Liquid Death: Su satarak unicorn olunur mu?

Alüminyum kutularda sattıkları sular ve harika videolarıyla su pazarına yeni bir soluk getiren Liquid Death, geçen ay 67 milyon dolar yatırım aldı ve değerini 1.4 milyar dolara taşıdı. Peki "alt tarafı" su satan bu şirketin sırrı ne?
Liquid Death: Su satarak unicorn olunur mu?

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Su ve çayın yanında son çıkardıkları ürünleriyle toz elektroliti de ürünleri arasına ekleyen Liquid Death (Sıvı Ölüm) markası, geçen ay 67 milyon dolar yatırım aldı. Bu yatırımla birlikte firmanın güncel değeri 1.4 milyar dolara ulaştı. Yeni yatırımcıları arasında bugüne kadar birlikte çalıştıkları büyük distribütörler de bulunuyor. 

Bir önceki yatırım turunu 70 milyon dolarla Ekim 2022’de kapatan Liquid Death, o günden bu yana değerini iki katına çıkarmış durumda. Şirketin kurucusu ve CEO’su Mike Cessario’nun dediğine göre bu durum Liquid Death’i günümüzün en hızlı büyüyen içecek markası konumuna getiriyor:

“Liquid Death su, aromalı maden suyu ve buzlu çay kategorilerinde en hızlı büyüyen ve pazar liderliğine oynayan marka konumuna geldi. Son tüketici ve perakende tarafında güçlü bir talep almaya devam ediyoruz ve bu kanallardaki büyümemizi desteklemek için aldığımız bu stratejik ve beklediğimizden daha fazla ilgi gören yatırım turu finansmanı çok etkili olacak.” 

Liquid Death’in temelleri ve büyüme süreci

2017’de kurulan Liquid Death, doygunluğa ulaşmış hazır su sektörüne alüminyum kutularda sattığı sularla giriş yapar yapmaz büyük ilgi çekmişti. Tabii ilginin büyük bölümü de tüketiciler tarafından çekilen absürt, viral videolar sayesinde olmuştu. 2023’ten itibaren iyice öne çıkmaya başlayan “user generated content”, yani kullanıcılar tarafından üretilen içerik trendine çok önceden dahil olmuşlardı da diyebiliriz.

Güncel olarak Amerika ve İngiltere’de toplamda 113.000 Whole Foods mağazasında, ayrıca 7-Eleven, Sprouts, Publix, Sheetz gibi birçok market zincirinde da satılan Liquid Death ürünleri, Amazon’da da en çok satan su ve en çok satan ikinci aromalı maden suyu markası. Amerikan perakende veri şirketi SPINS’den alınan bilgiye göre, 2023’te 263 milyon dolar ciro yapmışlar ve son üç senede de üst üste üç haneli rakamlarla büyümeyi başarmışlar. 

Firmanın yatırımcılarından Science Inc. yatırım şirketinin kurucusu Peter Pham’in 2021’de kaleme aldığı Medium yazısına göre, Monster’ın dört ve Celsius’un 12 yılda ulaştığı perakende başarısına Liquid Death yalnızca üç senede ulaşmış. 

Hazır su çelişkisi 

Liquid Death’in bu hızlı yükselişi, kimilerinin kafasında çelişkilere yol açıyor. Zira sattıkları ürün, temelde su ve suyun içine katılmış aromalardan ibaret. Buna rağmen kitleleri ve yatırımcıları peşinden sürüklemeleri, geleneksel iş mantığı açısından bazı soru işaretlerine neden oluyor, kimi hesaplar tutmuyor. 

Liquid Death’in sırrı ne? 

Liquid Death sıradan bir marka değil, bunu kabul etmek gerekiyor. Yine de bu sihirli güçlere sahip oldukları anlamına da gelmiyor: İşin sırrı, ürünlerinin etrafında yaratılan aura ve kültür. Ürünün kendisi değil. 

Yüzlerce milyon dolar ürünlerinin çok iyi olması nedeniyle akmıyor. Su zaten her zaman su. Bugün oldukları yerde olmalarının sebebi, marka ve ustaca gözlemledikleri tüketici davranışları. Kurucu ekipte mizah yazarlarının bulunması da ortaya çıkan harika videolara ve satış rakamların artmasına etki ediyor tabii.

'Better For You' vs 'Already Good for You' 

Bugün gıda sektöründe yeniliklerden bahsederken “Better for you”, yani yerleşik ürünlerin daha sağlıklı versiyonlarını yapan startuplar konuşuluyor. Daha temiz içerikler kullanarak prebiyotik gazoz üreten Poppi, buna iyi bir örnek.

Liquid Death’le ilgili durum ise biraz daha farklı. Çünkü zaten sağlıklı bir ürünü pazarlıyorlar. Yıllar boyunca iş gereği sağlıksız ürünleri havalı göstermeye çalışan, pazarlama kökenli CEO Mike Cessario’nun tezi burada çok önemli: “Halihazırda sağlıklı olan bir şeyi alıp havalı bir şeye çevirirsek ne olur?” 

Liquid Death’in ambalajının hiçbir yerinde suyun nereden geldiği ve hatta doğal kaynak suyu olup olmadığı bile yazmıyor ya da suyun PH derecesi... Sitelerindeki “Hakkımızda” kısmı bile tamamen “kurumsal saçmalığı kesip atmak” üzerine:

“Bizler kurumsal pazarlamadan en az sizin kadar nefret eden, komik bir içecek şirketiyiz. Şeytani misyonumuz insanları güldürmek ve plastik kirliliğini ortadan kaldırmaya yardımcı olurken daha fazla insanın daha sağlıklı içecekleri içmesini sağlamak.”

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

YAZARLAR

Gülşah Seyhan

Topraktan.co'nun kurucusu ve CPG İş Geliştirme Danışmanı.

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro
∙

HİKAYE

Daday'da iki gün: Hasattan kışa

Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Reyhan Ülker

·

24 Eki 2026

Daday'da iki gün: Hasattan kışa
apéroapéro
∙

HİKAYE

İstanbul’da mevsimi balık söylerdi

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Büşra Soydemir

·

17 Eki 2026

İstanbul’da mevsimi balık söylerdi
apéroapéro
∙

HİKAYE

Londra gastronomi rotası: Borough Market’tan Bermondsey Street’e

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Emre Onar

·

10 Eki 2026

Londra gastronomi rotası: Borough Market’tan Bermondsey Street’e
apéroapéro
∙

HİKAYE

Hasat, Mutfak ve Sofra: WMF ile Urla’da bir akşam

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.

05 Eki 2026

Hasat, Mutfak ve Sofra: WMF ile Urla’da bir akşam
apéroapéro
∙

HİKAYE

Şef Kanji Kobayashi’nin İstanbul notları

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Reyhan Ülker

·

03 Eki 2026

Şef Kanji Kobayashi’nin İstanbul notları