

Maxion İnci Jant Grubu Türkiye’nin geleceğine yatırım yapmaya devam ediyor Üretim ve sanayi alanında yepyeni bir çağın başlangıcını müjdeleyen Endüstri 4.0 ile hayatımıza giren Akıllı Fabrikalar ; temelinde makinelerin kendi aralarında konuştuğu, üretimi makinelerin organize ettiği yeni nesil üretim tesisleri olarak biliniyor. Kendi kendini yönetebilen Akıllı Fabrikaların en yeni örneğini Türkiye’de hayata geçirmeye hazırlanan Maxion İnci Jant Grubu , ağır ve ticari araç jant üretim kapasitesini artırmak üzere yeni tesis yatırımı yapıyor. Manisa’ya Yeni Fabrika Yatırımı Dünyanın en büyük jant üreticisi Maxion Wheels ve İnci Holding iştiraki olan Maxion İnci Jant Grubu’nun Manisa OSB Bölgesi’ndeki 5. fabrikası olan ve 21 bin metrekarelik alana kurulan yeni ağır ve ticari araç jant üretim fabrikasının inşaat ve altyapı çalışmaları tamamlandı. Bu yatırımla mevcut ağır ve ticari araç jant üretim kapasitesi özellikle tubeless jantlarda 800 bin adet artırılarak toplam ağır ve ticari araç jant kapasitesinin 3 milyon adet janta çıkarılması planlanıyor. Özellikle başta Avrupa ve Amerika pazarları olmak üzere artan ihracat taleplerini karşılamak için hayata geçirilen proje sayesinde, Manisa bölgesinde ihracatta ve istihdamda artış sağlanması beklenirken yeni yatırımla birlikte 60 milyon USD ek satış ve 50 milyon USD ek ihracatın gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Akıllı Fabrikalar: 2022 yılında resmen faaliyete geçmesi planlanan yeni fabrika, Maxion İnci Jant Grubu’nun “Akıllı Fabrikalar” hedefine uygun olarak ileri otomasyonla Endüstri 4.0 uygulamaları açısından da ileri teknolojiye sahip bir tesis olacağı belirtiliyor. Şirket, dijital dönüşüm projesi kapsamında robotlarla birlikte tüm makinelerin Endüstri 4.0’a entegrasyonunu gerçekleştirirken 2025’te tüm fabrikalarının bu gelişimi tamamlaması için çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Maxion İnci Jant Grubu : Dünyanın en büyük jant üreticisi Maxion Wheels ve İnci Holding’in iştiraki şirketleri olan Maxion İnci ve Maxion Jantaş; Avrupa’nın tek lokasyonda bünyesindeki toplam 4 fabrikayla binek, hafif ticari ve ağır vasıta ticari araçlar için üretim yapan en büyük alüminyum ve sac jant üreticisi olarak öne çıkıyor. Şirketler, 2021 yılında da Endüstri 4.0 ve dijitalleşme odağında, otomasyon ve hayata geçirdikleri üretim-verimlilik projeleriyle kapasitelerini ve üretim adetlerini artırmayı hedefliyor. Maxion İnci Jant Grubu ile ilgili daha fazla bilgi almak için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
G7 ülkelerinin maliye bakanları, çok uluslu şirketlerin faaliyet gösterdikleri ülkelerde minimum %15 oranında küresel kurumlar vergisi ödemesi konusunda anlaşmaya vardı. Böylece dünyanın en büyük ekonomilerinin oluşturduğu G7 grubu; Amazon, Facebook ve Google gibi büyük teknoloji şirketlerinden daha fazla vergi geliri elde etmek ve bu şirketlerin kârlarını vergi cennetlerine aktarmasını azaltmak için yıllardır beklenen adımı atmış oldu. Karar sonrası, dünyanın dört bir yanındaki ülkelerden farklı sesler yükselmeye başladı. Anlaşmanın gelecek ay düzenlenecek G20 zirvesinin ana konularından biri olması ve diğer ülkeler üzerinde de aynı uygulamaya geçilmesi için baskı yaratması bekleniyor.
AB’de karşıt sesler
Küresel vergi anlaşması sonrası Avrupa Birliği (AB), destekleyenler ve muafiyet isteyenler olmak üzere ikiye bölündü. Almanya’nın destek verdiği anlaşma, daha yüksek vergi oranı talep ettiği bilinen Fransa’yı hayal kırıklığına uğratmış durumda. Öte yandan, kurumlar vergisinin düşük olduğu ve "vergi cenneti" olarak adlandırılan İrlanda, Macaristan, Çekya, Lüksemburg gibi birçok ülkenin bu çağrıya karşı çıkması bekleniyor.
Macaristan Maliye Bakanlığı, ülkelerin kendi sınırları içerisinde uygulayacağı vergi oranları konusunda bağımsız kararlar alabilmesi gerektiğini söyledi. Polonya Maliye Bakanı Tadeusz Koscinski ise “G7 ülkemizde nasıl bir vergi oranı uygulayacağımızı dikte etmemeli” diyerek düşük vergi oranları sayesinde bazı ekonomilerin gelişmiş olanlara yetişmeye çalıştığını vurguladı.
Birleşik Krallık’ın muafiyeti
Financial Times’a göre Birleşik Krallık, Londra’da merkezi bulunan küresel bankaların bu karardan etkilenebileceğini düşünerek finansal hizmet kuruluşlarının asgari kurumlar vergisinden muaf tutulmasını talep ediyor. Zira, Birleşik Krallık merkezli en büyük bankalardan biri olan HSBC gelirinin yarısından fazlasını Çin'den elde ederken ülkenin bir diğer büyük bankası Standard Chartered, operasyonlarının çoğunu Asya ve Afrika'ya yürütüyor. G7’nin yeni vergi planıyla birlikte, Big Tech şirketlerinin Birleşik Krallık’ta hâlihazırda dijital hizmet vergisi kapsamında ödediklerinden daha az vergi ödemeleri de ihtimaller arasında yer alıyor.
Henüz resmî bir açıklama yapılmasa da iddialara göre, Çin de asgari kurumlar vergisi oranının en az %15 olmasına itiraz eden cephede yer alıyor. Buna karşın Endonezya, Güney Afrika ve Meksika maliye bakanları, uluslararası vergi kurallarının değişmesini destekliyor.
Yeni eşitsizlik
Vergi reformunun küresel eşitsizlikte yeni bir cephe açacağına dair görüşler de mevcut. Küresel yoksulluğu azaltmak için çalışan Oxfam ve Eurodad, gelişmekte olan ülkelerde kurumlar vergisi oranın genellikle daha yüksek olduğunu ve belirlenen %15’lik oranın yeterli olmadığını vurguluyor. Anlaşmanın yoksul ve zengin ülkeler arasındaki uçurumu iyice açacağı iddia edilirken yeni vergilendirme sisteminin sadece şirketlerin genel merkezlerinin olduğu ülkelere -genellikle ABD ve Avrupa- fayda sağlayacağı düşünülüyor. Ayrıca, yeni düzende dünya nüfusunun %10'unu oluşturan G7 ülkelerinin, ek vergi gelirlerinin %60'ından fazlasını alacağı öngörülüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta gündemimizde, G7 ülkelerinin çok uluslu şirketlerin vergilendirilmesi konusunda uzlaşmaya vardığı tarihî anlaşmanın detayları ve Renault ile Peugeot'a egzoz emisyon ölçümlerinde hile yaptıkları gerekçesiyle verilen cezalar var.
14 Haz 2021

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?

Bugüne kadar liderlikle ilgili binlerce kitap ve makale yazıldı; pek çok farklı liderlik tanımı yapıldı. Yapılan onca tanımın içinde sanırım çoğunluğun hemfikir olduğu bir açı var: Kurumsal hayatta liderlik “insanlardan en yüksek verimi alabilmekle” ilgili. Bu verimlilikte doğru sorulara odaklanmanın payı da büyük.



