Ormansızlaştırmayla mücadele eden çekirdeksiz kahve


Hayalini kurduğun dünyanın peşinde: Samsung’dan Solve for Tomorrow
Samsung Electronics Türkiye ve Habitat Derneği iş birliğiyle düzenlenen Solve for Tomorrow yarışması , 8. sınıftan 12.
Daha fazlasını öğren →
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Atomo Coffee, popüler içeceğin çevresel etkisini azaltmayı hedefleyen dünyanın ilk fasulyesiz kahvesini piyasaya sürüyor.
- Neden önemli?: Orman kaybı, fosil yakıtların yanmasından sonra iklim değişikliğinin ikinci önde gelen nedeni. Buna rağmen özellikle barista’ların tercih ettiği daha hassas arabica çeşidini yetiştiren kahve çiftlikleri, daha serin bölgeler arayışıyla ormanları yok ederek yükseklere doğru taşınıyor.
- Kötü son: Araştırmalar, 2050 yılına kadar kahve yetiştirmek için kullanılan toprakların yaklaşık yarısının iklim değişikliği nedeniyle verimsiz hâle gelebileceğini gösteriyor.
- Çözüm önerisi: Atomo, başlangıç üretimi soğuk demleme fasulyesiz kahvesinin, normal kahveye göre %93 daha az karbon emisyonu ve %94 daha az su kullandığını belirtiyor. Time, bu ürünü "2022’nin en iyi 200 icadından biri" olarak adlandırdı.
- Birkaç adım geriden: Beyond Meat (BYND.O) arkasındaki bazı yatırımcılarla da desteklenen bir girişim, süper gıdalar ve geri dönüştürülmüş bileşenler kullanarak kahvenin moleküler yapısını taklit eden ürün için 51,6 milyon dolar yatırım almıştı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Kar tanelerinde ve insan DNA’sında bulunan geometrik ve öz-benzer desenlere fraktal denir. Buradaki bilgeliği nasıl deneyimlenebiliriz?
13 Eki 2023

YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
İnsanın toplulukla birlikte özneleşmesi, topluluğun içinde erimesini gerektirmez. Tersine, kendi sesini koruyabildiği, başkalarının sesini duyabildiği, ortak hayatı dönüştürmeye katılabildiği ölçüde, ben ile biz arasındaki ilişki yeni olanaklarla zenginleşerek güçlenir. Öyleyse birlikte yaşamanın sorusu, birarada kalırken birbirimizin özgürlüğünü nasıl koruyacağımızı yönelik olabilir. "Birlikte yaşamanın arkeolojisi" serisinin ikinci yazısında "kovuk, çember, eşik" kavramlarından hareketle birlikte yaşamanın sınırlarının nasıl çizildiğine odaklanıyoruz.

Ekonomik baskılar ve belirsizlik, liderliği giderek operasyonel hedeflere ve bütçe takibine indirgiyor. Oysa teknolojik dönüşümden iklim krizine uzanan çok katmanlı bir dünyada stratejik öngörüden zihniyet değişimine, insan odaklı yaklaşımlardan değişim öncülüğüne uzanan yeni liderlik anlayışı, bugünü yönetmenin ötesinde geleceği okuyabilmeyi gerektiriyor. Peki liderler bu dönüşüme nasıl hazırlanabilir?

İnsanların hikayelerini çoğu zaman başarıları, kazandıkları ödüller ve kariyerlerindeki dönüm noktaları üzerinden anlatıyoruz. Peki sahip oldukları imkanlarla başkalarının hayatında neyi değiştirdiler? "Etki Alanı" yazı dizisinin ilk bölümünde doğduğu bölgede binlerce insana geçim kapısı açan ve milyonlarca çocuğa kitap ulaştıran bir program başlatan country müziğin en tanınmış isimlerinden Dolly Parton var.

İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.



