

Hangi Coffee Department durağında buluşalım?
Hava güzel, İstanbul güzel, Coffee Department kahveleri bi’ başka güzel . Hepsini tek bir oturuşta değerlendiriyor ve üç ayrı noktadaki Coffee Department şubelerinin peşine takılıyoruz.
Daha fazlasını öğren →
Fransa organik domuz eti, sığır eti ve tavuğa yönelik talebin düşmesiyle birlikte fabrika çiftçiliğinde büyük bir U dönüşü yaparak çiftçileri daha düşük fiyatlı et üretmeye çağırıyor. Tarım Bakanı Marc Fesneau, Tarımsal Sanayi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada “Pazarın giriş seviyesi üzerinde çalışmamız gerektiğini kabul etmeliyiz. Hayvan refahı sorunları ancak yüksek kaliteli ete para ödeyecek birisini bulduğumuz takdirde işe yarar," dedi.
- Neden önemli? Gıda endüstrisi hayvan refahı ve bunun neden olduğu çevresel hasar nedeniyle baskı altında. Gübrelerdeki nitratlar ve bölgedeki domuz, kümes hayvanı ve süt hayvancılığından kaynaklanan atıklar yeşil algler ve plajlarda karşılaşılan çok sayıda ölümle ilişkilendiriliyor. Ancak %11'lik gıda enflasyonu alışveriş yapanları daha ucuz et için organik ürünlerden kaçınmaya itiyor.
- Ne dediler? Tüketim Analisti Pascale Hébel “Altı yıl önceki nüfusun yarısıyla karşılaştırıldığında Fransız halkının yalnızca %30'u artık kalite için daha fazla ödeme imkânına sahip," dedi. Hükümetin et tüketimini azaltma çabalarına rağmen Fransızların et tüketim oranı küresel ortalamanın neredeyse iki katı. Kümes hayvanı devi LDC'nin üst düzey yöneticilerinden ve endüstri grubu Anvol'un liderlerinden Gilles Huttepain, "Hedefimiz standart üretimin yeniden fethi. Fransa'da yenilen her iki tavuktan biri artık yurt dışından geliyor. Piyasayı ithalattan kurtarmak için yılda 400 yeni standart tavuk kümesi inşa etmeliyiz," dedi.
- Arka plan: Fransa, Avrupa Birliği'nin en büyük sığır eti tedarikçisi olmasının yanı sıra ikinci büyük süt; üçüncü büyük domuz eti üreticisi konumunda. Üretimlerinin yalnızca %1'i organik olan ve yöntemlerini değiştirme baskısı altında kalan Fransız domuz üreticileri artık kendilerini haklı görüyor. Lobi grubu Inaporc'tan Anne Richard: “Organik ürün üretimi yatırımı yapan insanlar artık kendilerini sıkışmış durumda buluyorlar,” dedi. Mandıra çiftçisi Mathieu Courgeau şunları söyledi: "Zamanı geri alıyoruz. Kalite çabasından vazgeçip 1960'lardan bu yana yaptığımız şeyi yapmaya; gizli toplumsal ve çevresel maliyetler ne olursa olsun daha ucuza üretmeye devam etmeye devam ediyoruz," dedi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Elazığ'ın 250 dönümlük Alpagut Bağları'ndan bildiriyoruz: Coğrafya, kültür ve kalkınma. apéro gazete'de bu hafta bağbozumu ziyaretinden akılda kalanlar var.
04 Eki 2023

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.




