Çilek kokan pandemi


House of Brothers’tan dünyanızı değiştirecek bir seri: “Extra Gastronomy by Brothers”
Stefan Zweig “Dünyayı değiştiremiyorsan, dünyanı değiştirirsin” der. Bir yıla aşkın süredir dünyamızı eve sığdırmaya çalışıyoruz.
Daha fazlasını öğren →
Zübeyde Hanım: Biz aslında dağıtım yapmıyorduk, İzmir’de Organik Pazar'da yerimiz var. Toplamda iki pazara çıkıyoruz, salgın sebebiyle de pazarlarda müşteri azaldı, bazı üreticiler gelemedi. Ne yapalım? Bizim de bir şekilde bu ürünleri çıkarmamız lazım, “Dağıtım yapalım.” dedik. Dağıtıma başladık sonra, benim kızların sayesinde, Instagram sayfası oluşturduk, o biraz hareketlendirdi olayı. Sattığımız ürünler çilek, domates, biber, patlıcan, kabak, taze fasulye, salatalık, kabak...
Aysun Hanım (Zübeyde Hanım’ın annesi): Ne aklına gelirse.

Zübeyde Hanım
Fotoğraf: Derin Çelik
Zübeyde Hanım: Mevsimine göre her ürün oluyor, hepsi organik. 13 yıldır organik tarım yapıyoruz, ilaçsız. Yılbaşından beri Şişli’deki pazara çıkmaya başladık ama tabii salgın gelince, şehirler arası giriş çıkışlar sorun oldu. Çiftçilere izin verdiler ama yine de bizim için biraz sıkıntılıydı. Bir dönem gitmedik şimdi tekrar başlayacağız. Feriköy’e gittiniz mi bilmiyorum, oraya da başvuru yapmıştık, yılbaşından birkaç gün önce başlamıştık.
Koronanın başlaması bizi etkiledi. Ticari boyutunda baktığında, çok etkiledi. Çünkü müşteri kaybımız çok oldu, gelenler tereddütlü gelir oldu. Şimdi birazcık talep arttı, insanlar artık yavaş yavaş sağlıklı beslenmenin bilinciyle düşünmeye başladı.
Üç-dört tane arabamız olsa ve haftanın her gün ürün dağıtımına çıksam olur; çünkü millet mutlaka evine istiyor. Pazara gelmektense, kapıya gelmesini istiyor. Hem bahçede çalışıp hem de gidip dağıtımı yapmak çok zor. Bir de insanlar o kadar çok korkmuşlar ki “Paspasın üzerine bırakın, gidin.” tarzı davranıyorlar. Ben de bir kargocu değilim. Paspasın üzerine bırakıp gitmek ne demek? En azından kapıya kadar inip alsa daha iyi. Oradan da çok sıkıntılar yaşadık.
Aysun Hanım: İstanbul ve Ankara’dan çok istek geldi ama ulaşım zor. İlk başta çok korkmakla birlikte, herkes eve kapandı ama evde de olunca bir şeyler tüketilmesi gerekiyor. Onu da “Ne yapalım?” diye düşününce doğal, ilaçsız gıdaya yönelim arttı.
“Bu yaptığımız işte çok fazla emek var. Bir de karşındaki insan onu anlıyorsa, o bir anda emekten zevke dönüşüyor.”
Zübeyde Hanım: Ürünlerin organik kategorisine girmesi için ilaçlanma, suni gübre kullanımı olmayacak, biz de hiç kullanmıyoruz. Sadece hayvan gübresi, o da kendi keçimiz, koyunumuz var, onun gübresini kullanıyoruz. Bu çilekleri dikeli dört yıl oldu. Dikerken tarlaya bir kere gübre atıp dikiyoruz, dört yıldan beri gübre dahi yok. Tamamen doğal, sadece toprak ve su. Suyumuz kuyu suyu, baraj suyu da değil, daha temiz. Bahçeden sürekli gelip numune alıyorlar zaten. O yönden içiniz rahat olabilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Haftanın menüsü: Restoranların kapatılmasının birinci yılında restoran sektörü, alternatif ambalajlar, Apéro sözlüğü
17 Mar 2021

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.




