Ayaküstü Lezzetler: Tatmak, tanışmak, tanıtmak


Neden 10.000+ şirket finansman için Figopara’yı kullanıyor? Şirketlerin finansmana erişimi günümüzün önemli sorunlarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Figopara , bu dönemde işletmelerin ve çok sayıda tedarikçiyle çalışan büyük şirketlerin ihtiyaç duyduğu finansmana ulaşmaları için hizmetlerini hayata geçiriyor. 2016’da kurulan Figopara , alıcı-satıcı-finans şirketi üçlüsünü aynı platformda buluşturan web tabanlı bir tedarikçi finansmanı platformu olarak karşımıza çıkıyor. Müşterilerine sunduğu dijital platformla tüm akışı otomatize ederek tedarikçi ve banka arasındaki finansal sürecin hızlı ve kolayca dijital ortamda gerçekleşmesine aracılık ediyor. Figo Kolay Finansman: E-fatura ve e-defter kullanan ticari işletmeler için Figo Kolay Finansman, firmaların ticari faaliyetlerinin değerlendirilmesi sonucunda oluşan puana göre tahsil edebilecekleri faturalar için uygun banka teklifleri sunuyor. Seçilen banka teklifiyle tahsilat hızlı bir şekilde gerçekleştirilirken, tüm başvuru sürecinin dijital olarak yapılması firmalar için işlemlerin daha hızlı sonuçlanmasını sağlıyor. Tedarikçi Finansmanı: Figopara’dan hizmet alarak Türkiye’de 40’tan fazla şirket tarafından kullanılan alıcı garantili bu iş modeli, sadece tedarikçi finansmanıyla sınırlı kalmayıp, şirketlerin finans sistemlerini dijitalleştirerek uçtan uca hizmet veriyor. Figopara neden önemli? Figopara’yla çalışan işletmeler, piyasadaki geleneksel yöntemlerin haricinde tedarikçilerine yaklaşık yüzde 45’e kadar finansman avantajı sağlıyor. Figopara'yla şirketler nakde kolay, hızlı ve güvenilir bir şekilde ulaşıyor. Figopara finansın dijitalleşmesi yolunda emin adımlarla çalışmaya devam ediyor. Figopara’nın teknolojik finansman çözümlerini keşfetmek için burayı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Yeme içme sektörünün alanları oldukça geniş. "Ben yemek yapmam da çok güzel yerim, damak zevkime de güvenirim," diyorsanız teknolojinin ve sosyal medyanın gelişiminden faydalanarak bu şekilde de para kazanabilirsiniz. Özellikle son dönemde yemek yapmanın yanı sıra tatmak, tanıtmak ve değerlendirmek de televizyon, YouTube ve sosyal medyada öne çıkmaya başladı.
Biz de yeme-içmeyle ilgilenen, "Bir de para kazanabilsem ne güzel olur," diyenler için YouTube’da "Ayaküstü Lezzetler" ismiyle tanıdığımız Onur Ziya Demir ve Oğuz Yenihayat ile konuştuk. Yeme- içmeye ilgileri eski iş hayatlarında gelişen Demir ve Yenihayat, bir basın toplantısında tanışmış, deyim yerindeyse o gün bugündür de birlikte tadıyor ve tanıyorlar. İkilinin önce sosyal medyaya sonrasında YouTube’a girişi ise sosyal sorumluluk projesiyle başlıyor. Hikâyelerini, yeme-içmeye ilgilerini ve bu alana giriş yapmak isteyenlere önerilerini onların ağzından dinleyelim.
- "Ayaküstü Lezzetler" kanalını açma kararını nasıl verdiniz? Bu başlangıcın bir hikâyesi var mı?
Onur Ziya Demir: Ayaküstü Lezzetler’in ortaya çıkma nedeni aslında bir sosyal sorumluluk projesi. Bu projeye restoranların yaşaması için başladık ama konu takipçilerimizi doğru ve lezzetli olana yönlendirmeye geldi. Sofra, bizler için konforlu ve lezzetli bir alan. Biz yemek yemekten zevk alan iki arkadaş olarak sofrada bir araya geliyoruz. Yollarımız kesiştikten sonra birlikte yemek yemeye gittiğimiz sayısız restoran oldu. Pandemi dönemindeyse hepimiz evlerdeydik ve restoranlar uzun süre kapalı kaldı. Doğrudan bizlerle ilgili olan bir sektör yok oluyor, her geçen gün tarihi lokantalar kapanıyordu. “Bir şeyler yapmalıyız,” diye düşünürken aklımıza YouTube macerasına başlamak geldi. Ancak bunu yapma sebebimiz lezzetine güvendiğimiz, iyi ürün kullanan, gerçek esnafları desteklemek içindi. Yola bu şekilde başlayalım dedik.
Oğuz Yenihayat: İlk çektiğimiz videoları uzun yıllardır hitap ettiğimiz Instagram’dan yani IGTV’den paylaştık. İçeriğimiz güzel, muhabbetimiz keyifli, güzel geri dönüşler alıyorduk ama Instagram üzerinden 1 saate yakın video izlemek oldukça zor. Bu süreçte ödemelerini 6 ay sonra yapabildiğimiz kamera ve prodüksiyon ekibimizin başındaki İlkay Kaya’nın da çok büyük emeği var. Her ne kadar biz ekran önünde gözüksek de videoların çekilmesi, montajlanması, yayına hazır hâle gelmesi oldukça mesai isteyen bir süreç. O da YouTube’a yabancıydı ama “Kervan yolda düzülür,” misali bir yola çıktık ve video çeke çeke, montaj yapa yapa nelerin nasıl olduğunu ilerleyen haftalarda gördük, öğrendik. Prodüksiyon ve çekim ekibimiz Demirhan Argun’un bizlere katılmasıyla da daha güçlendi. Artık iki ayrı ekibimiz ve daha hızlı işleyen bir sistemimiz var.
"İşleri azalan, neredeyse hiç iş yapamayan esnafın, ustaların videolardan sonra bizi arayıp “Dükkanda işlere yetişemez olduk,” demesi en büyük ödülümüzdü. İşlerini iyi yapan insanlara dokunmak büyük keyif. Bu keyfin parayla ya da herhangi bir şeyle karşılığı mümkün değil."

Kaynak: Ayaküstü Lezzetler
- "Ayaküstü lezzetlerin" bu kadar takip edilmesinin nedeni nedir? "Bu konuda başarılı olduk" dediğiniz bir şey var mı?
Onur Ziya Demir: Başarılı olmak için ekstra bir çabamız olmadı desek yalan olmaz ama seçtiğimiz yerler konusunda çok özendik. Bizim anahtar kelimemiz “samimiyet”. Biz gerçek hayatta nasılsak videolarda da aynı samimiyet ile sohbetimizi yapıyoruz. Ayaküstü Lezzetler, bir yemek rehberinden öte, iki iyi arkadaşın birlikte geçirdiği güzel zamanı yansıtıyor. İnsanlar izlerken yakın arkadaşlarıyla bir araya geldikleri sofraları hatırlıyor. Bizce bu kadar hızlı büyümemizin ve çok izlenmemizin temel sebebi bu. Türkçe’yi kullanımımıza, giyimimize dikkat ediyor ve ustalara olan saygımızı videolarımızda gösterebiliyoruz.
Oğuz Yenihayat: Onur aslında çok güzel özetledi buna ek olarak bizim hiçbir işletme ile ticari bağımız yok, hiçbir zaman da böyle bir bağ kurmak istemiyoruz. İçeriğimizin sahibi biziz. Bizi takip edenlere karşı bir sorumluluğumuz var. En başta bugüne kadar sağladığımız büyük bir güven var.
- Şu an kanalınızdan gelir elde ediyor musunuz? Bu gelir bir kişinin tek iş olarak değerlendirebileceği bir alan mı?
Onur Ziya Demir: Biz bu yola çıkarken para kazanma beklentisi olmadan çıktık; ancak sürdürülebilir bir rehber yapmak için herkesin mutlu olması ve işine odaklanması gerekli. Bu nedenle bizlere inanan sponsorların varlığı çok önemliydi. Bu alan bir kişinin tek işi olarak değerlendirilebilir. Süreklilik, elde edeceğiniz gelirin oranını artırıyor diyebilirim. İzleyici bir sonraki hafta aynı gün, aynı saatte YouTube kanalınızı açtığında yeni içerik görmeli. Bu konuyu ciddiye aldığınızı anlamalı. Ancak bu şekilde para kazanabilirsiniz.
- Birçok yeri geziyor, tanıyor ve tanıtıyorsunuz. Siz, gezerken, tadarken aldığınız keyfi bize nasıl anlatırsınız?
Bizim için yeni bir yer keşfetmek, oranın özel bir restoranına gitmek, mimarisini, trafiğini, refah seviyesini yakından görmek ufkumuzu açıyor. Aynı zamanda esnafıyla veya mahalleliyle iletişim kurarak daha lokale ulaşmaya çalışıyoruz. Biz genelde iletişim yoluyla daha iyi bağ kuruyoruz ve bizi takip edenlere anlatıyoruz. Ne kadar çok gezerseniz kıyaslama yapabiliyor ve yaşadığınız dünyayı daha iyi anlayabiliyorsunuz. İster yüksek bütçeli olsun, ister masrafsız, yürüyerek… En yakınınızda bile mutlaka görmediğiniz bir yer, tatmadığınız bir lezzet vardır.
"Dünya hepimizin evi ve henüz bu evde gitmediğimiz çok oda var. Hep aynı odada kalmaya niyetimiz de yok."
- Son olarak, gezerek-yiyerek-tanıtarak keyifli bir kariyer rotası çizmek isteyenlere tavsiyeleriniz neler olur?
Hayaller her zaman gerçeklerden daha büyüktür. Hayal kurmayan insan başarılı olamaz. Biz “Olmaz, yapamazsınız,” diyenlere kulaklarımızı tıkadık. Eğer gezerek, yiyerek, tanıtarak bir kariyer oluşturmak istiyorsanız kendi tarzınızı oluşturun. Eğer bu yolda bir kariyer hedefliyorsanız diğerlerinden mutlaka farkınız olsun. Sadece beğendiklerinizi değil, büyük samimiyet ile beğenmediklerinizi de anlatabilin. Ve en önemlisi; bu işi para için kendinizi zorlayarak değil, sosyal medya olmadığında da nasılsanız o şekilde yaşayın.
"Eğer bir şeyler hamurunuzda varsa eninde sonunda güzel bir ekmek olur o hikâye."
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Ayaküstü Lezzetler ismiyle tanıdığımız Onur Ziya Demir ve Oğuz Yenihayat'ın sosyal sorumluluk projesi olarak başlayan YouTube serüveni. Yeme-içme sektöründe alternatif para kazanma önerileri.
26 Şub 2022

YAZARLAR

İlkim Emirler
Deputy editor @ Aposto

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Gün bittiğinde o yapılacaklar listesindeki bütün tikleri atmış olmak profesyonel hayatın gereği olabilir. Müşterinizin, yöneticinizin memnuniyeti elbette önemli… Ancak bir şekilde kendi düşüncelerinizle baş başa kalma lüksünü bulabildiğiniz bir an olursa kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: "Bugün sadece önüme yığılan işleri mi erittim, yoksa ortaya gerçekten bana ait bir şeyler koyabildim mi?"

Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?




