Pastadan kapılacak paylar


Kariyer gelişimi için sertifikalı eğitimler: Advicemy İş hayatı çoğu zaman zorlayıcı ve stresli. Farklı karakterlerdeki insanlarla profesyonel ilişkiler kurmak; hiyerarşiyi, zamanı, işleri, ilişkileri yönetebilmek; tüm bunları duygusal bir yaşamı idare ederken yapmak çoğu zaman zorlayıcı oluyor. Hem profesyonel ilişkilerde hem de iş süreçlerinde bireysel yetkinlikleri geliştirmek iş hayatından maddi ve manevi anlamda tatmin olmayı destekliyor. Herkes için oldukça zor geçen ve herkesi daha da kırılgan hâle getiren bu süreçte eğer kendinizde geliştirildiği takdirde profesyonel yaşamınıza katkı sağlayacak bazı noktalar tespit ediyorsanız Advicemy ile tanışmanız iyi olabilir. Zira 2019 yılından bu yana pek çok alanda danışanlarla danışmanları bir araya getiren Advicemy, düzenlediği farklı temalara ve profesyonelliklere hitap eden kurumsal eğitimleriyle video konferans aracılığıyla kariyer gelişimini mümkün kılıyor. Advicemy’de kurumsal eğitimler: Advicemy, bir süredir düzenlediği sertifikalı kurumsal eğitimlerle kariyer gelişimi fırsatını dijital ortama taşıyor. Satış, pazarlama, ekip yönetimi, kurumsal telefon kültürü, müşteri odaklı hizmet, şikayet yönetimi gibi uzmanlıklara odaklanan eğitimlerin yanı sıra iş hayatında herkesin ihtiyaç duyduğu stres, zaman ve kriz yönetimi becerileri, duygusal dayanıklılık gibi konular üzerine eğilen eğitimlerle Advicemy, bireylerin iş dünyasındaki performansını ve verimliliğini artırmaya; kariyer gelişimlerini hızlandırmaya yardımcı oluyor. Kaydolduktan sonra Zoom üzerinden katılım gösterilebilen her bir eğitimde, eğitimin tamamına katılanlar Advicemy ve eğitim sahibi kurum tarafından verilen Katılım Sertifikası'nı almaya hak kazanıyor. Yılın son dönemine özel indirim avantajlarıyla sunulan eğitimlerin tamamını bu bağlantıdan inceleyebilirsiniz. Advicemy: Türkiye'nin en büyük danışman portalı olmak amacıyla 2019 yılında kurulan ve "yeni nesil danışmanlık platformu" mottosuyla faaliyetlerini sürdüren Advicemy; girişimcilikten stil danışmanlığına, psikolojik danışmanlıktan kişisel gelişime, e-ticaretten iş geliştirmeye, pazarlamadan astrolojiye pek çok alanda yetkin danışanlara saniyeler içinde ulaşmak mümkün oluyor. Kullanıcılar, diledikleri konuda diledikleri danışmanla ön görüşme ya da mesajlaşma yoluyla ayrıntıları konuşup ilk randevularını ayarlayabiliyor. Dijital danışmanlık hizmetinin yanı sıra kurumsal eğitimleriyle de ön çıkan ve Advicemy’nin kurumlara özel olarak geliştirdiği eğitim çözümleri hakkında ayrıntılı bilgi için bu bağlantıdan iletişime geçebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Son yıllarda Çin merkezli telefon üreticilerinin küresel payları ve atılımları gittikçe yükseliyor. Ancak bu atılımlar, ABD’nin Huawei’ye “ulusal güvenliği tehdit ediyor olduğu” gerekçesiyle uyguladığı yaptırımlar gibi bazı beklenmedik ekonomik ve jeopolitik engeller de getirebiliyor. Xiaomi’nin geçtiğimiz hafta uyguladığı bir hamle, şirketin küresel akıllı telefon pazarında iddialı olduğunu gösteriyor.
- Geçen hafta: Xiaomi, geçen hafta yaklaşık 3,1 milyar dolarlık öz kaynağını elden çıkardı. Bu hamle bazı yatırımcılar arasında şirketin acil nakde ihtiyacı olabileceği şeklinde yorumlanarak şirketin hisselerini bir gün içinde %12 eritti. Borsaya 2018’deki girişinden bu yana günlük bazda en büyük kaybını yaşayan Xiaomi’nin bu hamlesinin ardında ise başka nedenler yatıyor.
- Satışın ardından: Satış gerçekleştikten sonra şirket yetkilileri, bu vasıtayla elde ettikleri sermayeyle küresel yatırımlarını artırmayı planladıklarını, yine küresel ölçekteki operasyon ve faaliyetlerini güçlendireceklerini ve önemli gördükleri pazarlardaki paylarını artırmayı hedeflediklerini belirtti. Yani Xiaomi’nin bu hamlesi ihtiyaç dâhilinde değil stratejikti.
- Rekabet: Analistlere göre Xiaomi’nin bu hamlesinin ardında yatan en büyük motivasyon, Çin merkezli rakibi Huawei’ye ABD tarafından uygulanan yaptırımlar sonucu Huawei’nin pazar payında görülen erimeler ve şirketin bu eriyen payı kendisinin doldurmak istemesi. Yani Xiaomi, agresif bir şekilde pastadan daha fazla pay kapmak istiyor.
- Performans: Xiaomi son bir yılını oldukça iyi geçirdi diyebiliriz. Şirket 2020’nin üçüncü çeyreğinde satışlarını bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %46 artırarak Apple’ı geçti ve dünyanın en fazla telefon satan üçüncü şirketi konumuna yükseldi. Aynı dönemde Avrupa’daki satışlarını %91 oranında artıran Xiaomi, Hindistan’da ise en çok satılan telefon markası konumuna ulaştı. Gerek bu yüksek performansı gerekse Huawei’ye uygulanan yaptırımlar, şirketin hisse değerlerini son bir yılda %146 yukarı taşıdı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
7 Aralık Pazartesi sabahından herkese günaydın. Bu hafta gündemimizde S&P Global’in ile IHS Markit'in 44 milyar dolarlık birleşmesi, Birleşik Krallık caddelerindeki kriz, Xiaomi’nin pazar payını artırmaya yönelik yeni stratejisi ve Ryanair’in Boeing 737 Max’ın itibarını kurtarma operasyonu var.
07 Ara 2020

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Gün bittiğinde o yapılacaklar listesindeki bütün tikleri atmış olmak profesyonel hayatın gereği olabilir. Müşterinizin, yöneticinizin memnuniyeti elbette önemli… Ancak bir şekilde kendi düşüncelerinizle baş başa kalma lüksünü bulabildiğiniz bir an olursa kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: "Bugün sadece önüme yığılan işleri mi erittim, yoksa ortaya gerçekten bana ait bir şeyler koyabildim mi?"

Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?



