Kahvenin Fincanımıza Kadar Geçtiği Yol

Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı var, peki kaç kilogram karbon ayak izi?
Kahvenin Fincanımıza Kadar Geçtiği Yol

Ekim - BMW - Dünyahali
BMW i ile birlikte

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .

Daha fazlasını öğren

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

Prof. Dr. Mine Durusu Tanrıöver

‘Sabah kahvemi içmezsem tüm gün başımın üstünde bir bulut ile dolaşıyorum’ diyenler, ‘bir fincan kahvenin kırk yıllık hatırını’ gönlünde taşıyanlar, ‘şu hayatta bir kahvem var’ diye serzenişte bulunanlar, termosuyla yapışık yaşayan kahve tutkunları, buyrunuz bugün size güzel haberlerim var. 

Geçtiğimiz on yılda kahvenin sağlığımız üzerindeki etkilerine dair pek çok olumlu haber gelmeye başladı. 

Bilimsel araştırma sonuçları biz kahve tutkunlarının, kahvelerimize biraz daha sıkı sıkıya sarılmamıza yardımcı oldu. Geçtiğimiz ay yayınlanan bir çalışmada kafeinli ya da kafeinsiz tüm kahve tiplerinin tüketiminin kalp damar sistemi ilişkili akut olayları ve ölüm riskini azalttığı gösterildi. Üstelik de daha önce inandığımızın aksine, kafeinli kahve tiplerinin ritim bozukluğu riskini kafeinsiz kahveye göre daha fazla azalttığı saptandı. Oysa ki yakın zamana kadar bir çok hekim özellikle kalp damar hastalığı olan hastaların kahve tüketiminden kaçınması gerektiğini söylüyordu. Kahveyi temize çıkardığı için bilime kucak dolusu teşekkürlerimi sunuyorum! Avrupa Kardiyoloji Derneği 2021 yılında güncellediği kılavuzunda, günde 3-4 fincan kahve tüketiminin zararlı olmayacağını, hatta kalp damar hastalıklarının önlenmesinde orta düzeyde bir koruyucu etkisi olabileceğini belirtti. 

Kahve içerdiği kafein, vitamin B2, magnezyum ve bitkisel polifenoller sayesinde faydalı etkilerini sergiler. 

Değişik çalışmalarda, kahvenin kanser hücrelerinin gelişimini ve yayılmasını yavaşlattığı, antioksidan ve antiinflamatuar etkiler gösterdiği, insülin direncini azaltarak tip 2 diyabet gelişimini ve gut ataklarını engellediği, kalp krizi ve inme riskini azalttığı gösterildi. Bunların yanında içindeki doğal polifenoller sayesinde, kahvenin nörolojik faydalar da sağladığı ve bilişsel performansı artırdığı, bazı insanlarda antidepresan etki gösterdiği, hatta Alzheimer ve Parkinson hastalığı gibi hastalıkların gelişme riskini azalttığı belirtiliyor. 

Elbette ki burada kahvenin sağlığımız üzerindeki etkilerini belirleyici olan en önemli faktör: miktar. Kahvenin içindeki aktif madde olan kafein aslında bir uyarıcı madde. Aşırı kahve tüketiminin uyku bozuklukları, endişe bozukluğu, idrar miktarında artış ve susuz kalma, mide rahatsızlıkları ve reflü ve hatta kalp hızında artış ve ritim bozuklukları ile ilişkili olabileceği de bir gerçek. Yani burada kahve severlere vereceğim mesaj şu; eğer o gün 4 fincan kahve içtiyseniz ve 5. fincan size göz kırpıyorsa, ona nazikçe hayır demenizde ve ertesi gün tekrar buluşuncaya kadar dostça ayrılmanızda fayda var! Gebe kadınlarda ise kafein plasentadan bebeğe geçebildiği ve bebeğin gelişimini olumsuz etkileyebileceği için güvenli miktar günde 2 fincan ile sınırlı. Bu arada kahve tüketirken şeker ve krema gibi süslerden kaçınmanızı öneririm. Yukarda saydığımız faydaların bir çoğu kahvenin asil ve sade güzelliğini gölgeleyen yüksek yağ ve kalori içerikli maddeler tarafından sıfırlanabilir. 

Maalesef kahve ile ilgili en acı gerçek, fincanımıza gelene kadar geçtiği yolda ciddi bir karbon ayak izi bırakması. 

Bir kilogram dana etinin karbon ayak izi ortalama 71 kg iken, bir kilogram kahveninki 29 kg ve bu diğer tüm bitkisel ürünlerin çok çok üstünde. Şöyle ki kahve çekirdeği yerine fasulyeden konuşuyor olsaydık bu değer, 29 kg yerine 2 kg olacaktı. Yani, kahve tüketimimizde aşırıya kaçmak sadece bize değil dünyamıza da zarar veren etkilere sahip. Hayatımızda önemli yer tutan her şeyde, dünyada bıraktığımız izi de düşünmek zorundayız. Ancak bu şekilde, hem dünyamıza hem de kendimize karşı şefkatli bir hayat sürmemiz mümkün olur.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali

BÜLTEN SAYISI

86: İklim Dostlarına Selam 👋🏻

Yaşayan Gezegen, Kurmaca Dünyada İklim Krizi, Kahvenin Karbon Ayak İzi

21 Eki 2022

BMW i ile birlikte
86: İklim Dostlarına Selam 👋🏻

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR

DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fısıldayan ağaçlar

Ağaçların Görünmez İletişim Ağı ve Doğanın Dili

01 Tem 2026

Fısıldayan ağaçlar
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek

Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj

01 Tem 2026

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fıstık Ağacı

Bir Coğrafyanın Hafızası: Fıstık Ağaçları

01 Tem 2026

Fıstık Ağacı