Perakende sektörü: Kara bulutlar dağılıyor mu?

Perakende sektöründe neler oluyor?
Perakende sektörü: Kara bulutlar dağılıyor mu?

27 Ocak - Metro Türkiye - Pareto
Metro Türkiye ile birlikte

Metro Türkiye soruyor: Bir tabak yarını değiştirebilir mi? Sürdürülebilir bir gelecek için gıdalarımızı israf etmemek hayati bir konu. Peki sizce sürdürülebilir mutfak prensipleriyle hazırlanan bir tabak yarını değiştirebilir mi? Cevap tabii ki "evet". Tam 32 yıldır faaliyetlerinin merkezine sürdürülebilirliği koyan Metro Türkiye , işte bu soruyla çıktığı sürdürülebilirlik yolculuğunda atıksız mutfakların nasıl yaratılacağı konusunda yeme-içme sektörüne rehberlik ediyor. Metro Türkiye atıksız mutfaklar için nasıl yol gösteriyor? Türkiye’nin ilk gastronomi keşif platformu Gastronometro ’nun hazırladığı Atık Azaltım Menüsü ile sıfır atıkla ilgili farklı öğünlere ait birçok reçeteye ulaşmayı mümkün kılıyor. Restoran ve otellerde fazla gıda üretimini önlemek amacıyla 2021 yılında FAO iş birliği ile hazırladığı Otel, Restoran ve Diğer Toplu Tüketim Yerlerinde Gıda İsrafı İle Mücadele Kılavuzu ile sektöre yol gösteriyor. Kalan gıdaların dönüştürme ve bağışlama gibi yollarla nasıl atık olmaktan kurtarılabileceği de yine bu kılavuzda. Şeflerin ve sektör profesyonellerinin bu mücadeleyi benimsemesi ve uygulaması için eğitimin öneminin farkında. HORECA Sektöründe Gıda İsrafıyla Mücadele Eğitimleri de bu açıdan oldukça önemli. Bu yıl ikincisi hazırlanan Sürdürülebilir Ürünler Kataloğundaki ürünler ve içeriklerle atıksız mutfakların önemli bir destekçisi. Metro Türkiye’nin web sitesinde yer alan Sürdürülebilirlik Platformu ile tüm bu kılavuz ve kataloglara ulaşabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren →

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Gıdadan hazır giyime pek çok oyuncunun yer aldığı perakende sektörü 3 yıl süren uzun, zorlu bir yolculuğu geride bırakıyor. Bugün perakendeciler en çok artan maliyetler, işçilik ve değişen müşteri beklentileri ile baş etmeye çalıyor. Peki sektörün üstünde gezinmeye artık alışkanlık haline getirmiş kara bulutlar 2023’te dağılıyor mu?

2022’nin Z raporu

Pandemi, pandeminin gerilemeye başladığı döneme denk gelen Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ve etki alanını her geçen gün genişleten enflasyon ortamı… Geçtiğimiz yıl boyunca, tedarik zincirindeki zorluklar, enflasyonist fiyatlandırma, ekonomik belirsizlik ve jeopolitik faktörler tüm dünyada perakendecileri derinden etkiledi. Ayrıca pandemi döneminde iş gücünün farklı alanlara kayması da sektörün üstesinden gelmesi gereken bir problem haline geldi. Ancak yeni yılla birlikte müşterilerde alışveriş yolculuğuna olumlu bir bakışın ve odaklanmanın söz konusu olduğu düşünülüyor. Ancak öte yandan Dünya Ekonomik Forumu tarafından yapılan bir araştırmaya göre, her 10 tüketiciden 7'si önümüzdeki yıl maliyetlerin artmasını bekliyor ve bu da sektörün önündeki tabloyu belirsizleştiriyor. Statista’nın verilerine göre ise değişimin başlangıcı olarak kabul edilen 2020'de yaklaşık 23,74 trilyon dolar olan global perakende satışlarının 2025'te yaklaşık 31,7 trilyon dolar olacağı tahmin ediliyor. Peki bu büyümenin bir parçası olmak isteyen perakende şirketlerinin önünde nasıl bir yol var?

2023 portresi

Perakendeciler yeni normale uyum sağlamaya çabalarken, sorunsuz bir deneyim ve dijital dünya perakendenin geleceğini şekillendiriyor. 2023’te sektördeki kasvetin dağılması umulurken, enflasyon soru işareti olarak havada asılı kalmaya devam ediyor. Perakende sektörünün bir yanında olumsuz ihtimaller kol gezerken, bir yanında trendler bambaşka bir gelecek ihtimaline öz kırpıyor:

Tehditler

Durgunluk: Enflasyonun hızı kesiliyor gibi görünüyor ancak makroekonomik güçler isteğe bağlı harcamalar için bir tehdit olmaya devam ediyor. Bazı ekonomistler, talebi yavaşlatma ve fiyatları kontrol etme çabalarının sonucu olarak durgunluğun kaçınılmaz olduğunu savunuyorlar. 

Ufukta iflaslar: 2020’de pandeminin perakendecileri vurmasıyla birlikte iflas başvuruları artmıştı. Ancak pandemi sonrasında dönemde perakendeciler için piyasa olumlu yönde değişmişti.  2023’e yaklaşırken enflasyon ve ekonomik belirsizlik tüketici harcamalarını etkiledi. Bu da yeni yılda sektörde iflasların yeniden canlanması anlamına gelebilir. 

Fırsatlar

Çok kanallı pazarlama ve yeni reklam alanları: Alışveriş yolculuklarında farklı cihaz ve platformları kullanan müşteriler için şirketin birden fazla kanalda yer almak hayati önem taşıyor. Bu da perakendeciler için mağaza içi, çevrimiçi, sosyal medya ve SMS dahil olmak üzere hem fiziksel hem de dijital kanalları kapsayan bir pazarlama ve iletişim stratejisine sahip olmak demek. Fiziksel mağazalar ve web siteleri, perakendeciler ve perakende mağazalarında faaliyet gösteren satıcılar için giderek daha önemli reklam alanları haline geliyor. Web siteleri, mağaza içi ekranlar, mobil uygulamalar ve akış hizmetlerindeki reklam alanı satışlarının büyüme eğilimini sürdüreceği öngörülüyor.

Kişiselleştirme: Müşteriler kişiliklerine, yaşam tarzlarına, tercihlerine ve tanımlayıcı özelliklerine uygun hale getirilmiş ürünlere, tekliflere ve marka deneyimlerine giderek daha fazla önem veriyor. New York merkezli danışmanlık şirketi McKinsey & Company'ye göre, tüketicilerin %71'i şirketlerin kişiselleştirilmiş hizmetler sunmasını bekliyor ve bu olmadığında %76'sı hüsrana uğruyor. Bu da perakende sektöründe kişiselleştirme rüzgarlarının esmeye devam edeceğini gösteriyor.

Metaverse: Perakende sektöründeki metaverse yöneliminin 2023’te de hız kesmeden devam etmesi bekleniyor. Geçen yıl, sektörde çeşitli şirketlerin markalarını tanıtmak ve daha genç tüketicilerle bağ kurmak için sanal alanlarda etki alanını genişletmesini izledik. Gucci, H&M, Puma ve Gap metaverse’e adım atan şirketlerden birkaçı oldular. McKinsey, meta evreninin 2030 yılına kadar 5 trilyon dolar değerinde olabileceğini ve özellikle e-ticaret üzerinde tahmini 2 trilyon ila 2,6 trilyon dolar etki yaratabileceğini tahmin ediyor.

TikTok, Instagram ve Canlı Yayın Alışverişi: TikTok'un “Sizin İçin” akışı ve Instagram'ın alışveriş sekmesi gibi algoritmalar, sosyal medyada bir keşif aracı olarak markaların ve influencerların hedefli reklamlarını ve organik içeriklerini değiştiriyor. 2022, pazarlamacıların bu alanların gücünü keşfettiği bir yıl oldu. Öte yandan sosyal medya, markaların canlı yayın akışları aracılığıyla etkileşimli alışveriş etkinliklerine ev sahipliği yapmasını mümkün kıldı. Coresight Research yaptığı araştırmanın sonucunda canlı yayın e-ticaret penetrasyonunun 2022'de 20 milyar dolardan 2025'te 57 milyar dolara çıkacağını tahmin ediyor.

Çevreci ve sürdürülebilir perakende: 2022’de pek çok marka geri dönüştürülmüş malzeme kullanımı için kolları sıvadı. Bu, kullanılmış ürünleri geri dönüştürmeye yönelmek ve geri dönüştürülmüş malzemelerden yapılmış kapsül koleksiyonlarının piyasaya sürülmesi demekti. Zara ana şirketi Inditex ve Goldman Sachs Asset Management dahil olmak üzere birçok büyük şirket geri dönüştürülmüş malzeme girişimlerine yatırım yaptı. Sosyal ve çevresel sorumluluğu günlük iş modellerine yerleştiren markalara öncelik veren genç müşteri nüfusu markaların bu adımı atmasında etkili oldu. Bu nedenle önümüzdeki dönemde perakendecilerin ürün tedariki, paketleme ve teslimatla ilgili değişen tüketici beklentilerine nasıl yanıt verdiği konusu da kritik olacak.

Kurumsal Sosyal Sorumluluk: Tüketiciler, sosyal sorumluluk konusunda yatırım yapan şirketleri desteklemeye daha meyilliler. Araştırmalar, alışveriş yapanların %77'sinin dünyayı daha iyi bir yer haline getirmeye kendini adamış şirketlerden alışveriş yapmaya motive olduğunu ve %55'inin şirketlerin önemli çevresel, politik ve sosyal konularda tavır alması gerektiğine inandığını gösteriyor. 

Sözün özü

Perakende sektörü ayakları sağlam basan bir gelecek için bazı yollardan geçmeyi göze almak durumunda. Geri dönüşüm ve yeniden kullanıma verilen önem arttıkça tüketiciler daha az ürün satın alacak ve ürün yaşam döngüsünü anlamaya daha fazla yatırım yapacak. Öte yandan çevresel faaliyetlerin yanı sıra sosyal faaliyetlere de önem veren şirketlerin tüketiciler arasında yıldızı parlayacak. Bütün bunların yanı sıra dijital dünyadaki trendler de sektörün geleceğini şekillendiren en önemli etmenler arasında yer alacak. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto
∙

BÜLTEN SAYISI

∙

PREMIUM'A ÖZEL

🛒 Haleflik planlaması, perakende trendleri

Netflix'in kurucusu ve CEO'su Reed Hastings'in ayrılışı değişimin nasıl yönetilmesi sorularını gündeme getiriyor. Perakende sektörü 3 yıllık zorlu bir süreci geride bırakırken artan maliyetler ve değişen beklentilerle baş etmeye çalışıyor.

27 Oca 2023

Metro Türkiye ile birlikte
Insider

YAZARLAR

İrem Özbay

Writer @ Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto
∙

HİKAYE

Sadeliğe giden yollar dikenli ve taşlı olmak zorunda mı?

Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Cem Arıdağ

·

25 Eyl 2026

Sadeliğe giden yollar dikenli ve taşlı olmak zorunda mı?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Nike, S&P 100 endeksine veda ediyor: Yanlış giden neydi?

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Doğa Yurduneri

·

24 Eyl 2026

Nike, S&P 100 endeksine veda ediyor: Yanlış giden neydi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Sponsorlu ajan reklamcılığı: Reklamı izlemek yerine, reklamla sohbet etmeye ne dersiniz?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Ümit Alan

·

18 Eyl 2026

Sponsorlu ajan reklamcılığı: Reklamı izlemek yerine, reklamla sohbet etmeye ne dersiniz?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Makinelere danışıyor, gerçek yorumlara inanıyoruz: Algoritmik itibara giden yol hâlâ insanlardan mı geçiyor?

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.

Cem Arıdağ

·

18 Eyl 2026

Makinelere danışıyor, gerçek yorumlara inanıyoruz: Algoritmik itibara giden yol hâlâ insanlardan mı geçiyor?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Algoritmadan tabağa: Tedarik zinciri yemek trendlerinin hızına yetişebiliyor mu?

Matcha, protein barlar, iki malzemeli Japon cheesecake’i, Gigi Hadid makarnası, çiğ köfte suşi… Yiyecek trendleri, artık sosyal medyanın etkisiyle çok daha hızlı yayılıyor. Tedarik zincirleri ise bu hıza ayak uydurmakta zorlanıyor. Talep, dijital hızda büyürken çiftlikler ve fabrikalardaki tarım ve gıda üretimi, fiziksel sınırlar içinde kalıyor.

Doğa Yurduneri

·

16 Eyl 2026

Algoritmadan tabağa: Tedarik zinciri yemek trendlerinin hızına yetişebiliyor mu?