Kakule ve Antep fıstıklı bademli kek

Reçete: Soraya Nazarian
Uyarlayan: Joan Nathan
Malzemeler
- 120 gram bitkisel yağ
- 7 büyük yumurta
- 200 gram şeker
- 15 gram badem özü
- 420 gram badem unu
- 10 gram toz kakule
Üzerine serpmek için:
- 1-2 yemek kaşığı toz şeker
- 3-4 yemek kaşığı ince kıyılmış Antep fıstığı
Yapılışı
- Fırın 180 C dereceye ısıtılır. Yağlanan kek kalıbı bir kenara alınır. Yumurtaların sadece beyazları çırpma telinin ucunda yumuşak bir tepecik (soft peak) oluşturana kadar çırpılır.
- Ayrı bir kapta yumurta sarıları ve şeker çırpılır. Badem özü ve yağı eklenip karıştırılır. İyice harmanlanan sıvılara badem unu ve kakule eklenir.
- Yumurta beyazlarının üçte biri yavaşça sarılara eklenir. Beyazların kalanı da hamura tamamen karışıncaya dek yavaşça katlanarak eklenir.
- Kek hamuru kalıba dökülür. Ortasına batırılan kürdan temiz çıkana kadar yaklaşık 50 dakika pişirilir. 10 dakika soğumaya bırakılarak kalıptan çıkarılır. Süslemek için üzerine şeker ve doğranmış Antep fıstığı serpilir.
- İpucu: Kendi badem ununuzu hazırlamak isterseniz 3 bardak bademle başlayabilirsiniz. Büyük bir mutfak robotu kullanarak bademler çok ince bir şekilde öğütülür, macuna dönüşmelerini önlemek için de bir veya iki kez karıştırılır.
Afiyet olsun.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Nitelikli kapsül kahvenin ne kadar nitelikli, ne kadar pazarlama ürünü olduğunu inceliyoruz. Eşlikçisi hafif nemli ve süngerimsi dokudaki bademli ve kakuleli kek tarifi Reçete'de.
15 Ara 2024

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.





