Eğitim masrafı tüm harcamaları geride bırakıyor

Eğitim masrafı tüm harcamaları geride bırakıyor

26 Ağustos - Yenibirlider Derneği - Pareto
Yenibirlider Derneği ile birlikte

Yenibirlider Gelişim Programı ’na başvurular başladı Yenibirlider Gelişim Programı başvuruları başladı Bu yıl onuncu yılını kutlayan Yenibirlider Derneği, sıra dışı olanaklar sunan liderlik ekosistemini oluşturmak ve yaygınlaştırmak amacıyla geliştirdiği Yenibirlider Gelişim Programı ’nın 17. dönemine hazırlanıyor. Nedir? Yenibirlider Derneği ’nin Boğaziçi Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirdiği Yenibirlider Gelişim Programı , Türkiye’nin önde gelen kurumlarında kariyerlerini sürdüren ve dahil oldukları organizasyon ve topluluklarda fark yaratacak 25-35 yaş aralığındaki genç profesyonellere bilgi, anlayış ve beceri kazandırmayı amaçlıyor. Neler var? Ekim 2022–Eylül 2023 tarihleri arasında sürecek olan program; akademik eğitimler, mentorluk, koçluk programları ve Yenibirlider Ekosistemi içerisinde çeşitli projelerde yer alma imkânı sunacak. Dikkat dikkat: Yenibirlider Gelişim Programı için son başvuru tarihi 30 Eylül . 22 Ekim ’de Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs ’te fiziksel olarak başlayacak programın akademik takvimi bu sene hibrit olarak ilerleyecek. Yenibirlider Gelişim Programı hakkında detaylı bilgi almak ve programa başvurmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Beyaz yakalıların çocuklarıyla ilgili harcamaları hâliyle zaman geçtikçe artıyordu. Çalışmamız kapsamında görüşlerini paylaşan Ali adlı katılımcımız, bir zamanlar gözlerine çok görünen bebek maması, bebek bezi gibi kalemlerin eğitim masraflarının yanında "bir hiç gibi göründüğünü" söyledi. Katılımcılarımızın çoğu eğitim masraflarının özellikle son iki yılda ciddi biçimde arttığını, bazı katılımcılarımız ise eğitim masrafları nedeniyle hayatlarından kısmak zorunda kaldıklarını aktardı.

Örneğin Ankara'da bir özel eğitim kurumu, geçtiğimiz yıl anaokulu için 34 bin lira talep ederken bu yıl yaklaşık %70 artışla 58 bin lira talep ediyordu. İki çocuk annesi, Filiz adlı katılımcımızın "Özel okul ücretleri geçen yıla göre %65-70 oranında arttı" cümlesi de bunu destekliyordu. Bir başka katılımcımız ise bundan iki yıl önce oğlunu yıllık 18 bin liraya kaydettiği özel eğitim kurumunun, bu yıl kendilerine 41 bin liradan kapı açtığını belirterek aradaki %127'lik fiyat artışını dile getirdi. 

"Okul ücretiyle bitmiyor"

Çocuk sahibi olan katılımcılarımızın masraflarının yalnızca eğitim ücretiyle sınırlı kalmadığı gözlemlediğimiz bir diğer durumdu. Çoğu eğitimin yanında hesaba katmaları gereken farklı masraflar da olduğunu söyledi. Örneğin Nur, oğlunun özel okuldan mezun olup devlet lisesine geçtiğinden ancak kazandığı okulun evlerine uzaklığı dolayısıyla servis ücretinin bir dönemde dahi birkaç katına çıktığından bahsetti. Buna elbette şaşırmadık zira günümüzde servis ücretlerinde özellikle benzin ve hammadde fiyatlarındaki artıştan kaynaklanan ciddi zamlar söz konusu.

Aposto'ya konuşan ve yaklaşık 40 yıldır taşımacılık işiyle uğraşan Ömer bey, yalnızca yakıt giderlerinin Eylül 2021'den bu yana neredeyse dört kat arttığından; yedek parça, lastik, yağ ve boya gibi materyallerin ise kur farkından dolayı önemli ölçüde zamlandığından söz etti. BBC Türkçe'ye konuşan Tüm Oto Servisleri Federasyonu (TOSEF) Genel Sekreteri Hakkı Urfa da yedek parça fiyatlarının son bir yılda %120 arttığını aktardı. Anketimiz kapsamında görüştüğümüz oto servis yetkilisi Enes'in cümleleriyse durumun vehametini özetledi: "Bazen verdiğim fiyatlar benim bile zoruma gidiyor."

  • Taze zam: Servis ücretleri, en azından İstanbul'da artmaya devam ediyor. 2021'de 333 lira olan en kısa mesafe servis ücreti, geçtiğimiz günlerde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi'nde yapılan toplantı sonucunda%19,20 artışla 554 liradan 660 liraya, yıllık ücret ise 5 bin 808 liraya yükseldi.

Katılımcılarımızın bahsettiği gider kalemlerinden biri de okul kıyafetiydi zira özellikle kur farkının etkisiyle ham madde fiyatlarında son bir yılda yaklaşık %130 oranında artış meydana geldi. Bu pek çok tekstil ürününün yanı sıra okul kıyafeti fiyatlarında da artışı beraberinde getirdi. Örneğin Nur devlet okulunda okuyan çocuğunun okulu için 50 liraya aldıkları üst giyim ürünlerinin fiyatının bu yıl 150 liraya, 100 liraya aldığı alt giyim ürünlerinin fiyatının ise 270 liraya çıktığını aktararak bu artışı gözler önüne serdi.

"4-5 bin lira olan ücretler 10 bin liraya çıktı"

Görüşmelerimizde 10 yılı aşkın süredir çalışan katılımcılarımızın çocuklarının kitap ve yardımcı kaynak ihtiyaçlarını karşılamada dahi zorlandığını gördük. Ancak kur farkı ve kurdaki hareketliliğin getirdiği belirsizlik ile yıllık bazda %256 artan kağıt fiyatını düşününce buna da ne yazık ki şaşıramadık. Cumhuriyet gazetesine konuşan Türkiye Yayıncılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Kocatürk de "Satışlar dörtte bire düştü. İnsanların alım gücü ve öncelikleri malum. Bunları bilerek fiyat vermeye çalışıyoruz ama olmuyor. Elimiz titreyerek fiyat belirliyoruz. Eskiden bir ay sonraki fiyatı bilemiyorduk, şimdi bir hafta sonraki fiyat değişiyor" ifadelerini kullanmıştı. 

  • Özel okul kitapları: Ek kaynaklar bir yana sağlık ve güvenlik başta olmak üzere çeşitli kaygılarla çocuğunu özel okula gönderen katılımcılarımız da kitap fiyatlarının yüksekliğinden söz etti. Özel Okul Velileri Platformu Başkanı Özgür Özkan'ın "4-5 bin lira olan kitap ücretleri 10 bin liraya çıktı" cümlesiyse duyduklarımızı somutlaştırdı.

Röportaj yaptığımız ailelerin zorlandığı başka bir kalemin de en temel ihtiyaç olan yemekler olduğunu gördük. Fakat bu temel ihtiyacı karşılamak için dahi veliler 7-8 bin liradan fazla masraf yapmak zorunda kalabiliyor. Örneğin Özkan, "7 ila 10 bin lira olan yemek ücretleri, 2022-2023 eğitim-öğretim yılı kayıtlarında 10 bin ila 20 bin lira arasında değişiyor" açıklamasında bulundu. Yemek ücretleri bir yana, okul kantinlerinde de durumun benzer şekilde seyrettiğini gözlemledik. Örneğin Nur, artan kantin ve yemek fiyatları nedeniyle çocuğunun harçlığını bir yılda 2,5 kat artırmak zorunda kaldığını söyledi.

"Tatil yapmak yerine paramızı eğitime ayırdık"

Katılımcılarımızın çoğu, çocukları için etüt merkezi ya da özel ders gibi okul harici destekler aldığını çünkü "mevcut sınav sisteminin kendilerini buna yönlendirdiğini" söyledi. Ancak görünüşe bakılırsa bu sektörde de fiyatlar ciddi oranda artmış durumda. Örneğin iki yıl önce 3 bin lira gibi ücretlerle öğrenci kabul eden ortalama bir etüt merkezinin fiyatı bugün 8 bin lira seviyesine çıktı. Nur, çocuklarının %25 oranında başarı indirimi aldığını ancak etüt merkezi ararlarken şu anda ödediklerinin iki ila üç katı fiyatlarla karşılaştıklarını ifade etti. Başka bir katılımcımız lise için sınava girecek çocuklarını etüt merkezine yazdırdıklarını, bu nedenle "hayatlarından kısmak zorunda kaldıklarını" belirtti ve bu yaz tatil yapamayacaklarını, tatil yapmak yerine kaynaklarını eğitime ayırmak durumunda olduklarını dile getirdi.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🆘 Orta direk yıkılıyor mu? #4 Deneyimli profesyoneller

"Orta direk yıkılıyor mu?" serimizde içinde bulunduğumuz ekonomik durumun hayatlarımızın farklı yönlerine etkilerini irdeliyoruz. Bugünkü bültende hayatlarında yeni bir sorumluluk alma aşamasındaki profesyonellere yer veriyoruz.

26 Ağu 2022

 Sarah Medina/Unsplash

YAZARLAR

Emircan Yaman

Piyasalar ve Finans Editörü

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto

HİKAYE

Algoritmadan tabağa: Tedarik zinciri yemek trendlerinin hızına yetişebiliyor mu?

Matcha, protein barlar, iki malzemeli Japon cheesecake’i, Gigi Hadid makarnası, çiğ köfte suşi… Yiyecek trendleri, artık sosyal medyanın etkisiyle çok daha hızlı yayılıyor. Tedarik zincirleri ise bu hıza ayak uydurmakta zorlanıyor. Talep, dijital hızda büyürken çiftlikler ve fabrikalardaki tarım ve gıda üretimi, fiziksel sınırlar içinde kalıyor.

Doğa Yurduneri

·

16 Eyl 2026

Algoritmadan tabağa: Tedarik zinciri yemek trendlerinin hızına yetişebiliyor mu?
ParetoPareto

HİKAYE

Milyarlarca lirayı yöneten portföy yönetim şirketlerinde ne oluyor?

Pusula Finans Holding’in Tera Grubu’nca devralınacak olmasıyla ilgili haberlerin kamuoyuna yansıması sonrası Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’ın tutuklanması, bu satışla ilgili gelişmeleri gündemin ilk sıralarına taşıdı. Yarız’ın banka hesaplarıyla mal varlıklarına tedbir konulurken, Tera Grubu ile planlanan satış görüşmeleri sürüyor. Soruşmanın kapsamı genişlerken, Pusula Portföy’ün büyüme hızı dikkat çekiyor.

Pelin Cengiz

·

16 Eyl 2026

Milyarlarca lirayı yöneten portföy yönetim şirketlerinde ne oluyor?
ParetoPareto

HİKAYE

Savunma bütçeleri büyürken: Ekonomik durgunluğun çaresi silahlanma olabilir mi?

Avrupa’dan Japonya’ya birçok ülke, artan güvenlik kaygılarıyla birlikte savunma bütçelerini büyütüyor; bu harcamaların teknoloji, istihdam ve sanayi üzerinden ekonomiye de ivme kazandırması bekleniyor. Peki silahlanma, durgun ekonomiler için gerçekten bir büyüme motoruna dönüşebilir mi?

Birol Oğuz

·

09 Eyl 2026

Savunma bütçeleri büyürken: Ekonomik durgunluğun çaresi silahlanma olabilir mi?
ParetoPareto

HİKAYE

Pandeminin faturası: Genç işsizliğinin sorumlusu AI değil de uzaktan çalışma olabilir mi?

Giriş seviye pozisyonlarda işe alımlar, dünya genelinde hızla yavaşlıyor. Genç işsizliğindeki bu artış, özellikle beyaz yakalı işlerde büyük oranda yapay zekaya atfediliyor. Fakat yakın tarihli araştırmalar, yeni mezunların yaşadığı istihdam sıkıntısının asıl sorumlusunun uzaktan çalışma olabileceğine işaret ediyor.

Doğa Yurduneri

·

08 Eyl 2026

Pandeminin faturası: Genç işsizliğinin sorumlusu AI değil de uzaktan çalışma olabilir mi?
ParetoPareto

HİKAYE

'Ya yatırım ya yaptırım' dönemi: Otomotivde Çin markalarının payı %6’ya geriledi

Çin merkezli markaların peş peşe Türkiye pazarına girişi ve önemli bir satış başarısı elde etmesi, Türkiye’deki yöneticileri biraz rahatsız etmişti. Bunun üzerine Türk lobisinin de yönlendirmeleriyle vergiler, ithalat düzenlemeleri ve servis şartları üzerinden bu markaların önüne ciddi bir duvar örüldü. Ağustos ayına ilişkin pazar verileri ise bu “Çin işkencesi”nin sonuç verdiğini ortaya koydu.

Ahmet Çelik

·

08 Eyl 2026

'Ya yatırım ya yaptırım' dönemi: Otomotivde Çin markalarının payı %6’ya geriledi