James Beard'ün 2023 kazananları

ABD’nin restoran dünyasının en büyük gecesi James Beard Vakfı tarafından 5 Haziran'da Chicago'daki Lyric Opera'da düzenlenen bir törenle Restoran ve Şef Ödüllerinin kazananlarını açıkladı. 1991 yılından bu yana ABD gastronomi ve mutfak sanatlarında en yüksek onurlardan biri olarak kabul edilen ödül töreninde 23 kategori arasında bu sene ilk kez “sürdürülebilirlik”e de yer verildi.
- Neden? James Beard Ödülleri, James Beard Vakfı'nın "yetenek ve hakkaniyete dayalı bir iyi yemek standardını koruma" şeklinde açıkladığı yiyecek, içecek ve ağırlama endüstrisi paydaşlarını takdir etmek üzere her yıl ABD'de düzenlenen bir törendir.
- Kimdir? James Beard'ın 1947'de ABD'de bağımsız bir yemek programı yayınlayan ilk kişi olması sebebiyle ABD mutfağının beğenilmesine öncülük ettiği düşünülüyor. Her yemeğin süreci, malzemeleri ve arkasındaki hikayeye verdiği önemle tanınır. Beard, hayatı boyunca mahremiyetin sınırlar koyulmadan da var olabileceği bir mutfak ortamını geliştirmek üzere programlarında sık sık kendi mutfağını kullandı. New York City'deki konağında öğrencilerden deneyimli profesyonellere kadar tüm mutfak meraklılarını ağırladı.
- Arka plan: Vakfın, son oylamanın ardından kısıtlamalarla ilgili endişeler ve bazı finalistlere yönelik taciz suçlamaları nedeniyle ödülleri iptal edildiği 2020’nin ardından geçen yıl yeni bir oylama sistemi başlatıldı. Bir iç denetimin ardından ödül süreci yalnızca mutfaktaki mükemmelliği değil aynı zamanda özgürlük, liderlik, sürdürülebilirlik ve topluluk oluşturmak gibi kavramları da ödüllendirmek için yeniden düzenlendi. Ödül programı yöneticilerinden şef ve yazar Tanya Holland, genel olarak "yeni sistemin olması gerektiği gibi çalıştığını" söyledi. Yaklaşık 240 jüri tarafından seçilen 2023 finalistlerinin yaklaşık 30 kazanan takımı 25'i farklı etnik kökenden insanlar.
Kazananlar:
Bölgesel Ödüller
- Seçkin restoran: Friday Saturday Sunday, Philadelphia
- Üstün restorancı: Ellen Yin, High Street Hospitality Group (Fork, a.kitchen + bar, High Street Philly, and others), Philadelphia
- En iyi şef: Rob Rubba, Oyster Oyster, Washington, D.C.
- Gelecek vaadeden şef: Damarr Brown, Virtue, Chicago
- En iyi yeni restoran: Kann, Portland, Ore.
- Seçkin konukseverlik: The Quarry, Monson, Maine
- Üstün şarap ve içecek programı: Ototo, Los Angeles
- Seçkin bar: Bar Leather Apron, Honolulu
- Üstün pasta şefi: Margarita Manzke, République, Los Angeles
- Seçkin fırın: Yoli Tortilleria, Kansas City, Mo.
Ulusal Ödüller
- En iyi şef, New York State: Junghyun Park, Atomix, Manhattan
- En iyi şef, Great Lakes (Illinois, Indiana, Michigan, Ohio): Tim Flores and Genie Kwon, Kasama, Chicago
- En iyi şef, Mid-Atlantic (Washington, D.C., Delaware, Maryland, New Jersey, Pennsylvania, Virginia): Chutatip Suntaranon, Kalaya, Philadelphia
- En iyi şef, Midwest (Iowa, Kansas, Minnesota, Missouri, Nebraska, North Dakota, South Dakota, Wisconsin): Itaru Nagano and Andrew Kroeger, Fairchild, Madison, Wis.
- En iyi şef, Mountain (Colorado, Idaho, Montana, Utah, Wyoming): Kris Komori, KIN, Boise, Idaho
- En iyi şef, California: Justin Pichetrungsi, Anajak Thai, Sherman Oaks, Calif.
- En iyi şef, Northeast (Connecticut, Massachusetts, Maine, New Hampshire, Rhode Island, Vermont): Sherry Pocknett, Sly Fox Den Too, Charlestown, R.I.
- En iyi şef, Northwest and Pacific (Alaska, Hawaii, Oregon, Washington): Vince Nguyen, Berlu, Portland, OR
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
apéro gazete'de bu hafta: Türkiye gastronomisinde şaraptan restorancılığa uluslararası değerlendirmelerden alınan ödüller, iklim değişikliğinden teknolojiye, kanun teklifinden katkı maddesine dünyadan haberler.
09 Haz 2023

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Kemikleri ve iç organlarıyla yenen ortolan kuşu, Fransız gastronomisinin en tartışmalı yemeklerinden biri. Dumas’nın mutfak sözlüğünden "Succession"a uzanan hikayesi, bir lokmalık haz uğruna hayvanlara çektirilen acıyı gündeme getirirken geleneksel olarak ortolanları yerken başa örtülen peçete, başka bir soruyu da akla getiriyor: Yemek yerken neden saklanırız?

Nezleyken elma neden elma gibi gelmez, kırmızıya boyanmış beyaz bir şarap kırmızı şarap gibi algılanabilir mi? Lezzet yalnızca dilimizin işi değil. Koku, görme ve ağızda oluşan duyumların kesişiminde şekillenen bu deneyim, bir yiyeceği tanımamızdan onu sevmemize kadar pek çok şeyi etkiliyor.

Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.




