Atıştırmalık sektöründe doğal renk dönemi


Metro Türkiye ile mutfakta eşitlik var
Yaklaşık 1.400 kadın çalışanıyla ülkemizde cinsiyet eşitliği konusunda önde gelen şirketlerden Metro Türkiye , ‘İşin cinsiyeti yok’ yaklaşımını benimseyerek hayatın her alanında cinsiyet eşitliğini sağlama çalışmalarını sürdürüyor. Bu…
Daha fazlasını öğren →
Yapay tatlar ve boyalar içermeyen Simply markası son dönemde popülerliğini artırdı. PepsiCo CEO’su Ramon Laguarta ABD’deki tüketicilerin dünya geneline kıyasla sağlık ve zindeliğe daha fazla önem verdiğini belirtiyor. ABD Gıda ve İlaç Dairesi’nin (FDA) 2027 itibarıyla Kırmızı No. 3’ü yasaklamasının sektörde uyandırdığı büyük yankının ardından özellikle gıda boyalarına karşı oluşan bilinç, şirketleri formüllerini gözden geçirmeye itiyor.
Sentetik boyalardan uzaklaşma çabaları: Gıda devleri ürünlerindeki yapay bileşenleri kaldırmaya çalışıyor. PepsiCo, Simply markasıyla doğal renklendirme yöntemlerine yönelirken Doritos ve Cheetos gibi parlak renkli atıştırmalıklarını değiştirme sürecinde zorluklar yaşıyor. Işığa duyarlılık ve tedarik zinciri sorunları nedeniyle doğal boyalara geçiş zaman alıyor.

Ruffles Flamin' Hot ve yapay boya içermeyen Simply Ruffles Hot & Spicy
Gıda sektöründe reformülasyon zorlukları: Mevcut ürünleri yeniden formüle etmek tüketicilerin alışkanlıkları nedeniyle zor. 2016 yılında General Mills, Trix tahıl gevreğinde yapay boyaları kaldırdığında soluk yeni renkler tüketicilerden olumsuz tepki aldı ve şirket bir yıl sonra yapay boyaları geri getirdi. Ancak Kraft Heinz’ın aynı dönemde makarna ve peynir ürünlerinden yapay boyaları çıkarması fark bile edilmedi.
Şirketler ve tüketici arasındaki denge: Gıda üreticileri yapay boyaları kaldırırken tüketici taleplerini de göz önünde bulunduruyor. Örneğin Kraft Heinz bazı ürünlerinden boyaları çıkarırken, Kool-Aid gibi markalarında yapay renklere devam ediyor. Conagra Brands ürünlerinin %92’sinde sentetik boyaları kaldırdığını duyursa da tüketicinin son kararı vermesi gerektiğini savunuyor.
Doğal renk üreticilerinin yükselişi: Sensient Technologies gibi firmalar doğal boyalara olan talebin hızla arttığını belirtiyor. Gıda sektöründe tüketicilerin sağlık bilinciyle sentetik boyalar yerine doğal alternatiflere yönelim kaçınılmaz hâle geliyor. Gıda devleri yapay bileşenleri aşamalı olarak kaldırırken tüketici alışkanlıklarını ve beklentilerini dengelemek için stratejik adımlar atıyor. Bu süreç gıda endüstrisinde önemli bir dönüşümü beraberinde getiriyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Türk mutfağı dersi Japonya’da Otsuma Kadın Üniversitesi’nde ders olarak okutulacak. Yıldız Holding bünyesindeki Pladis, gıda girişimleri için başlattığı programla teknoloji, sağlık ve sürdürülebilirlik girişimlerini destekleyecek.
19 Mar 2025

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.




