IMF'in gözünden 2023

Uluslararası Para Fonu'nun ileriye dönük tahminleri,
IMF'in gözünden 2023

1 Şubat - Param - Exante
Param ile birlikte

E-ticarette kazancın yolu: ParamPOS Düşük komisyon oranıyla kazancın yolu ParamPOS 2014 yılında kurulan, Türkiye’nin ilk ve lider Elektronik Para Kuruluşu Param ; kullanıcılarını “Elektronik Para”, “ParamKart - Ön Ödemeli Kart”, “ParamPOS-Fiziki ve Sanal POS”, “E-cüzdan” gibi yeni nesil finansal çözümlerle buluşturuyor. ParamPOS nedir? Türkiye’nin lider sanal POS çözümü olan ParamPOS başta e-ticaret firmaları, pazaryerleri ve bayi ağı olan firmalar olmak üzere 63 binin üzerinde kurumsal ve bireysel kullanıcının tahsilatlarına aracılık ederek düşük komisyon oranı, kolay entegrasyon, güçlü ve güvenilir teknolojik altyapısıyla kesintisiz işlem yapabilme ayrıcalığıyla kullanıcılarına çözümler sunuyor. Avantajları neler? 23 banka ve 9 kart markasıyla entegre olan ParamPOS ile yurt dışından da Visa ve Mastercard üzerinden tahsilat yapabilirsiniz. Tüm kredi kartlarından tek çekim/taksitle, sanal ve fiziki olarak ödeme alabilirsiniz. ParamPOS ile tahsilatlarınızı ertesi gün alabilirsiniz. ParamPOS’ta yıllık kurulum, işlem ücreti ve ciro taahhüdü gibi ek ücretler ödemezsiniz. Başvurunuz tamamladıktan sonra 1 iş günü içerisinde ParamPOS kullanmaya başlayabilirsiniz. Güvenli kart saklama özelliğiyle kartınızı tanımlayarak periyodik tahsilat yapabilirsiniz. ParamPOS; link göndererek müşterilerinizden kolayca ödeme almanızı sağlayan ParamTIK , web sitenize ekleyeceğiniz bir linkle sanal POS sayfası oluşturacağınız KolayTahsilat ve Pazaryeri altyapı çözümleriyle e-ticaret yolculuğunuzda her an yanınızda. ParamPOS’la ilgili detaylı bilgi için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

Uluslararası Para Fonu (IMF) 2023 yılının ilk Dünya Ekonomik Görünümü (World Economic Outlook) raporunu yayımladı. “Düşük büyüme ortamında enflasyon zirve yapıyor” başlığıyla yayımlanan raporda merkez bankalarının enflasyonla mücadele adına yaptığı faiz artışları ve Rusya - Ukrayna savaşının ekonomik faaliyet üzerinde oluşturduğu baskının küresel ekonomik büyüme için temel riskler olduğu ifade ediliyor. Buna rağmen risklerin Ekim 2022’de yayımlanan bir önceki rapora kıyasla daha az olduğuna dikkat çekiliyor.

IMF Araştırma Direktörü Pierre-Olivier Gourinchas rapora ilişkin yaptığı yorumunda, “Küresel ekonomi bu yıl yavaşlamaya, gelecek yıl ise toparlanmaya hazırlanıyor. Enflasyonla mücadele ve Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı faaliyetler üzerinde baskı oluşturduğundan, büyüme tarihsel standartlara göre zayıf kalacaktır” ifadelerini kullanıyor.

💾 Cep Bilgisi: IMF tarafından yılda iki kez yayımlanan ve iki kez güncelleme alan Dünya Ekonomik Görünümü raporu küresel ekonomik beklentileri oluşturması ve piyasayı yönlendirici etkileri nedeniyle oldukça önemlidir.

Küresel göstergeler için yorumlar

Raporda 2023 yılına ilişkin küresel ekonomik büyüme tahmini, bir önceki rapora kıyasla 0,2 puan artırılarak %2,9 seviyesine çekilmiş durumda. Özellikle IMF Başkanı Kristalina Georgieva ve IMF ekonomistleri tarafından son zamanlarda yapılan “toparlanma beklediğimizden iyi gidiyor” yorumlarının ardından ekonomik büyüme tahmininin yukarı yönlü revizyonuna kesin gözüyle bakılıyordu. Fakat yukarı yönlü revizyona rağmen bu oran 2000 ile 2019 dönemi arasındaki yıllık ortalama olan %3,8’in altında yer alıyor. 

💉Hatırlatma dozu: IMF Başkanı Kristalina Georgieva, küresel ekonomik büyümeye ilişkin "2023'ün sonuna doğru, umarız 2024'te daha yüksek bir büyüme yoluna doğru trendin tersine döndüğünü göreceğiz” ifadelerini kullanarak “Dipten çıktığımızı düşünüyoruz” demişti.

2024 yılı için ekonomik büyüme tahmini ise %3,1 ile daha iyimser olmakla birlikte yine de pandemi öncesi seviyenin altında yer alıyor. Bu oran her ne kadar ekonomik büyüme açısından düşük görünse de IMF’in ekonomide bir “yumuşak iniş” beklediği tezini güçlendiriyor.

Raporun başlığında yer alan “enflasyon zirve yapıyor” yorumuna da dikkat çekilmiş durumda. 2022 yılında %8,8 olan küresel enflasyonun 2023 yılında %6,6’ya, 2024’te ise %4,3’e düşmesi bekleniyor. Raporda küresel manşet enflasyonunun 2022’nin üçüncü çeyreğinde zirve yaptığı ve sıkı parasal koşulların toplam talebi baskılayarak enflasyonun düşmesine sebep olduğu ifade edilse de tam etkinin 2024 yılından önce görülmesinin olası olmadığı belirtiliyor. Ayrıca manşet enflasyonda düşüşler kaydedilse de çekirdek enflasyonun henüz pek çok ülkede zirve noktasına ulaşmadığı ve gerileyen yakıt fiyatlarının enflasyonda yaşanan düşüşteki etkisine de dikkat çekiliyor. IMF Direktörü Gourinchas konuya ilişkin, “Enflasyon haberleri cesaret verici, ancak savaş kazanılmış olmaktan çok uzak” ifadelerini kullanıyor.

💾 Cep bilgisi: Çekirdek enflasyon, para politikasının etkinliğinin görece zayıf olduğu ve kısa vadeli şoklardan daha yüksek oranda etkilenen enerji ile gıda fiyatlarının hesaplama dışında tutulduğu enflasyonu ifade eder. Çekirdek enflasyon, kendi içinde de alt gruplara ayrılmakla birlikte (mevsimlik ürünler hariç, alkollü içecekler ve tütün hariç gibi) terim temelde enerji ve gıda hariç enflasyonu ifade eder.

Gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomiler

Gelişmiş ülke merkez bankaları tarafından enflasyonla mücadele adına yapılan güçlü faiz artışları nedeniyle bu ülkelerin küresel ekonomik yavaşlamadan daha çok etkilenebilecekleri tahmin ediliyor. Gelişmiş dünya için 2023 yılı ekonomik büyüme tahmini %1,2 olarak açıklanırken 2024 tahmini de ona yakın bir seviye olan %1,4’te bulunuyor.

ABD’de ekonomik büyümenin yükselen borçlanma maliyetleri nedeniyle bu yıl %1,4’e gerilemesi bekleniyor. Avro Bölgesi içinse durum daha vahim. IMF, Avrupa Merkez Bankası tarafından yapılan güçlü faiz artışları ve yükselen enerji fiyatları sonucunda yaşanan ticaret haddi şoku nedeniyle Avro Bölgesi büyümesinin bu yıl keskin bir şekilde düşerek %0,7’ye gerilemesini bekliyor.

Gelişmekte olan ülkeler için ise bir tür “toparlanma” yorumu yapılıyor. Bu grubun geçtiğimiz yıl yaşanan emtia krizleri nedeniyle halihazırda “dibi görmüş olduğu” ve bu yıl %4 büyüyerek toparlanma belirtileri göstereceği tahmin ediliyor. Özellikle ABD ve Avro Bölgesi’nin bu yıl küresel ekonomik büyümenin yalnızca 10’da birine karşılık gelecek kadar büyüyebileceği tahmin edilirken bu grup içinde yer alan Çin ve Hindistan’ın küresel ekonomik büyümenin yarısını tek başına sağlayacağının ifade edilmesi, gelişmekte olan dünyadan beklenen büyüme performansını daha çarpıcı bir biçimde ortaya koyuyor.

Türkiye

Raporda Türkiye ile alakalı detaylı bir analiz yer almasa da ekonomik büyüme verilerine ilişkin birtakım tahminler mevcut. Uluslararası Para Fonu Türkiye ekonomisinin 2023 yılında %3, 2024 yılında ise yine aynı hızda büyüyeceğini tahmin ediyor. Kurumun ülkemiz ekonomisi için 2022 yılı ekonomik büyüme tahmini ise %5,5 seviyesinde.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

EXANTEEXANTE

BÜLTEN SAYISI

🛑 Fed'i beklerken

Gözler Fed'in ocak ayı faiz kararına çevrildi. Dış ticaret açığı ve turizm gelirinde cumhuriyet rekoru kırılırken Avro Bölgesi beklentilerin üzerinde büyüdü

01 Şub 2023

Param ile birlikte
Getty Images

YAZARLAR

Emircan Yaman

Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE

HİKAYE

SPK'nın 28 Ağustos düzenlemesi: Serbest fonlarda yatırımcıların çıkış koşulları

Serbest fonlarda yatırımcıların parasını ne zaman alacağı, fonun değerleme ve iade koşullarına göre belirleniyor. SPK’nın 28 Ağustos tarihli düzenlemesi, likidite riski kapsamında iade taleplerinin karşılanması için bu koşulların önceden ilan süresi beklenmeden değiştirilmesine izin veriyor. Atlas Portföy’ün DFI fonunda satış işlemlerini aylık değerleme tarihine bağlayan uygulaması da bu hüküm kapsamında yapıldı.

Emircan Yaman

·

16 Eyl 2026

SPK'nın 28 Ağustos düzenlemesi: Serbest fonlarda yatırımcıların çıkış koşulları
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Türkiye'de neden yeniden planlamayı konuşuyoruz?

TÜSİAD Başkanı Ozan Diren, Dünya gazetesinden Recep Erçin’e verdiği söyleşide, Türkiye’nin kamu öncülüğünde hazırlanacak ve uygulaması yakından izlenecek 10-15 yıllık sanayi planlarına ihtiyaç duyduğunu söyledi. Türkiye halihazırda beş yıllık kalkınma planları hazırlıyor. Peki planlar ve destekler mevcutken neden yeniden planlamayı konuşuyoruz? Türkiye’nin geçmişte fabrikalar kurarak başladığı planlama deneyiminde ne değişti ve bugün hazırlanacak bir planın üretim kararları üzerinde nasıl bir etkisi olabilir?

Emircan Yaman

·

16 Eyl 2026

Türkiye'de neden yeniden planlamayı konuşuyoruz?
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Haftalık takvim: Üç majör merkez bankası

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Salı günü açıklanacak merkezi yönetim bütçe dengesi ve Çarşamba günü açıklanacak Ağustos ayı Konut Fiyat Endeksi ile Perşembe günü yayımlanacak TCMB Para Politikası Kurulu toplantı özeti ön plana çıkarken, yurt dışında Çarşamba günü açıklanacak Fed faiz kararı ile Perşembe günü İngiltere Merkez Bankası ve Cuma günü Japonya Merkez Bankası tarafından açıklanacak faiz kararları takip edilecek.

14 Eyl 2026

Haftalık takvim: Üç majör merkez bankası
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Jeopolitik haber akışı ile pozisyon almak

Jeopolitik gelişmeler piyasaların en zor fiyatladığı risklerden biridir. Savaşın ne zaman sona ereceğini, bir zirveden hangi kararın çıkacağını veya seçimlerin siyasi dengeleri ne ölçüde değiştireceğini önceden bilmek mümkün değildir. Buna rağmen jeopolitik haber akışı yatırımcı açısından tamamen öngörülemez bir alan da değil.

Eren Kuru

·

11 Eyl 2026

Jeopolitik haber akışı ile pozisyon almak
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Eylül ayı PPK kararı: TCMB'de normalleşmenin sınırları

Türkiye’de para politikasının yakın vadeli geleceğine dair soru işaretleri, jeopolitik karmaşa ve yansımalar bir yana, makro gündemin ana maddesi olmaya devam ediyor. Dezenflasyon sürecinde izlenen yatay-aşağı görünüm, şirketlerin birikimli finansman ihtiyacı ve enerji fiyatlarındaki oynaklık, Merkez Bankası’nın hareket eğilimine aynı anda ancak farklı yönlerde etkiliyor. 10 Eylül tarihli PPK kararını da bu kapsamda ve daha geniş bir çerçevede okumak gerekiyor.

Eralp Ersoy

·

11 Eyl 2026

Eylül ayı PPK kararı: TCMB'de normalleşmenin sınırları