
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
• Neresi? Şair Nigar Sokak'ta tekstil atölyeleri arasında yürürken pek de karşınıza çıkabileceğini düşünmediğiniz bir yer. Haziran ayında açılış haberini ilk duyduğumda adresle ilgili tereddüte düştüm; fakat sonra eskiden otopark olan bu adrese yaklaşınca karmaşanın içinde bir vahayla karşılaştım. Cup of Joy'un Nişantaşı şubesiyle. Nişantaşı'nda açıldığını duyduğumda ve fotoğraflarına baktığımda "Bu kadar ferah ve yeşil alanı nereden bulmuşlar?" diye düşünmeden edememiştim. Meğer bahçelerini de seraya benzeyen iç mekânı da hiç yoktan ortaya çıkarmışlar ve bütün kardeşlerinden daha güzel bir Cup of Joy olmuş. Muhtemelen Bebek ya da Zorlu Center'daki şubesinden aşina olduğunuz, kırmızı renklerinden ve ışıklarından tanıyacağınız Cup of Joy, 2013'te Bebek'teki küçük dükkânında nitelikli kahve, kaliteli ve sağlıklı içeriklerle hazırlanmış tatlı ve fırın ürünleriyle yola çıkmıştı.

• Nesi meşhur? Bana sorarsanız rafine şekersiz, vejetaryen, raw, glütensiz ve tadı damağımda kalan tatlıları. Kaju raw ve beni çocukluğuma götüren Hindistan cevizli Bounty bar'ı. Tabii bir de Güney Amerika'ya götüren; Brezilya, El Salvador ve Kolombiya harmanı House Blend'i; narenciye, çikolata ve fındık notalarının yoğunluklu olarak hissedildiği.
• Ne zaman ve neden uğradık? Dün sabah rafine şekersiz barlarından ve House Blend almaya uğramıştım.
• 5-10-15-20 dakika: Gün içinde şehirde, sessiz sakin, dip dibe masaları olmayan ferah bir mekânda oturup iyi ve güler yüzlü hizmet alabileceğimiz mekânların sayısı giderek azaldığı için mahalleli ve namını duyan herkes Cup of Joy'da. Bu sebeple mekânı boş bulmuşken 15-20 dakika bahçede oturup kahvaltı etmeye karar verdim. Bu sırada bana yumurtalı dil peynirli, beyaz peynirli ve lor peynirli ekşi mayalı ekmekle americano, erkenci kediler ve kahve kokusu eşlik etti.
• Komşu: Mekân, II. Abdülhamid tarafından yaptırılan ve Kimseye Etmem Şikayet adlı nihavent eserin sözlerini yazan İhsan Raif Hanım'ın evi olarak bilinen ve geçtiğimiz mart ayında kültür merkezi/galeri olarak kapılarını açan Kalyon Kültür'le aynı bahçeyi paylaşıyor. Gelmişken bu eski köşkü ve fotoğrafçı Ahmet Polat'ın Kökler adlı sergisini görebilirsiniz. Sergi, Hollanda'da doğup büyüyen ve "memleketini" anlamaya çalışan Polat'ın Gaziantep'te çektiği fotoğrafları bir araya getiriyor.
Anahtar kelimeler: Bahçe, nitelikli kahve, tatlı, kahvaltı, vejetaryen, şekersiz, glütensiz
Adres: Şair Nigar Sokak No:11-33 34365 Şişli
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta sizi İstanbul'un seslerini dinlemeye ve şehir hakkında söz sahibi olmaya davet ediyoruz.
04 Eki 2020

YAZARLAR

Elif Bayram
Editor-in-chief, Soli

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

İstanbul, bitkileri ve kokularıyla geçmişin ve bugünün birlikte yaşadığı bir hafıza bahçesidir. Kimileri meşhur bir lavanta kolonyasının ferah kokusuyla büyümüştür; kimileri Tokatlıyan Han’ın önünden geçerken tanıdık bir lavanta esintisini bugün hâlâ duyar. Ve bazen, İstanbul sadece kokusuyla hatırlanır.

İstanbul'da lale sevgisinin kökenleri çok eski zamanlara kadar uzanıyor. Türklerle birlikte Orta Asya'dan çıkıp Anadolu'ya ve İstanbul'a ulaşan lale, bahçelerimizden evlerdeki vazolara, geleneksel el sanatlarından edebiyata hep baştacı ediliyor. Hazır mevsimi gelmişken lalenin tarihinden bugüne uzanan renkli bir yolculuğa çıkıyoruz.

Bir devleti, kendi çağında kendine verdiği adla mı anmalıyız, yoksa sonradan yakıştırılan adla da anabilir miyiz? Bu sorunun tek bir doğru cevabı yok. Ancak şunu bilmeden sağlıklı bir tartışma yürütülemez: Bizans, Doğu Roma’nın kendine verdiği bir ad değildir. Bu da bizi daha büyük bir soruya götürür: Tarihi kim anlatıyor, hangi kelimelerle ve neden?

Kar-kış demeden güne Boğaz'ın soğuk sularına atlayarak başlayan İstanbulluların sayısı her geçen gün artıyor. Sarayburnu'ndan Suadiye'ye, oradan Bebek'e, şehrin farklı noktalarından denize giren bu cevval yüzücüler arasında Kapalıçarşı esnafından eski bankacılara, lisanslı sporculardan hiç yüzme bilmeyenlere pek çok farklı profil var. Ortak noktaları ise üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede denize sırtlarını dönmeyi reddetmeleri...




