Kanola yetiştiriciliğinde bakla zınnı mücadelesi


Kombo x Jam’s Space buluşmalarında kaçırılmaması gerekenler
Bağdat Caddesi’nde ortak bir yaşam alanı yaratan Vertical ; özgün ve kolektif yapısıyla sürdürülebilirlik bilincine alan açmayı amaçlayan Jam’s Space ve müziği merkezine alan Kombo ’yla güçlerini birleştirerek kapsamlı ve bir o kadar…
Daha fazlasını öğren →
Samsun Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nün kanola yetiştiriciliğinde karşılaşılan en önemli zararlılardan olan bakla zınnıyla ilgili üreticiyi bilgilendirmek için yaptığı açıklamada ilaçlı mücadele bal arılarına zarar verdiği için önerilmedi. Üreticinin biyoteknolojik mücadeleyi tercih etmesi gerektiği belirtildi.
- Neden? Üretim alanlarından birini inceleyen Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam’ın açıklamasına göre en erken çiçeklenen kışlık yağlı bitkiler arasında bulunan kanolada bakla zınnı böceği çiçekte bulunan polen erkek ve dişi üreme organlarını yiyerek bitkinin meyve tutumunu engellemektedir. Dolayısıyla verimi önemli oranda azaltmaktadır. Böceğin öğle saatlerinde hareketli olduğu bilindiği için üreticilerin tarla kontrollerini bu saatlerde yaparak bakla zınnı tespit etmeleri durumunda ilaçlı mücadeleden kaçınmaları gerektiği belirtildi.
- Nasıl? Bakla zınnı mücadelesinde toprak işlemesi; toprakta bulunan yumurta, larva ve ergin popülasyonunun düşmesine yardımcı olmaktadır. Erginlerin az hareketli olduğu sabah saatlerinde ağaçlar altına bez örtüler serilerek ağaçlar kuvvetlice silkelenir ve toplanan erginler imha edilebilir. Biyoteknolojik mücadeledeyse ağaçların altına mavi renkli kaplar veya leğenler yerleştirilir ve bu kaplar yarısına kadar suyla doldurulur. Ergin böcekler mavi renge yönelecekleri için kaplardaki suya düşerler. Suya düşen böcekler toplanarak imha edilir. Kimyasal kullanımı bal arısı kaybına sebep olduğu için önerilmiyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
apéro gazete'de bu hafta: Haftanın tarım ve gastronomi haberleri, aklın değil midenin zaferinde gastronominin diplomasideki gücünü nedenleri ve nasıllarıyla örnekler üzerinden inceliyoruz.
19 May 2023

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.




