalıştı.

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
ABD’nin kripto piyasasını baştan aşağı düzenlemeyi amaçlayan Clarity Act yasa tasarısı, geçtiğimiz günlerde Senato’da kritik eşiği aşamadı. Ancak, tasarının başarısızlığı sadece kripto sektörünün düzenleme beklentisini değil, Washington’daki güç dengelerini, bankaların stablecoin endişelerini ve Trump ailesinin kripto yatırımları etrafındaki etik tartışmayı da görünür hale getirdi

Bu hafta önceki haftaya kıyasla daha yoğun bir veri akışı bekleniyor. Yurt içinde işgücü ve dış ticaret istatistikleri, İSO Türkiye İmalat PMI ve İstanbul enflasyonu öne çıkarken, yurt dışında ABD istihdam verileri, PCE verisi, Avro Bölgesi öncü enflasyonu ve Çin PMI verileri ön planda.
28 Eyl 2026

Fed’in 25 baz puanlık faiz artışı, küresel tahvil piyasalarında yalnızca politika faizinin bir kademe daha yükselmesi anlamına gelmiyor. Kararın piyasa açısından daha önemli tarafı, ABD’de para politikasının beklenenden daha uzun süre sıkı kalabileceğine yönelik algının güçlenmesi. Bu noktada küresel tahvil piyasasının en önemli referansı ABD 10 yıllık tahvil faizi olmaya devam ediyor.

SPK'nın 131 fonu tasfiye etmesiyle 455 bini aşkın yatırımcının birikimi askıda kaldı. Türkiye'nin derin bir sermaye piyasası kurabilmesi için haksız kazanç geri alınmalı, zarar mükellefe yüklenmemeli. Bu kriz, doğru dersler çıkarıldığında Türkiye sermaye piyasası için bir eşik olabilir.

ABD’den Türkiye’ye, fiyatların gelirlerden hızlı arttığı bir dönemde tüketici harcamaktan vazgeçmek yerine alışveriş biçimini değiştiriyor. Daha küçük sepetler, market markaları, daha sık alışveriş ve kredi kartına yayılan ödemeler hane bütçesindeki baskının giderek daha görünür hâle gelen sonuçları. Tüketim verileri canlılığını korurken, bu canlılığın arkasında gelir dağılımı, borçlanma ve sürekli sonraya bırakılan harcamalar var.




