

Metro Türkiye soruyor: Bir tabak yarını değiştirebilir mi?
Sürdürülebilir bir gelecek için gıdalarımızı israf etmemek hayati bir konu. Peki sizce sürdürülebilir mutfak prensipleriyle hazırlanan bir tabak yarını değiştirebilir mi?
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Gıdadan hazır giyime pek çok oyuncunun yer aldığı perakende sektörü 3 yıl süren uzun, zorlu bir yolculuğu geride bırakıyor. Bugün perakendeciler en çok artan maliyetler, işçilik ve değişen müşteri beklentileri ile baş etmeye çalıyor. Peki sektörün üstünde gezinmeye artık alışkanlık haline getirmiş kara bulutlar 2023’te dağılıyor mu?
2022’nin Z raporu
Pandemi, pandeminin gerilemeye başladığı döneme denk gelen Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ve etki alanını her geçen gün genişleten enflasyon ortamı… Geçtiğimiz yıl boyunca, tedarik zincirindeki zorluklar, enflasyonist fiyatlandırma, ekonomik belirsizlik ve jeopolitik faktörler tüm dünyada perakendecileri derinden etkiledi. Ayrıca pandemi döneminde iş gücünün farklı alanlara kayması da sektörün üstesinden gelmesi gereken bir problem haline geldi. Ancak yeni yılla birlikte müşterilerde alışveriş yolculuğuna olumlu bir bakışın ve odaklanmanın söz konusu olduğu düşünülüyor. Ancak öte yandan Dünya Ekonomik Forumu tarafından yapılan bir araştırmaya göre, her 10 tüketiciden 7'si önümüzdeki yıl maliyetlerin artmasını bekliyor ve bu da sektörün önündeki tabloyu belirsizleştiriyor. Statista’nın verilerine göre ise değişimin başlangıcı olarak kabul edilen 2020'de yaklaşık 23,74 trilyon dolar olan global perakende satışlarının 2025'te yaklaşık 31,7 trilyon dolar olacağı tahmin ediliyor. Peki bu büyümenin bir parçası olmak isteyen perakende şirketlerinin önünde nasıl bir yol var?
2023 portresi
Perakendeciler yeni normale uyum sağlamaya çabalarken, sorunsuz bir deneyim ve dijital dünya perakendenin geleceğini şekillendiriyor. 2023’te sektördeki kasvetin dağılması umulurken, enflasyon soru işareti olarak havada asılı kalmaya devam ediyor. Perakende sektörünün bir yanında olumsuz ihtimaller kol gezerken, bir yanında trendler bambaşka bir gelecek ihtimaline öz kırpıyor:
Tehditler
Durgunluk: Enflasyonun hızı kesiliyor gibi görünüyor ancak makroekonomik güçler isteğe bağlı harcamalar için bir tehdit olmaya devam ediyor. Bazı ekonomistler, talebi yavaşlatma ve fiyatları kontrol etme çabalarının sonucu olarak durgunluğun kaçınılmaz olduğunu savunuyorlar.
Ufukta iflaslar: 2020’de pandeminin perakendecileri vurmasıyla birlikte iflas başvuruları artmıştı. Ancak pandemi sonrasında dönemde perakendeciler için piyasa olumlu yönde değişmişti. 2023’e yaklaşırken enflasyon ve ekonomik belirsizlik tüketici harcamalarını etkiledi. Bu da yeni yılda sektörde iflasların yeniden canlanması anlamına gelebilir.
Fırsatlar
Çok kanallı pazarlama ve yeni reklam alanları: Alışveriş yolculuklarında farklı cihaz ve platformları kullanan müşteriler için şirketin birden fazla kanalda yer almak hayati önem taşıyor. Bu da perakendeciler için mağaza içi, çevrimiçi, sosyal medya ve SMS dahil olmak üzere hem fiziksel hem de dijital kanalları kapsayan bir pazarlama ve iletişim stratejisine sahip olmak demek. Fiziksel mağazalar ve web siteleri, perakendeciler ve perakende mağazalarında faaliyet gösteren satıcılar için giderek daha önemli reklam alanları haline geliyor. Web siteleri, mağaza içi ekranlar, mobil uygulamalar ve akış hizmetlerindeki reklam alanı satışlarının büyüme eğilimini sürdüreceği öngörülüyor.
Kişiselleştirme: Müşteriler kişiliklerine, yaşam tarzlarına, tercihlerine ve tanımlayıcı özelliklerine uygun hale getirilmiş ürünlere, tekliflere ve marka deneyimlerine giderek daha fazla önem veriyor. New York merkezli danışmanlık şirketi McKinsey & Company'ye göre, tüketicilerin %71'i şirketlerin kişiselleştirilmiş hizmetler sunmasını bekliyor ve bu olmadığında %76'sı hüsrana uğruyor. Bu da perakende sektöründe kişiselleştirme rüzgarlarının esmeye devam edeceğini gösteriyor.
Metaverse: Perakende sektöründeki metaverse yöneliminin 2023’te de hız kesmeden devam etmesi bekleniyor. Geçen yıl, sektörde çeşitli şirketlerin markalarını tanıtmak ve daha genç tüketicilerle bağ kurmak için sanal alanlarda etki alanını genişletmesini izledik. Gucci, H&M, Puma ve Gap metaverse’e adım atan şirketlerden birkaçı oldular. McKinsey, meta evreninin 2030 yılına kadar 5 trilyon dolar değerinde olabileceğini ve özellikle e-ticaret üzerinde tahmini 2 trilyon ila 2,6 trilyon dolar etki yaratabileceğini tahmin ediyor.
TikTok, Instagram ve Canlı Yayın Alışverişi: TikTok'un “Sizin İçin” akışı ve Instagram'ın alışveriş sekmesi gibi algoritmalar, sosyal medyada bir keşif aracı olarak markaların ve influencerların hedefli reklamlarını ve organik içeriklerini değiştiriyor. 2022, pazarlamacıların bu alanların gücünü keşfettiği bir yıl oldu. Öte yandan sosyal medya, markaların canlı yayın akışları aracılığıyla etkileşimli alışveriş etkinliklerine ev sahipliği yapmasını mümkün kıldı. Coresight Research yaptığı araştırmanın sonucunda canlı yayın e-ticaret penetrasyonunun 2022'de 20 milyar dolardan 2025'te 57 milyar dolara çıkacağını tahmin ediyor.
Çevreci ve sürdürülebilir perakende: 2022’de pek çok marka geri dönüştürülmüş malzeme kullanımı için kolları sıvadı. Bu, kullanılmış ürünleri geri dönüştürmeye yönelmek ve geri dönüştürülmüş malzemelerden yapılmış kapsül koleksiyonlarının piyasaya sürülmesi demekti. Zara ana şirketi Inditex ve Goldman Sachs Asset Management dahil olmak üzere birçok büyük şirket geri dönüştürülmüş malzeme girişimlerine yatırım yaptı. Sosyal ve çevresel sorumluluğu günlük iş modellerine yerleştiren markalara öncelik veren genç müşteri nüfusu markaların bu adımı atmasında etkili oldu. Bu nedenle önümüzdeki dönemde perakendecilerin ürün tedariki, paketleme ve teslimatla ilgili değişen tüketici beklentilerine nasıl yanıt verdiği konusu da kritik olacak.
Kurumsal Sosyal Sorumluluk: Tüketiciler, sosyal sorumluluk konusunda yatırım yapan şirketleri desteklemeye daha meyilliler. Araştırmalar, alışveriş yapanların %77'sinin dünyayı daha iyi bir yer haline getirmeye kendini adamış şirketlerden alışveriş yapmaya motive olduğunu ve %55'inin şirketlerin önemli çevresel, politik ve sosyal konularda tavır alması gerektiğine inandığını gösteriyor.
Sözün özü
Perakende sektörü ayakları sağlam basan bir gelecek için bazı yollardan geçmeyi göze almak durumunda. Geri dönüşüm ve yeniden kullanıma verilen önem arttıkça tüketiciler daha az ürün satın alacak ve ürün yaşam döngüsünü anlamaya daha fazla yatırım yapacak. Öte yandan çevresel faaliyetlerin yanı sıra sosyal faaliyetlere de önem veren şirketlerin tüketiciler arasında yıldızı parlayacak. Bütün bunların yanı sıra dijital dünyadaki trendler de sektörün geleceğini şekillendiren en önemli etmenler arasında yer alacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Netflix'in kurucusu ve CEO'su Reed Hastings'in ayrılışı değişimin nasıl yönetilmesi sorularını gündeme getiriyor. Perakende sektörü 3 yıllık zorlu bir süreci geride bırakırken artan maliyetler ve değişen beklentilerle baş etmeye çalışıyor.
27 Oca 2023

YAZARLAR

İrem Özbay
Writer @ Pareto

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.
12 Eki 2026

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.




