🏢 İstanbul’un ilk Art Nouveau binası Casa Botter yeniden açıldı


Citroën C3 ELLE Türkiye’de
Citroën C3 ELLE Türkiye'de 77 yıldır modaya ve kültüre yön veren ELLE ile iş birliğini sürdüren Citroën, sınırlı sayıda üretilen yeni Citroën C3 ELLE ile hayata modern ve konforlu bir dokunuşta bulunuyor. İkonik moda dergisi ELLE ’in 21…
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İstanbul’un ilk Art Nouveau binası olan ve ilk modaevine ev sahipliği yapmasıyla bilinen Botter Apartmanı, Grande Rue de Péra veya Cadde-i Kebir olarak anılan İstiklal Caddesi’nde 235 numarada yer alıyor.

Botter Apartmanı (2018) | Fotoğraf: Mila Khvalibova
II. Abdülhamid tarafından sarayın resmî terzisi ve modacısı Jean Botter için inşa edilen bina, Art Nouveau tarzındaki binalara attığı imzayla tanınan ünlü mimar Raimondo D'Aronco’nun eseri. Reşad Ekrem Koçu, İstanbul Ansiklopedisi’nin altıncı cildinde Jean Botter’den bahsederken Sermed Muhtar Alus’un “kendine has üslûbuyla” vermiş olduğu notları şöyle alıntılıyor:
“Beyoğlu'ndaki mağazasında çifter çifter tezgâhlar, makastar, farazâ bir kostüm ısmarlıyacaksın. Kumaş ondan olarak, en aşağı 10 aded sarı lira. Redingot, bonjur, pardesü, palto buna kıyas, ve pahası daha yüksek. Şunu da unutmayalım, o vakitler bizim beyefendiler arasında smokin ve frak modası hiç yok; ifrat alafrangalardan, ‘didon’ kulpu takılmışlardan binde, estağfurulla yüz binde bir kişi müstesnâ.”

Botter Apartmanı
İstanbul’da aynı binada hem iş yeri hem de konutların bulunması ilk defa Casa Botter’de görülüyor. Cephesi bitki motifli bordürler, çiçeklerle bezenmiş insan başı figürleri ile süslü Botter Apartmanı; Türkiye'de inşasında çelik konstrüksiyon kullanılan ilk apartman ve Pera Palas Oteli'nden sonra asansörü olan ikinci yapı olma özelliklerini taşıyor.
İnşası 1901’de tamamlanan, bodrum katıyla beraber toplam yedi kattan oluşan apartmanda bir süre Botter ailesi konakladı. Ailenin 1917’de binayı Osmanlı vezirlerinden Nedim Paşa’nın oğlu Mahmut Nedim Bey’e satıp Paris’e taşınmasının ardından Botter Apartmanı defalarca el değiştirip farklı şekillerde kullanıldı. Apartmanın 1970’li yıllardaki sakinleri arasında Ferit Edgü de var.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, geçtiğimiz yıl Casa Botter’in restorasyon çalışmalarını duyururken İstanbul’un 2017 yılında UNESCO Tasarım Şehri unvanını kazanmış bir şehir olduğunu hatırlatmış ve şu ifadeleri kullanmıştı:
“Böylesi bir unvanı kazanan bir kentin de bir tasarım merkezi yok. Bu gerçekten çok da yakışır bir durum değil. Bu anlamda Casa Botter ile bu hayal ettiğimiz tasarım merkezini İstanbul'a kazandırmış olacağız. Tabii tasarım gerçeğini ve bu kentte bulunan yetenekli insanların tasarım gücünü hissettirmeye, göstermeye dönük alanları onlara sunmanın da büyük bir kazanım olacağının farkındayız. Bunu şehrin tarihinde, moda ve mimarinin çekim noktası olan İstiklal'de, Botter Apartmanı’nda yapmış olmak da bizim için en önemlisi.”
Botter Apartmanı’nın restorasyon çalışmaları nihayet tamamlandı. Casa Botter Sanat ve Tasarım Merkezi’nin sergi salonu, gösterim merkezi, İstanbul belgeleyici film arşivi, bilgi-belge merkezi, konferans salonu, tasarım atölyesi ve açık alan tasarım ofisi gibi farklı kullanım alanlarını içeren kapsamlı bir fonksiyon programı sunması planlanıyor.

Botter Apartmanı | Kaynak: İBB Miras
Yakında: Metro Han ve Casa Botter’in ardından restore edilerek İstanbul’a kazandırılacak mekânlar arasında Muammer Karaca Tiyatrosu ve Beyoğlu Sineması da yer alıyor. İstiklal Caddesi’yle olan ilişkisi ve iç mekân kurgusu kent belleğindeki hâli korunacak şekilde tamamlanması hedeflenen tiyatro, çalışmaların ardından 7/24 yaşayan bir buluşma durağı olarak yeniden kapılarını açacak. Beyoğlu hafızasının simge mekânlarından bir diğeri olan Beyoğlu Sineması ise İBB Miras’ın çalışmalarının ardından "kapısı sokağa açılan sinema" olmaya devam edecek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta şehrin ajandasında Maxim Vengerov konseri, Steve Vai'nin İstanbul'a dönüşü, Bir Terennüm ve dahası var.
18 Nis 2023

YAZARLAR

Dilara Kaya
Aposto - Dilara Kaya

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ara Güler’in objektifinden kalan İstanbul’u bütünüyle geri getirmek mümkün değil. Sokaklar değişti, bazı yapılar ortadan kalktı, kıyılar başka işlevler kazandı. Ara Güler’in ölümünün 8. yılında fotoğraflarına yeniden bakmak, yalnızca eski günleri anmak için değil, yaşadığımız kenti sorgulamak için de bir fırsat.

Bir zamanlar iyi geldiği için adı "terapi" konan bölgelere sahip bu şehir, bugünlerde çoğumuzun psikolojisinin bozulmasının sebeplerinden biri hâline gelmiş gibi. Belki de sorun İstanbul’un yalnızca çok kalabalık olması değildir. Belki sorun, İstanbul’un bize kendimiz için giderek daha az yer bırakması. Belki mesele yalnızca trafik değil, gürültü değil, nüfus değil, beton değil. Bütün bunların arasında kendimize ait küçücük bir alan bulamamak.

Dört yıllık tadilatın ardından yeniden açılan Eski Şark Eserleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin geniş koleksiyonundaki hikayelerin peşine düşmek için İstanbullulara bahane oldu. Dört bin yıllık bir aşk şiirinden Assur’un süslü cinlerine, Midillili bir köpeğin mezartaşından müze bahçesindeki altı Bizans, üstü Osmanlı çeşmesine, bu kez hemen akla gelen başyapıtlarla değil, ilk bakışta gözden kaçabilecek ilginç hikayeler eşliğinde geziyoruz müzeyi.

İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.




